• BIST 108.392
  • Altın 143,183
  • Dolar 3,5328
  • Euro 4,1224
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 28 °C

Şike Soruşturmasında Flaş Gelişme

Şike Soruşturmasında Flaş Gelişme
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın suç duyurusu üzerine, "Futbolda şike" soruşturmasında "kumpas" olup olmadığını araştıracak.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Aziz Yıldırım'ın, "Futbolda şike"  soruşturmasında kendisine ve kulübe "kumpas" yapıldığı iddialarına ilişkin suç duyurusu üzerine harekete geçti.

Başsavcılık, Yıldırım'ın şikayet dilekçesini, İstanbul Cumhuriyet  Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu'na gönderdi. Dilekçeyi değerlendiren  Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu, "Futbolda şike" soruşturmasında "kumpas"  iddialarına ilişkin soruşturma başlattı ve bir savcı görevlendirdi.

Savcılık, "Futbolda şike" soruşturmasında Aziz Yıldırım ve kulübe  yönelik kumpas yapılıp yapılmadığını araştıracak, "Şike" soruşturmasında görev  alan polisler ile diğer ilgili kamu görevlilerinin "Hukuka aykırı işlem yapıp  yapmadığı", "Görevini kötüye kullanıp kullanmadığı" gibi konuları ele alacak.  Soruşturma kapsamında Aziz Yıldırım, "mağdur" sıfatıyla ifadeye çağrılabilecek.

Savcılık ayrıca, Galatasaray Kulübü Başkanı Duygun Yarsuvat'ın "Gülen  grubu, Aziz Yıldırım'dan 50 milyon dolar istedi. Yıldırım da Fenerbahçe de bu  parayı vermedi. Ondan sonra malum süreç başladı" şeklindeki sözlerini, soruşturma  kapsamında inceleyecek, gerek görürse Duygun Yarsuvat'ın da bilgisine  başvurabilecek.

Yıldırım'ın suç duyurusu dilekçesi

Aziz Yıldırım'ın avukatları aracılığıyla İstanbul Cumhuriyet  Başsavcılığı'na sunduğu suç duyurusu dilekçesinde, 17 ve 25 Aralık tarihlerinde  yaşanan ve "hükümete darbe teşebbüsü" şeklinde nitelendirilen olayların ardından  içlerinde adliye mensupları (hakim ve savcılarla), adli kolluk teşkilatı  (polislerin) mensuplarının olduğu illegal bir yapılanmanın devlet içindeki  varlığının tespit edildiği kaydedildi.

Bu illegal yapıya üye olanların, kanunlarla kendilerine verilmiş görev  ve yetkilerinin (sözde hukuka uygunluk şemsiyesi altında) kullanırken, esasen  kendi iradeleri ile hareket etmedikleri aktarılan dilekçede, bu illegal yapının  üyelerinin, örgüt yapılanması altında, örgüt kurucularının ve örgüt  yöneticilerinin kendilerine verdikleri illegal vazifeleri, yasalarla kendilerinde  verilmiş görev ve yetki alanları için (sözde) hukuka uygunluk görünümü kisvesi  altında yerine getirdikleri anlatıldı.

İlk bakışta kanuni vazifelerini hukuka uygun yaptıklarını ifade eden  ve bu şekilde bir dış görüntü oluşturan bu örgüt üyelerini aslında vazifelerini  ve tabii oldukları kanunları illegal faaliyetlerinin icrası için bir araç olarak  kullandıkları savunulan dilekçede, şu ifadelere yer verildi:

"Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve hükümetinin bilgisi dışında ve gerekse  Türkiye Cumhuriyeti hükümeti ve TBMM iradesine yönelik bu illegal yapının amaç,  kullanılan araç, oluşturulan hiyerarşik bağ ve eylemleri ile anayasal bir çok  siyasi, idari ve sosyal yapıda faaliyet gösterdikleri izahtan varestedir. Bu  illegal yapı; yakın tarihlerde pek çok stratejik ve kritik kurum ve idari  mekanizmaları ele geçirme yönünde 'kumpas' şeklinde adlandırılan eylem ve  yöntemlere başvurmuştur. Söz konusu bu illegal yapının bir başka ve önemli hedefi  de taşıdığı ekonomik ve sosyal önem sebebi ile futbol kulüpleri ve yönetimleri  olmuştur. İllegal yapı, 17 ve 25 Aralık kalkışması öncesinde, 7 Şubat'ta MİT'e, 3  Temmuz da ise Fenerbahçe Spor Kulübü'ne karşı benzer 'kumpas' eylemleri içinde  bulunmuştur. Bunlar dışında da aynı illegal yapının kamuoyu tarafından bilinen  pek çok ceza yargılaması dosyasında da benzer eylemleri ifa ettikleri ortaya  çıkmıştır."

"Futbolda şike" soruşturmasında yapıldığı iddia edilen usulsüzlüklere  genişçe yer verilen dilekçede, söz konusu soruşturmada görev alan polis, savcı ve  hakim ile diğer kamu görevlileri hakkında "Silahlı örgüt kurmak, yönetmek",  "Görevi kötüye kullanma", "Haberleşmenin gizliliğini ihlal", "Özel hayatın  gizliliğini ihlal", "Kişisel verilerin kaydedilmesi" ve "Tehdit" suçlarından dava  açılması ve cezalandırılması talep edildi.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim