• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 16 °C

SİME-SEN’den Sakarya Barosu’na Ziyaret

SİME-SEN’den Sakarya Barosu’na Ziyaret
Türk Silahlı Kuvvetleri’nde görev yapan memurların üyesi bulunduğu sendika SİME-SEN Genel Başkan Yardımcısı Sedat Demirli ve Genel Merkez Kadın Kolları Başkan Yardımcısı Aynur Özatalay Sakarya Barosu’nu ziyaret etti.

DESTEK TALEBİ

Baro Başkanı Av. Zafer Kazan ile görüşen Demirli ve Özatalay kadına şiddet konusundaki kanun değişikliği konusunda fikir alışverişinde bulundu. Sendikacılara 2013 yılında yayınlanan Sakarya Barosu’nun Kadın Çalıştayı Raporunu takdim eden Baro Başkanı Av. Kazan, SİME-SEN olarak yürütülen çalışmalar ve örgütlenme süreci hakkında genel merkez yöneticilerinden bilgiler aldı. 

Sendika Genel Başkan Yardımcısı Sedat Demirli yürüttükleri çalışmalar konusunda Sakarya Barosu'ndan destek talebinde bulundu. Demirli ziyarette şunları söyledi:

SAKARYA’DA 200 ÜYE

“Genel Başkanlığını Sn. Akif Tutkaç’ın yaptığı sendikamız SİME-SEN 2 yıl önce kuruldu. İllerde temsilciliklerimiz var, bazı illerde şubeler kurduk. Örgütlenme çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Şu ana kadar 7 il’de yapılanmamız oldu. Sakarya’da da 200’e yakın üyemiz var.”

Sakarya Barosu Başkanı Av. Zafer Kazan da örgütlenmenin önemli olduğunu, bu noktada sendikalara büyük görevler düştüğünü ifade ederek, şöyle konuştu: 

“BİRLİKTE HAREKET EDEBİLMEYE İHTİYAÇ VAR”

“Ülkemizde hak, adalet ve ortak hareket edebilme anlayışı henüz hakim değil. Avrupa’da insan hakları öncelikli gelir. Bireysellik güçlü olursa toplumsal güç de olur. STK’lar demokrasinin beşiğidir. Birey hakları ve demokrasi STK’ların güvencesi altındadır. Bireysellik önemli ama,  sendikalar ve sivil toplum kuruluşları toplumsal gelişmeler, hak ve hukuk ihlalleri gibi toplumu ve bireyi ilgilendiren her alanda ortak ses verebilmelidir. Birlikte hareket edebilmeye ihtiyaç var. Sivil toplum bağımsız olursa güç de olur. Sivil toplumun gücü, ilkeler ve hak savunuculuğundan gelirse toplum geleceği için bir teminattır. 

“SİVİL TOPLUM YOKSA, DEMOKRASİ DE OLMAZ”

Sivil toplum hiçbir müdahaleye açık olmamalı. Sadece üyelerinin fikirlerini önemsemeli ki, sivil toplumun hakim olduğu demokratik ülke olalım. Sivil toplumu olmayan ülkede demokrasi de olmaz. Hak ve özgürlükleri talep edecek bir güç yoksa ve STK’lar eksik ise, bu ülkede demokrasi de olmaz. Olduğunu söylemek yalan olur. Hukuk ve demokrasinin aynası STK’lardır. Herkesin hakları bağımsız sivil toplum örgütlerine bağlıdır. Anayasadaki protesto eylem hakkını arayabilen sivil toplum örgütleri, söz konusu olan hak ve hukuk olduğunda bir araya gelmeliler. Öyle olursa bu gücün karşısında kimse duramaz.

“DEMOKRASİYE MECBUR OLMAK ZORUNDAYIZ”

Avrupa demokrasiye mecbur olmuştur, büyük bedeller ödemiştir. Umarım aynı acıları ülke olarak tekrar yaşamadan yeni bir bedel ödemeyiz. Her gücü eline alan, bu gücü kendi menfaatine kullanıyorsa, o gücü nerden aldığına bakmak lazım. Gücün sahibi toplumdur. O toplum, kendi gücüne sahip çıkmazsa, kişi veya grupların menfaatine dönüşür.  

“SENDİKALAR BAĞIMSIZ OLMALI”

Sendikalar çok önemlidir. STK’lara gerçek manada ihtiyaç var. Sendikalar mutlaka bağımsız olmalıdır. Hak arama uzun soluklu bir iştir. Tarihsel evreleri kapsayan bir süreçtir. Bizler bu sürecin son mensuplarıyız. Bu devam etmeli. Bağımsız irade ve hak arama bilinci daha da geliştirilmelidir. Aydınlık toplum böyle bir toplumdur. “Sokakta ne oluyor?” diye başını çevirmeyen, “bana ne” diyenlerin çoğunlukta olduğu bir toplum hepimizin felaketidir. Böyle bir toplumda bütün hak savunucuları bu işin nereden başladığını fark edip toplumsal duyarlılığı artırma amacıyla hareket etmelidirler. 

“DUYARSIZ BİR TOPLUM İNSANLARIN FELAKETİDİR”

Bugün Kocaeli’de, Sapanca’da betonlaştırma uğruna ağaçlar kesiliyorsa, ormanların içine apartmanlar dikiliyorsa, ortada bir kıyım varsa buna dur demeliyiz. Duyarsız kalamayız. Çocuklarımızın yüzüne bakamayız…Ümitsizlik yok, biz üzerimize düşeni yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz. Sonuç beni ilgilendirmiyor…

“DESTEĞE HAZIRIZ”

Bugüne kadar hakka mahrum kalanların hakkını savunduk, bundan böyle de öyle olacak. Bu bir vicdan huzurudur. O da bizi mutlu kılıyor. Sizleri kutluyorum. Her daim yanınızdayız. Desteğe hazırız. Katkı sunmaya hazırız.”

Sendika yöneticileri desteklerinden ötürü Baro Başkanı Av. Zafer Kazan’a teşekkür ederek Barodan ayrıldı.

BAROTÜRK 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim