• BIST 97.717
  • Altın 143,837
  • Dolar 3,5683
  • Euro 3,9936
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 5 °C

Soma Davasında Çapraz Sorgular Başladı

Soma Davasında Çapraz Sorgular Başladı
Soma'da 301 madencinin öldüğü kazaya ilişkin davanın üçüncü duruşması başladı.

Sanıkların çapraz sorgusuna başlanan duruşmada Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim kurulu Başkanı Can Gürkan suçlamaları reddederek, bütün yatırımlarını iş güvenliğine yaptıklarını ileri sürdü. Alev yürümez bantların kazadan sonra ortaya atıldığını söyleyen Gürkan, madende 25 yıllık gaz maskeleri kullanıldığına ilişkin iddiaları da reddetti. Madenci yakınları, Gürkan'a "Delil mezarlıkta" diye tepki gösterdi. Madenci aileleri kendilerini uyaran mahkeme başkanına da "Zaten hep biz susuyoruz" dedi. Ayrıca, davada sanık sayısı 46'ya yükseldi.

Soma'da 301 madencinin öldüğü kazayla ilgili 8'i tutuklu 45 sanığın yargılandığı davanın üçüncü duruşması Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı. Daha önce birçok sanığın tek bir avukat tarafından temsil edilmesinin çıkar çatışmasına yol açtığı hükmüyle ertelenen duruşmada sanıkların çapraz sorgusu yapılacak. Avukatların sanıklara sorular yönelteceği duruşmanın iki hafta sürebileceği belirtiliyor. Daha önceki iki duruşmada 10 oturum yapılan davada mağdur avukatları, sanıkların vereceği yanıtlarla, olayın gizli kalan ayrıntılarının da ortaya çıkmasını beklediklerini açıkladı.

Sanıklar, konvoyla getirildi

Duruşma öncesinde, tutuklu 8 sanık, Şakran Cezaevi'nden geniş güvenlik önlemleri altında çıkartılıp konvoy halinde Akhisar'a getirildi. Sanıklar, Soma güzergahının daha kısa olmasına rağmen güvenlik nedeniyle Menemen- Manisa üzerinden Soma'ya ulaştırıldı. Sanıklar duruşma salonunun arkasında kendileri için yapılan özel bölüme alındı.

Duruşma salonunun çevresi bariyerlerle kapatıldı

Çevresi bariyerlerle tamamen kapatılan, duruşma salonu olarak kullanılan kültür merkezinin içinde ve dışında da yaklaşık 800 polis görev aldı. Faciada ölen madencilerin aileleri de, toplu olarak arama noktasından geçtikten sonra duruşma salonuna alındı. Madenci yakınları, duruşma salonuna girdikleri sırada, sanıklara tepki gösterdi, yargılamanın hızlanmasını ve kısa sürede karar çıkmasını beklediklerini söyledi.

İşçi yakınları: "Zaten hep biz susuyoruz"

Duruşma yoklamayla başladı. Ardından askerde olduğu için ifadesi alınamayan tutuksuz sanık maden mühendisi Erdem Cambaz'ın ifadesi alındı. Cambaz, işçilerin üzerindeki ekipmanları kontrol ettiğini, madende herhangi bir olumsuzluk görmediğini, seyyar ölçümlerde ısı değerlerinin zaman zaman makinaların yanından geçtikleri sırada yüksek gibi görüldüğünü anlattı. Cambaz'ın anlattıklarına tepki gösteren ölen işçilerin aileleri, "O kadar insan boşuna mı öldü? 301 işçi neden öldü?" dedi. Mahkeme Başkanı Aytaç Ballı'nın, "Susun, salondan atarım" uyarısı üzerine işçi yakınları bu kez de, "Zaten hep biz susuyoruz" dedi.

Sanık sayısı 46 oldu

Bu arada hakkında soruşturma açılan daimi nezaretçi maden mühendisi Mehmet Erez'in soruşturması da bu dosyayla birleştirildi. Bu kararla birlikte yargılanan sanık sayısı 46'ya çıktı.

Can Gürkan'a büyük tepki

Daha sonra duruşmaya yeni avukatlarıyla katılan tutuklu sanıkların, savunmalarına ekleyecekleri bir husus olmadığını söylemeleri üzerine çapraz sorguya geçildi. Duruşma savcısının sorularını ilk olarak Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim kurulu Başkanı Can Gürkan yanıtladı.

"Bütün yatırımlarımız iş güvenliği yatırımıydı"

Duruşma savcısının yatırımların ne kadarını iş güvenliğine ayırdıkları yönündeki sorusuna, Can Gürkan, "Biz söylediğim yatırımın neredeyse tamamını iş güvenliğine yatırıyoruz. Yarı ve tam mekanize üretim sistemi kuruyoruz. Tam mekanize olarak çalışan iki ünitemiz var. Bu alanda dünyadaki en önemli yatırımları yaptık. Bizim yaptığımız bu yatırımlar iş güvenliği yatırımlarıdır. Çünkü bu yatırımların karşılığını maddi olarak ancak 7 ile 10 yıl arasında kara geçirirsiniz. Bunun için bu yatırımlar daha ziyade iş güvenliği yatırımları gibidir. Ayrıca Soma'nın maden sahası şartları mekanize için zordur. Ama mekanize üretim dediğim gibi üretimden çok iş güvenliği için. Biz 30 yıllık bir firmayız. Daha uzun yıllar da bu alanda faaliyet göstermek istedik. Uzun yıllar da buralarda faaliyet göstereceğimiz için de, bu yatırımları yaptık" yanıtını verdi.

"Kazayı sendikacıdan öğrendim" 

Can Gürkan, kazayı nasıl öğrendiğine yönelik soruya şu yanıtı verdi:

"Kazadan sonra Ramazan Doğru'ya ulaşamadım. Tüm yetkililer, ocakta olduğu için görüşemedim. Beni ne olduğunu öğrenmek isteyen biri sendikacı aradı. Ben de gelişmeleri ondan öğrendim. Ancak iki ya da üç gün sonra Ramazan Doğru ile görüşebildim. Kazayla ilgili bazı düşüncelerini söyledi ama ben onlara katılmadığımı kendisine anlattım. Benim görüşüm bilirkişilerin gelip araştırma yapmasıydı. Olay yerinin bile tam olarak yeri, çok sonra ifadelerden ortaya çıktı. Bunun için ilkgün yapılan tüm yorumlar afaki. Olay yeri olarak bilinen yerden iki gün sonra geçenler oldu. Kömür yangını olsa, geçmek imkansız olurdu."

"25 yıllık maskeleri" reddetti

Duruşma savcısının ağaç tahkimat kullanılıp kullanılmadığını ve gaz maskelerinin eski olduğuna yönelik iddiaları sorduğu Can Gürkan; savunmasında şunları söyledi:

"Biz Türkiye'de onaylı üretim bantlarını kullanıyoruz. Alev yürümez bantlar bu kazadan sonra ortaya atıldı. Bu konuda bilgim de yoktu. Alev yürümez bantların kullanıldığı Türkiye'de bir maden de var mı bilmiyorum. Bizim tahkimatlarımız çeliktir ve Almanya'dan bir firmadan alırız. Bu firmada ilk çelik tahkimatı yapan üreten firmadır. Bazı yerlerdeki ahşap tahkimatlar neden kullanılır bilmiyorum. Bunu teknik ekiplerimiz cevaplandıracaktır. Ancak ahşap tahkimatı bırakalı 25 yıl oldu. Yani ben çocukken ahşap tahkimatı bırakmışız. Ama kamuoyuna böyle lanse edildi. Gaz maskeleri konusunda da ben evrakları incelettim. 5 bin 300 maskenin siparişini vermişiz. Ancak 25 yıllık maske kullanıldığına yönelik bir haber yapıldı ve haberi yapan kişi gazetecilik ödülü aldı. Oysa ben o maskeyi kullandığını söyleyen işçinin kayıtlarına baktırdım. Bizde olay zamanı çalışmıyormuş. Bir yıl önce ayrılmış ve 2010 üretimi bir maske kendisine verilmiş. Bunların hepsini belgeleyip araştırıyoruz. Mahkemeye de sunacağız. Çünkü ben de 24 yıllık maskeyi duyunca şaşırdım. Savcılık iddianamesinde kim ne dedi hepsine bakıyoruz. Ve gerekli belgeleri hazırlıyoruz. Gerçek ne ise herkes görecek. Ben de birçok konuyu sonradan öğrendim, araştırıyorum."

"Delil mezarlıkta"

Can Gürkan'ın sorulara yanıt verdiği sırada ölen işçilerin ailelerinin tepkisi arttı. Mahkeme Başkanının konuşmak için sıralarını beklemesini söylemesi üzerine, aileler; "Bize hiç sıra gelmiyor ki. Ancak ölümde sıra geliyor" dedi.

Can Gürkan'ın bu sırada avukatına soru sorması üzerine aileler bu kez "Avukatına sorma, babana sor" diye seslendi.

Bir madenci yakını bayıldı, duruşmaya ara verildi

Can Gürkan'ın, sinevizyondan sunum yaparak soruları cevaplamak istemesi üzerine madenci yakınları tepki gösterdi. Can Gürkan'ın, mağdur avukatlarından gelen "Şov yapıyorsun" eleştirisi üzerine; "Şov yapmıyorum. Savunmamı yapıyorum" sözleri salonu karıştırdı. İşçi yakınları bu kez, "Delil mezarlıkta" diye bağırdı. Ölen madencilerden İsmet Yılmaz'ın kızı Nagihan Yılmaz bu sırada baygınlık geçirdi ve duruşmaya bir süre ara verildi. Yılmaz, ambulansla Akhisar Devlet Hastanesi'ne götürüldü.

"Soma davası bir gün gelip siyasiler yargılanmadan bitmez"

Duruşmaya ara verilmesinin ardından CHP Grup Başkan Vekili ve Manisa Milletvekili Özgür Özel, bir değerlendirmede bulundu. Özel, duruşmanın 8 iş günü süreceğini düşündüklerini belirterek, şunları söyledi:

"Davayı en yakından takip etmeye, unutmamaya, unutturmamaya, sorumluluların hesap vermesi için takipçi olmaya devam edeceğiz. Soma davasında önemli olan gerçek sorumluların yargılanmasını talep etmek. Şu anda Türkiye Kömür İşletmeleri'nden herhangi bir yetkili yargılanmıyor. Şu anda Türkiye'de bu meseleyle ilgili sorumlu bürokratların yargılanmasına bakanlar izin vermiş değil ve işin en tepesinde iki tane bakan, denetimlerin tam yapılmasını sağlamayan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı. Bugün Can Gürkan, alev yürümez bantla ilgili, 'Alev yürümez bant mevzuatta bizden istenmemiş ki biz yapalım. Türkiye'de kim kullanıyor ki biz yapalım?' diyor. Bu bakanlık, alev yürümez bantı sorumlu yapmamakla bu facianın hızla bütün madene yayılması ve duman kaplamasını önleyen bir tedbirin alınmamasında bakanlığın kusurunu Can Gürkan söylüyor. Bu bakanlığın teklifi ve tüm bakanların imzalarıyla AB'deki alev sızdırmazlık bandının Türkiye'de talep edilmesi 2020 yılına kadar ertelendi. Soma komisyonu olarak şunu tespit etmiştik, madende bir yerde toplanmış olan ve yanıcı gaz maden içine geldiğinde, alev sızdırmaz malzeme eksikliğinden dolayı alev aldı. Elbette madenlerin üst düzey sorumlularını yargılayacağız ve sorumluluğu oranında ceza alacaktır ama asıl, gerçek sorumluların cezalandırılmasıdır. Soma davası, bir gün gelip de siyasiler yargılanıp hesap vermeden de bitmez."

"Yargının olmadığı yerde kişiler, kendi yargılarını kendi oluşturur"

Duruşmaya verilen arada konuşan ve oğlu Ergün Sidan'ı kazada kaybeden Durmuş Sidan şunları söyledi:

"Emekçinin hukuku yok yani, ben buna inandım. İçeride bizim avukatlarımız söz hakkı istiyor ama söz hakkı vermediler. Bizler söz hakkı istiyoruz, bize söz hakkı vermiyorlar. Film oynatıyorlar, onun için tepkimiz var. Ben evladımı kaybetmişim, 450 tane öksüz var. O kadar duyguları olan, hayalleri olan genç gelinler geride kaldı, acılı aile kaldı. O acılı ailelerin ciğerlerini söktüler. Halen daha burada acılı aileleri susturamazlar ama şunu söylüyorum, bunun bedeli ne olursa olsun, yargının olmadığı yerde kişiler, kendi yargılarını kendi oluşturur. İsterse serbest bıraksınlar" diye konuştu.

Davanın geçmişi

Manisa'nın Soma ilçesinde geçen yıl 13 Mayıs'taki maden kazasında, 301 madenci hayatını kaybetti. Faciadan sonra başlatılan adli süreçte, aralarında Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan, Genel Müdür Ramazan Doğru ile İşletme Müdürü Akın Çelik'in de aralarında bulunduğu 8 kişi tutuklandı. Faciadan yaklaşık 6 ay sonra Soma Cumhuriyet Savcılığı 3 Kasım'da fezlekeyi hazırlayıp ağır ceza mahkemesi bulunan en yakın yer olan Akhisar Cumhuriyet Savcılığı'na gönderdi. Akhisar Cumhuriyet Savcılığı ise fezlekeyi inceleyip, hazırladığı iddianameyi Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'ne 10 Kasım'da sundu. İddianameyi inceleyen Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi de 25 Kasım'da 4 eksiklik sebebiyle savcılığa iade etti. Bunun üzerine Akhisar Cumhuriyet Savcılığı iddianamenin iadesine itiraz etti. İddianame bu defa Manisa Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi.

Manisa Ağır Ceza Mahkemesi ise eksikleri iki maddeye indirdi. Bunun üzerine geçen Aralık'ta Soma Savcılığı'na dönen dosyada eksiklerin giderilmesi için yeniden çalışma yapıldı. Facianın yıldönümüne iki ay kala 2 Mart tarihinde iddianame Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi. İddianamede, tutuklu 8 kişi için, "olası kastla öldürme" suçundan 301 kez 20-25 yıl, "neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama" suçundan 162 kez 2-6 yıl hapis cezası istedi.

Tutuksuz 37 sanık için de, "Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümü ile birlikte birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan 2-15 yıl hapisle cezalandırılmaları istendi. Ancak bu kişilerden, 25'inin cezalarının, kusur durumundan dolayı 3'te 1 oranında artırılması talep edildi. 13 Nisan'da ilk kez hakim karşısına çıkan 45 sanık, peş peşe yapılan 8 duruşmada, savunmalarını yaptı. 24 Nisan'da tamamlanan ilk duruşmalardan sonra mahkeme, 15 Haziran'a ertelendi ve yeniden başladı.

Davanın sanıkları

Cezalandırılmaları istenen sanıklardan tutuklu olan ilk 8 kişi: Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan, Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Genel Müdürü Ramazan Doğru, Maden Mühendisi, İşletme Müdür Yardımcısı İsmail Adalı, İşletme Müdürü Akın Çelik, maden mühendisleri Yasin Kurnaz, Hilmi Kazık, Ertan Ersoy ve emniyet teknikeri Mehmet Ali Günay Çelik. Tutuksuz yargılanan 37 sanık ise maden mühendisleri Yalçın Erdoğan, Harun Güneş, Fuat Ünal Aydın, emniyet teknikerleri Ergün Yılmaz, Coşkun Derici, Necati Karadeniz ve Harun Yılmaz, Erdem Cambaz, Serkan Kocaman, Soner Günay, Ümit Şahin, Nazmicem Nesemioğulları, Hüseyin Alkan, Adem Ormanoğlu, Burhan Karabaş, Sertaç Büyükgüney, Nimetullah Uğurlu, Efkan Kurt, Mehmet Bayri, Sertan Günay, Batuhan Ünlüyol, Ozan Sezer, Erdoğan Cinoğlu, Halil Sarı, Serhat Dinç, Saltuk Alp Demir, Uğur Karabulut, Serdar Günay, Mehmet Uçgun, Ömer Değirmenci, Fahri Pançar, Olcay Erşin, Mehmet Avcı, Halil Burhan, Hüseyin Ergin, Hilmi Karakoç, Caner Uysal'dan oluşuyor.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim