• BIST 82.300
  • Altın 148,344
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 0 °C

Soma Faciası Terör Örgütlerinin Sabotajı Olabilirmiş!

Soma Faciası Terör Örgütlerinin Sabotajı Olabilirmiş!
Manisa'nın Soma ilçesinde meydana gelen ve 301 madencinin yaşamına mal olan iş cinayetine ilişkin davanın 6’ıncı duruşmasında, tutuksuz sanıkların ifadelerinin ardından sanık avukatları savunmalarına başladı.

İlk savunmayı yapan Can Gürkan’ın avukatı Kadir Çetin, Gürkan’ın dile getirdiği hususlara katıldığını belirterek, savunma için hazırladığı sunumu mahkeme heyetine sundu. Avukat Yusuf Koçyiğit ise yapılan eylemleri göstererek “Olayın sabotaj olma ihtimalini güçlendirmektedir’ dedi.

Facianın yaşandığı ilk günden bu yana madende olduğunu ifade eden Çetin, o günden beri olayın neden meydana geldiğini anlamaya çalıştıklarını söyledi. Facia sonrası başlatılan sorgu aşamasında Manisa Cumhuriyet Savcılığı’na hukuki yardımda bulunmak istediklerini beyan etmeleri üzerine polis zoruyla dışarıya atıldıklarını öne süren Çetin, ifadeler sırasında oraya gelen Manisa Barosu Başkanı’nın da duruma müdahale etmediğini söyledi. Ayrıca sorgulama yapan savcının şüphelilere hakaretlerde de bulunduğunu söyleyen Çetin, medyanın da daha olayın ne olduğu açığa çıkmadan bir linç kampanyası başladığını iddia etti.

Müvekkili Gürkan’ın 2013 yılında şirketin yönetim kurulu başkanı olduğunu belirten Çetin, “Müvekkilimin görevi holdinge bağlı tüm şirketleri idare etek ve kendisine gelen talepleri yerine getirmektir. Savcılık diyor ki '500’e yakın şüpheliyi sorguladım. Hayatın olağan gelişiminde böyle bir şey mümkün değil. Bu ocakta sürekli yanın var ki kül basılıyor' böyle yansıtıyor. Müvekkilim istese de gelip ocakta işletme müdürlüğü yapamaz" dedi. Dava süresince sanıklara defalarca ocakta bir eksiklik olup olmadığının sorulduğunu belirten Çetin, ocakta bir eksiklik bulunmadığına dair cevaplar verilmesine rağmen Gürkan ve diğer sanıkların 11 aydır neden tutuklu olduğunu anlamadıklarını söyledi. Soma Holding A.Ş için insan hayatının paradan daha değerli olduğunu iddia eden Çetin, "Madene 400 milyon Dolarlık bir yatırım yapılmıştır. İçeride bir sıkıntı yaşandığında kapanan ayaklar vardır. Bu da milyon Dolarlık yatırımdan vazgeçilmesi insan değerini gösteren bir tavırdır. Para önemsenmemiştir" dedi.

‘YÜZDE 18 OKSİJENİN ALTINDA ÇALIŞMAYAN MASKELER KULLANILIYOR'

Savunmasında iddianamede geçen bilirkişi raporlarına değinen Çetin, "Bilirkişi facianın daha önceden belli olduğunu, sensör değerlerinin 500 PPM'in üzerinde seyrettiğini ve bundan tüm yöneticilerin sorumlu olduğunu söylüyor. Biz değerlerdeki yükselmenin top atımından kaynaklı olduğunu söyleyince atımların farkına vardı. Daha sonra da tedbir alınmadı dedi. Olay gaz püskürmesi nedeniyle meydana gelmiştir. Püskürmenin nedeni de halen belli değildir" diye konuştu. Bilirkişilerin ocağı gezmeden raporu hazırladığını söyleyen Çetin, olayın aniden meydana geldiğine dair sensör verilerini gösterdi. Verilerde sensör değerlerinin aniden 8 binlere ulaştığını belirten Çetin, karbonmonoksit değerlerinin bu kadar yükselmesinin gaz maskelerinin çalışmasını da etkilediğini söyledi. Çetin, "Bu maskeler yüzde 18 oksijenin olduğu şartlarda çalışmaz. Yönetmelik gereği de bu maskeler kullanılmaktadır" dedi.

'BİLİRKİŞİLER İDEOLOJİK DAVRANIYOR'

Bilirkişinin amacının yangının nedenini oraya çıkarmak olmadığını ileri süren Çetin, "Bilirkişinin maksadı bu yangını araştırmak değil, birileri hakkında suç delili bulmaktır. Onun işi bizim açığımızı aramak değil doğruyu araştırmaktır. Bilirkişi burada ideolojik davranmıştır. Bilirkişi sanıkların aleyhine delil üretmeye çalışıyor" iddialarında bulundu. 11 Mayıs tarihli sensör verilerini gösteren Çetin, "Yangın olmuş olsa 60-70 PPM'de devam etmez. Sonra da düşüş olmuştur. Bu yangın değildir. 13 Mayıs tarihindeki verilerde de her şey normaldir.Yangının tespiti ortalama değerlerle olmaz. Bilim dünyasının oluşturduğu Graham indeksi en bilinen yöntemdir. Bilirkişiler bunu uygulayıp bir şey bulamayınca kendilerine göre inceliyorlar" dedi.

'İHTİYAÇLARI OLAN OKSİJENİ VERİRSEK BU OCAK CAYR CAYIR YANAR'

Bilirkişilerin sensör değerlerini incelerken yalnızca gün içerisinde bir kesiti ele aldığını söyleyen Çetin, iddianame de geçen ve 12 saat boyunca 50 PPM'in üzerinde seyrettiği iddia edilen sensörün yalnızca 103 dakika 50 PPM'in üzerinde olduğunu söyledi. Bilirkişilerin değerleri çarpıttığını iddia eden Çetin, "Bu ocakta 2012 yılında da aynı veriler üretiliyormuş. O zaman da mı yangın vardı. Biz bilirkişilere TÜBİTAK'a verdiğimiz sensörlerin verilerini neden incelemediğini soruyoruz. TUBİTAK bunları normal buldu" dedi. Ayrıca bilirkişinin raporunda oksijen miktarının az olduğunun belirtiliğini de söyleyen Çetin, "3367 kişinin ihtiyacı olan oksijeni verilirse o ocağın cayır cayır yanacağını bilmiyor mu bu bilirkişiler" dedi. Bilirkişi raporunda karbonmonoksit maskelerine ilişkin 20 yıllık maskeler kullanıldığına dair iddiaların olduğunu söyleyen Çetin, ocakta kullanılan maskelerin kullanım sürelerinin 20 yıla yakın olduğunu iddia etti. Maskeler konusunda medyayı da hedef alan Çetin, ocakta gaz maskesinin olmadığına dair haberlerin ve gaz maskelerinin kontrol edilmediğine dair görüntülerin servis edildiğini söyledi. Ocakta eğitim verilmediği iddialarına cevap veren Çetin, şirketin Celal Bayar Üniversitesi ile anlaşması olduğunu ve işe her başlayan kişinin mutlaka bu eğitimlerden geçtiğini söyledi. 

'EN FAZLA ZARAR GÖREN MÜVEKKİLLERİM'

Dinamit atım defterlerinin sanık avukatlarının elinde ortaya çıkmasının ardından delil karartma suçlamalarına cevap veren Çetin, "17 Temmuz'da savcılık tarafından yapılan delil keşfinin ardından biz savcılığa çok daha fazla delil olduğunu söyledik. Sonradan delil karartmakla suçlanacağımızı biliyorduk. Nitekim öyle oldu. Bununla suçlandık" dedi. Çetin son olarak müvekkili Gürkan suçsuz olduğunu ifade ederek, "Müvekkilim ve diğer sanıkların bildikleri ve önlem almadıkları bir şey olduğuna inanmıyorum. Bu olaydan en fazla zarar gören de onlardır. Hiçbir sorumlulukları olmadığı halde 301 insanın ölümünden sorumlu tutuluyorlar. Onları savunmaktan onur duyuyorum" dedi.

'RAMAZAN DOĞRU'NUN AYRINTILI DENETİM YAPACAK VAKTİ YOK'

Tutuklu sanık Ramazan Doğru'nun avukatları Ömer Fatih ve Ali Rıza Belgin ise soruşturmanın bilirkişiler tarafından çözümlenmesin binlerce işçinin güvenliği için önemli olduğunu öne sürerek, müvekkilleri Doğru'nuın yalnızca Eynez'de değil holdinge bağlı 6 işletmenin genel müdürlüğünü yaptığını söyledi. Doğru'nun her işletmenin ayrıntılı denetimini yapabilecek vakti olmadığını söyleyen avukatlar, "Müvekkilimizin yetkileri içerisinde şirketler arası koordinasyon sağlamak vardı. Kamu alanları ile iletişim sağlayıp takibini yapıyordu. Yetkileri bu kadardı. Dar bir yetki alanı bulunuyordu" dedi. Savcılıkta Doğru'nun da içerisinde bulunduğu organizasyon şemasının eksik olduğunu iddia eden avukatlar, kazanın önceden belli olduğuna inanmadıklarını ve şirketin iş güvenliği konusunda her türlü tedbiri aldığını söyledi. Facianın sebebinin halen daha belirlenemediğini ve var olan olayla ilgili sanık Doğru'nun illiyet bağının kurulmasının mümkün olmadığını da belirten avukatlar, bilirkişi raporu ile kovuşturmanın sürdürülemeyeceğini söylediler.

'SOMA FACİASI TERÖR ÖRGÜTLERİNİN SABOTAJI OLABİLİR'

Tutuklu sanık Akın Çelik'in avukatı Yusuf Koçyiğit ise talep etmelerine rağmen ocağa giremediklerini ve bilirkişi raporunda eksiklikler olduğunu ifade ederek, davanın gizli yürütülmesine rağmen basına bilgi sızdırıldığını söyledi. Konuya ilişkin medya aracılığıyla kamuoyu oluşturmaya çalışıldığını söyleyen Koçyiğit, "Elinde tek bir kanıt olmayan bilim insanları sivil toplum kuruluşları, siyasi parti temsilcileri, odalar basın önünde konuşmalar yaparak müvekkillerimizi suçlu göstermişlerdir. Kamuoyunda ön yargı yaratılarak iddianame hazırlanmıştır. Soruşturma objektif ve bilimsel şekilde yürütülmemiştir. Kötü kişilerin hukuka ve bilime uygun olmayan beyanları ile hazırlanmıştır. Manisa barosu da sorumluluğunu yapamamış müvekkillerimiz avukatsız bırakılmışlardır" dedi. Facianın bir sabotaj olabileceğini de iddia eden Koçyiğit, "İnternette kurulan "Diren Soma" siteleri marjinal grupların Soma'ya gerek yürüyüş ve eylem yapması, terör örgütlerinin Soma'yı kullanarak eylem ve yürüyüşlerinde sloganlar atması olayın sabotaj olma ihtimalini güçlendirmektedir" dedi.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim