• BIST 97.717
  • Altın 143,837
  • Dolar 3,5683
  • Euro 3,9936
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 2 °C

Soma Katliamı Davası'nda 7. Duruşma: "Vardiyalar Arasında Prim İçin Yarış Yaptırılıyordu"

Soma Katliamı Davası'nda 7. Duruşma: "Vardiyalar Arasında Prim İçin Yarış Yaptırılıyordu"
301 madencinin yaşamını yitirdiği Soma Katliamı’nın ardından açılan davada 7. duruşma bugün görüldü.

Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nde saat 09.00’da başlayan ve bilirkişi raporunun beklendiği davada, ifadelerinde çelişki bulunan kimi madencilerin yeniden dinlenmesi de gündemde. Maden işçilerinin kendi bölgelerindeki mahkemelerde verdikleri ifadelerin okunmasının ardından dava yarına ertelendi.

Davanın 6'ıncı duruşması geçtiğimiz Şubat ayında geride bırakıldı. Duruşmanın bir kısmında tanık ve mağdur ifadeleri alınırken, bir kısmında ise otopsi raporları okundu. Duruşmanın son oturumunda ise müşteki avukatlarından Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Genel Başkanı Av. Selçuk Kozağaçlı'nın madendeki havalandırma planlaması ile ilgili hazırladığı sunum işçilerin aslında göz göre göre ölüme gönderildiğini ortaya koydu.

Kozağaçlı, sunumunda 2009 yılında Soma A.Ş.'nin madeni devralmasında facianın yaşandığı güne kadar detaylı olarak galeri kesitlerini ve havalandırma planlarını anlatarak, 2011 yılında TKİ'ye sunulan havalandırma planı olan ve 1500-1700 metre nefeslik yapılması planlanan Plan 3'ün 11 milyon 500 bin ile 20 milyon arasında değişen bir maliyetten kaçınılarak uygulanmadığını söyledi.

Dava yarın devam edecek

Maden işçilerinin kendi bölgelerindeki mahkemelerde verdikleri ifadelerin okunmasının ardından dava yarına ertelendi.

'Bütün yetkililer durumdan haberdardı'

TKİ'yi de aldatarak bu planın uygulanmaması nedeniyle S panosundaki 269 madencinin yaşamını yitirdiğini belirten Kozağaçlı, tüm yetkililerin bu durumun sonucunu bildiğini ifade ederek, S panosunda her ne olursa olsun havalandırma planının eksikliği nedeniyle zaten orada çalışan işçilerin yaşamını yitireceğini vurguladı.

7. duruşmada bilirkişi raporu bekleniyor

6'ıncı duruşmanın son oturumundaki ara kararında mahkeme heyeti tutuklu sanıkların tahliyesi talebini reddederek, duruşmayı 12 Nisan tarihine ertelerken, bugün başlayan duruşmaya tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile avukatlar katılırken, duruşmayı izlemeye gelen madenci yakınları ve kitle örgütü temsilcileri yapılan aramaların ardından salona alındı.

Tanık olarak dinlenen işçi fenalaşınca beyanlar okundu

Duruşmada ilk olarak daha önce talimatla ifadesi alınan Ahmet Mutluer isimli işçinin dinlenmesine karar verilirken, Mutluer'in kimlik tespiti esnasında fenalaşması üzerine duruşma talimatla ifadesi alınan tanıkların beyanlarının okunmasıyla devam etti.

'S panosunda sürünerek çalıştık'

Ardından ifadesine devam edilen Mutluer, 9 yıldır madencilik yaptığını belirterek, Eynez Madeni'nde ilk dönemlerde çalışma şartlarının iyi olduğunu ancak işçi sayısı arttıkça baskıların ve iş yükünün de arttığını söyledi.

Çalıştıkları ortamda sıcaklık artışı da olduğunu belirten Mutluer, olaydan önce çalıştığı S panosunda sürünerek çalıştıklarını ifade etti.

'3 gün eğitim verileceği söylenirken, 1 günlük teorik eğitim verildi'

Kendisine işe başladığında 3 gün eğitim verileceğinin söylendiğini ancak bir günlük teorik eğitim ardından madende taban aldırmaya başladıklarını söyleyen Mutluer, emniyetsiz yerlerde kendilerine üretim yaptırıldığını belirtti.

'Kaza olduğunda veya biri yaşamını yitirdiğinde haber verilmez, çalışmaya devam edilirdi'

Madende kaza olduğunda veya biri yaşamını yitirdiğinde haber alamadıklarını ve çalışmaya devam ettiklerini söyleyen Mutluer, durumu ancak yukarı çıktıklarında öğrenebildiklerini ifade etti.

Öte yandan duruşmada Mutluer'in mahkeme heyetine delil olarak sunduğu 2012 yılına ait maden içerisinde çekilen fotoğraflar olay yarattı. Fotoğraflarda işçilerin ağır çalışma koşulları ve emniyet yetersizliği açıkça görülürken, Mutluer işçilerin sürünerek geçtiği alanları fotoğrafta mahkeme heyetine gösterdi. Mutluer fotoğrafların İsmail Adalı'nın bilgisi dahilinde çekildiğini ifade ederken, fotoğraflarda Akın Çelik ve Adalı bulunmasına rağmen, Adalı konuyla ilgili herhangi bir bilgisi olmadığını iddia etti.

*

09.38

Tanık, kimlik tespiti yapılırken fenalaştığından sağlık ekiplerince müdahale edilerek duruşma salonunun dışına çıkarıldı.

09.50

Talimat yoluyla alınan tanık beyanları okunuyor.

09.55

Tanık şuan dinlenmeye başladı. İş yerindeki kötü koşulları ve baskıyı anlatıyor. Ayak bölgelerinde sürünerek geçebiliyorduk.

10.00

Tanık mahkemeye 2012 yılında ocak içerisinde çekilmiş fotoğrafları sundu.

11.00

"Vardiyalar arasında prim için yarış yaptırılıyordu. Üretim baskısı vardı."

"Örneğin önceki vardiya tarama yapmış ve bitmemiş sonraki vardiyanın da taramaya devam etmesi gerekirken üretim yaptırılıyordu."

11.20

Sanık avukatı: Üretim baskısı deniyor da böyle bişey yok. Neden var diyorsunuz?

Tanık: Zorunlu teknik hazırlık yapılması gerekirken işimiz buyken, bize üretim yaptırıyorlar ise bu baskı değil midir?

11.30

Sanık avukatı soruyor: Madende koşullar bu kadar kötü ise işten çıkarıldıktan sonra niye "işe iade davası" açtınız?

13.00

Madende çekilen fotoğraflardan haberim yok diyen üretim müdürünün madenci kıyafetiyle verdiği pozlar mahkemeye sunuldu.

14.00

Maden ocağında kullanıma uygun olup olmadığı belli olmayan makine ile fotoğraf çekimi yaptıran şirket fotoğrafların delil olmayacağını ifade etti.

YARIN HABER.net

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim