• BIST 90.182
  • Altın 147,082
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 7 °C

Son İki Yılda Hatay'da 17 Kadın Öldürüldü

Son İki Yılda Hatay'da 17 Kadın Öldürüldü
Hatay Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Av. Meral Asfuroğlu, 25 Kasım Kadına Karşı Şiddeti Önleme Günü nedeniyle basın açıklaması yaptı.

Av. Meral Asfuroğlu, Baro Başkanı Av. Ekrem Dönmez'in de hazır bulunduğu basın açıklamasında Hatay'daki kadın hakları ihlalleri ve cinayetleri ile ilgili son iki yılın verilerini paylaştı.

Av. Asfuroğlu, 2013 yılından beri Hatay'da 17 kadının öldürüldüğünü söyledi.

 Hatay Barosu adına açıklama yapan Av. Asfuroğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi;

Kadına şiddet dünyada var olmaya devam ediyor. Ancak ülkemizde korkutucu boyutlarda bir şiddet olgusu var. İstatistiki veriler, ülkemizde şiddetin her yıl daha da katlanarak büyüdüğüne işaret ediyor. Ne yazık ki, özellikle son yıllarda, artık ilimizde de, kadına karşı şiddet terörü giderek artıyor. Daha önceleri kadın cinayetlerine tek tük rastlanırken, Türkiye’yi saran kadına şiddet dalgası şehrimizde de sık rastlanan bir olgu oldu.

Hatay’ın sadece Antakya Adliyesi’ne intikal eden vakalarda, 2013 yılında 86, 2014 yılında 118, 2015 yılının henüz ilk üç ayında 21 kadın yaralandı. 2013 yılında 49, 2014 yılında 47, 2015 yılının ilk üç ayında 10 kadına hürriyeti engelleme suçu işlendi. 2013 yılında 8, 2014 yılında 6, 2015 yılının ilk 3 ayında 3 kadın öldürüldü.

Bir kez daha söylüyoruz; kadın cinayetleri politiktir. Kadını önemsizleştiren, yok sayan, eve kapatan, sokağa çıkmasına kötü gözle bakılmasına neden olan politikaların neticesidir. Öncelikle bu bakış açısının değiştirilmesi gerekmektedir. Kız çocuklarına değer verilerek büyütülmesi ile başlamak gerekiyor. Yasaları değiştirmekle, kadın cinayetleri ve kadına şiddetin sona ermesi mümkün değildir. Öncelikle bir zihniyet değişikliği gerekmektedir. Kadına cinsiyetçi bakış açısı değişmeli, kadına bir meta, önemsiz bir nesne muamelesi yapmaktan vazgeçilmelidir. Bunun için toplumda konu ile ilgisi olan tüm kurumlar gerekli şekilde eğitilmeli, kadına şiddete yönelik davranışları önleme yolları kâğıt üstünde kalmamalıdır. Gerçekten uygulanmalıdır. Pek çok kadın, koruma altında iken öldürülmüştür. Demek ki yeterince korunmamışlar, ya da koruma işi ciddiyetle uygulanmamıştır.

Kadın cinayetlerinde, cinayeti işleyen kişiden önce, cinayete kurban giden kadının namusu sorgulanmaktadır. Adeta cinayete haklı gerekçeler aranmaktadır. Bu tutumlardan derhal vazgeçilmelidir. Kadın cinayetlerinde, haksız tahrik indirimi yerli yersiz uygulanarak, cinayetler adeta teşvik edilmektedir. Bir kadın cinayetinde, sanık tutku derecesinde aşk nedeniyle cinayet işlediği gerekçesiyle haksız tahrik indiriminden yararlanmıştır. Yersiz haksız tahrik indirimi, vicdanları yaralamakta, cinayetlerin artmasına neden olmaktadır.

İstanbul Sözleşmesi adı ile anılan, Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve bunlarla mücadeleye ilişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi ne yazık ki halen uygulanmamakta, kâğıt üzerinde kalmaya devam etmektedir. Kadına şiddetin önlenmesi için sözleşme hükümlerinin bir an önce uygulanmasını talep ediyoruz.

Hatay’da kadın cinayetine kurban giden Fatma Karaca, İpek Bakımcı, Özlem Açıkbaş ve ülkemizdeki diğer cinayet kurbanları kadınları üzüntü ile anıyoruz. Biz Hatay Barosu Kadın Hakları Komisyonu olarak kadına şiddet ve kadın cinayetleri son buluncaya kadar, mağdurların yanında yer alacağız, davaların takipçisi olmaya ve şiddetle mücadeleye devam edeceğiz.

 

                                                                            

 

              

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim