• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 17 °C

"Sorun; Meraklı Devlet"

"Sorun; Meraklı Devlet"
Radikal Yazarı Deniz Zeyrek, bugünkü yazısında, asıl sorunun, Türkiye’de, ilgili ilgisiz birçok kamu görevine getirilen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ‘güvenlik soruşturması’ndan kaynaklandığını belirtti.

Radikal Yazarı Deniz Zeyrek; 

"SORUN ‘GÜVENLİK SORUŞTURMALARI’ 

Türkiye’de, ilgili ilgisiz birçok kamu görevine getirilen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ‘güvenlik soruşturması’ndan geçiyor. Üstelik bu görev de MİT’e verilmiş. Belki abartılı bulabilirsiniz ama MİT’in yaptığı güvenlik soruşturma sayısı 450 bin civarında. 

Yani ‘vatandaş x’, bir rektör, kaymakam ya da diplomat adayı olduğunda, bırakın o kadar ileri yaşları, öğrenci olarak GATA’ya ya da harp okuluna kaydolmak için başvurduğunda bu soruşturmanın doğal hedefi haline geliyor. Sadece kendisinin değil, bütün ailesinin geçmişine bakılıyor. Babasından, kardeşinden, eşinden, hatta memleketinden detaylar soruşturma metninde yer alıyor. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, başbakanlık yaparken, bu soruşturmaların içindeki gereksiz detaylardan o kadar çok rahatsız olmuştu ki göreve gelir gelmez yaptığı ilk iş MİT’e “Artık bu soruşturma dosyalarında yakınlara ilişkin ilgisiz bilgilere yer verilmesin” diye talimat göndermek olmuştu. 

Peki MİT bu alışkanlığı bıraktı mı? Müsteşar Hakan Fidan, sadece dış istihbaratla uğraşan bir istihbarat örgütü yaratmaya çalışsa da hayır. MİT, bu tür soruşturmalarda hâlâ arşivini ve konu komşudan bilgi toplama yöntemini bırakmadı. Haliyle de soruşturma belgelerinde vatandaşların ilgisiz eğilimleri, bilgileri de yer almayı sürdürüyor. 

MUHBİR VATANDAŞ DA GÖREVDE 

MİT, güvenlik soruşturmaları dışında sadece kendi güvenlik değerlendirmelerine göre ‘hedef’ olarak belirlediği kişilerle ilgili istihbarat çalışması yapmıyor, aynı zamanda muhbir vatandaşlardan gelen iddialara da bakıyor. İpe sapa gelmeyenleri ayıklıyordur elbet. Ancak birçoğunu ileride ‘MİT’e ihbar edilmiş ama ciddiye alınmamış’ durumu yaşanmasın diye değerlendiriyor. Arşivine bakıyor. İddianın ciddiyetine göre arazide araştırma yapıyor. İhbarın asılsız olduğu ortaya çıkana dek de birçok bilgi topluyor. 

İMHA VE ‘DAR ÇERÇEVE’ ŞART 

Haliyle de MİT’in birimlerinde dolaşımda olan hayli fazla ‘kişisel’ bilgi var. Bu bilgilerin birçoğu belgelere girmiyor olabilir. Ancak son örnekte olduğu gibi devletin gizli servisindeki dar bir grup içinde dolaşımda olan bilgilerin bile dışarı sızdığı bir ortamda, bu kişisel bilgileri arşivlerde uzun süre saklamak son derece sakıncalı. Diğer taraftan devletin aldığı her eleman için, ‘suçun kişiselliği’ ilkesinden yola çıkarak ‘adli sicil kaydı’ ile yetinmemesi, eşleri, kardeşleri, çocukları araştırma alışkanlığından vazgeçmemesi de bu tür sonuçları doğuruyor. "

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim