• BIST 107.041
  • Altın 143,530
  • Dolar 3,5635
  • Euro 4,1526
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 21 °C

“Siyasi İktidar Sadece Olayları Kınamakla Yetinmektedir”

“Siyasi İktidar Sadece Olayları Kınamakla Yetinmektedir”
Bölge Baro Başkanları Sultanahmet’te dün yaşanan canlı bomba saldırısına tepki gösterdi: “Siyasi iktidar sadece, bizim gibi, olayları kınamakla yetinmektedir”

Adana Baro Başkanı Av. Mengücek Gazi Çıtırık, Gaziantep Baro Başkanı Av. Bektaş Şarklı, Hatay Baro Başkanı Av. Ekrem Dönmez, Mersin Baro Başkanı Av. Alpay Antmen ve Osmaniye Baro Başkanı Av. Dilem Aksoy, İstanbul Sultanahmet’te dün yaşanan canlı bomba saldırısına tepki gösterdiler.

Konuyla ilgili 5 Bölge Baro Başkanı ortak yazılı açıklamada bulundu.

BASINA VE KAMUOYUNA

Güzel ülkemiz 11.5.2013 Reyhanlı bombalı saldırısından bu güne kadar ardı ardına hain, alçak ve onursuz bombalı terör saldırıları ile sarsılmaktadır.

Artık basın açıklaması yapmak ya da  saldırıları kınamak hiçbir anlam ifade etmemektedir.

Reyhanlı’nın ardından Suruç; Suruç’un acıları dinmeden Ankara ve maalesef önleyici tedbirler almak yerine bunları seyreden bir siyasi iktidar…

Güzel Ülkemizin, güzel insanlarımızın kaderi bu olmamalıdır.

Güzel Ülkemiz Ortadoğu bataklığında çırpınan bir güvercin olamaz…

Şiddet ve terörden medet umanlar tarih boyunca başarıya ulaşamamıştır; Ancak artık siyasi iktidarın Yurtta sulh Cihanda Sulh ilkesini kabule ederek önce Ülkemiz içindeki Barış’ı tesis etmesi; sonra da komşularımızla sıfırdan iyi ilişkiler kurması hayati önem taşımaktadır.

Bu ve bunun gibi alçak terör saldırılarını önlemek siyasi iktidarın işidir; Ancak görünen o ki siyasi iktidar sadece, bizim gibi, olayları kınamakla iktifa etmektedir.

Bu terör saldırıları sadece ve sadece emperyalizme hizmet etmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti hiç bir zaman emperyalistlerin ve emperyalizmin ne uşaklığını ne de bayraktarlığını yapmamıştır ve gün artık terör ile topyekûn mücadele günüdür.

Suriye'deki iç savaşı çıkaranlar bu gün bu savaşı sözde bitirmeye çalışırken aslında Ortadoğu’yu parçalayarak paylaşmaktadırlar.

Bu gün ülkemizin yaşadığı bu hain terör saldırıları da Suriye Devletinin toprak bütünlüğünün bu günkü haline getirilmesinin bir sonucudur.

Hiç bir yerli ya da yabancı güç, çete veya katiller sürüsünün Türkiye Cumhuriyeti topraklarında terör estirme; siyasi görüşünü beğenmediği grupları katletme yurttaşlarımıza ders verme, Ülke siyasetine ayar verme hak, yetki ya da haddi olamaz.

Suriye‘de olduğu gibi ülkemizde de siyasal, mezhepsel ve etnik bir ayrışmayı körükleyen emperyalist işbirlikçi cihadist güçlerin ve tüm sorumluların, artık Ülkemiz sınırlarında kan dökmesinin hesabı Adalet önünde sorulmalı; siyaseten sorumlu olanlar da halka hesap vermelidir.

Ancak olayın başka bir acı yönü de bu hain ve alçak terör saldırısı hakkında yayın yasağı konulmasıdır. Hiçbir siyasi güç Halkın haber alma özgürlüğünü kısıtlamamalıdır. Ve kısıtlayamaz.

Tablonun bütününe baktığımızda Ülke yangın yerine dönmüştür. Ülkemizin güney doğusunda her gün güvenlik güçlerimiz şehit vermektedir; her gün sivil insanlarımız hayatlarını kaybetmektedir; gün geçmemektedir ki 6 aylık bir bebek, o bebeği hastaneye koşturan 80 yaşındaki dedesi, evde oturan bir kadın hayatını kaybetmesin. Keza, Silahlı terör örgütü de hendek siyaseti ile barış çığlıklarının güçlü çıkmasına mani olmaktadır.

Bunlar yetmezmiş gibi başka bir derdimiz kalmamış gibi parlamenter sistemin yıkılması ve tek adamlık sistemine geçiş tüm gündemi işgal etmektedir.

Bu da yetmemekte, Diyanet İşleri Başkanlığı Ülkemizde mezhep ayrımını körüklemekte ya da insanların özel hayatlarına müdahale etmeyi kendinde hak görmektedir; daha da acısı cinsiyet ayrımcılığını had safhaya ulaştırmaktadır.

Ancak en önemlisi %49,5 ile hükümet olan siyasi iktidarın tam anlamı ile demokratik, laik, sosyal hukuk devleti ilkelerini şiar edinerek gerçek anlamda iktidar olması ve vatandaşlar arasında hiç bir ayrım yapmadan Ülke sorunlarını TBMM çatısı altında çözmesi; Ülkemize barış, refah, kardeşlik, tam demokrasi, tam bağımsız yargı ve tam bir  eşitlik getirmesi gerekmektedir.

Evet, sonuç olarak: Türkiye’mizde yargı siyasallaşmıştır, Ülke terör örgütleri anlamında yolgeçen hanına dönmüştür, terörü önleyici istihbarat görevini yerine getirmemektedir, görevlerini layık ile yapmayanlar halen makam ve mevkilerinde durmaya devam etmektedirler, yayın yasakları ile Halkın bilgi alma hakkı elinden alınmaktadır, başta Diyarbakır Baro Başkanı Av. Tahir Elçi cinayeti olmak üzere faili meçhuller çözülememektedir ve maalesef kargaşa derinleşmektedir…

Unutmayınız failleri yakalanmayan, ihmalleri olan görevlileri halen görevde tutulan olaylar yeni faili meçhulleri ve terör olaylarını getirir.

Unutmayınız bağımsız yargı, tam demokrasi ve barış bu ülke için lüks değil zorunluluktur.

Hep söyledik Ülkemizin kurucu önderi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Yurtta Sulh, Cihanda Sulh’ ilkesinden vazgeçemeyiz. 

Ama demeden, kimden gelirse gelsin, kime yönelirse yönelsin her türlü haksızlığın ve hak ihlalinin karşısında olarak bu hain, alçak ve onursuz terör saldırısını kınıyoruz. Kamuoyuna saygıyla sunarız.

Adana Barosu Başkanı                                           

Av. Mengücek Gazi Çıtırık                                           

Gaziantep Barosu Başkanı

Av. Bektaş Şarklı

Hatay Barosu Başkanı                                           

Av. Ekrem Dönmez                                                 

Mersin Barosu Başkanı

Av. Alpay Antmen        

Osmaniye Baro Başkanı

Av. Dilem Aksoy

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim