• BIST 107.693
  • Altın 143,178
  • Dolar 3,5353
  • Euro 4,1382
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 26 °C

SORUŞTURMA İZNİ ALINMAYAN AVUKATIN HUKUKİ DURUMU

Prof. Dr. Ersan ŞEN

Bir avukatın mesleği ile ilgili veya mesleğini icrası sırasında, yani avukatlık görevinden doğan veya avukatlık görevini ifası sırasında işlediği iddia olunan suçtan dolayı Avukatlık Kanunu m.58 ve 59’da öngörülen soruşturma ve kovuşturma izni prosedürü yerine, CMK m.160 ve devamında öngörülen genel soruşturma usulünün uygulanması doğru değildir. Avukatlık Kanunu’nda düzenlenen soruşturma ve kovuşturma izni gözardı edilerek, açılan bir kamu davasında bu eksikliği fark eden mahkeme, ya durma kararı vererek, bir avukat hakkında açılan davaya ilişkin dosyayı soruşturma izni için doğrudan Adalet Bakanlığı’na gönderecek, eğer avukatın yanında bu sıfatı taşımayan bir başka sanık varsa avukatın dosyası yönünden tefrik kararı vermek suretiyle mahkemenin ayrı esasına kaydederek dosyayı soruşturma izni verilmesi için Adalet Bakanlığı’na gönderecek ya da takip şartı eksikliği nedeniyle durma kararı verdikten sonra dosyayı olduğu gibi ilgili başsavcılığa gönderecektir. Bunlardan hangisi uygulanmalıdır?

Özel kanun niteliği taşıyan ve genel kanuna üstün olan Avukatlık Kanunu m.58/1’de, bir avukatın görevinden doğan veya görev sırasında işlediği iddia olunan suçlardan dolayı Adalet Bakanlığı’nın vereceği izne bağlı olarak soruşturma yapılması ve suça konu eylemin işlendiği yer cumhuriyet savcısı tarafından önce inceleme yürütülüp, Adalet Bakanlığı’nın soruşturma izni vermesi üzerine dosyanın suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi cumhuriyet başsavcılığına gönderilmesi öngörülmüştür. Bu konuda, kovuşturma yapacak mahkemeye hiçbir yetki verilmemiştir. Anayasa m.138/1 uyarınca, mahkemeler kanunlarla bağlıdır.

Avukatlık Kanunu’nda öngörülen soruşturma izni şartı bir takip şartıdır. Buna göre; Adalet Bakanlığı’ndan soruşturma izni alınmaksızın soruşturma açılamayacağı gibi, soruşturma izni alınmadan başlatılan soruşturma ve açılan dava durmalı, ancak davanın açıldığı mahkemece, dosya tefrikle ayrı bir esasa kaydedilmeyip, soruşturma izni eksikliğinden ve takip şartı yokluğundan aynen ilgili başsavcılığa iade edilmelidir. Bu eksikliğin, cumhuriyet savcısı yerine geçerek yerel mahkemece tamamlanması mümkün değildir.

Avukatlık Kanunu, bu konuda net bir hükme yer vermiştir. Buna göre, bir avukat hakkında görevinden doğan veya görev sırasında suç işlediği iddiası ile soruşturma izni alınmadan, bırakalım iddianame düzenleyip dava açmayı, cumhuriyet savcısı tarafından soruşturma bile başlatılamaz. Bu usul kuralı kesin olup tartışmasızdır. Mahkeme, soruşturma iznine muhtaç olan dosyayı tefrikle ayrı esasa kaydetmek yerine, hiçbir işlem yapmaksızın dosyayı olduğu gibi ilgili başsavcılığa göndermelidir.

Soruşturma izni eksikliği, yalnızca ilgili başsavcılık tarafından giderilebilir. Durma kararı veren mahkemenin, savcı yerine geçip Adalet Bakanlığı’ndan soruşturma izni alması, Avukatlık Kanunu m.58 ve 59’da öngörülen prosedürün tatbiki mümkün değildir. Çünkü bu yetki, yalnızca ilgili cumhuriyet başsavcılığına aittir. Mahkeme ise, sadece soruşturma izni eksikliğini tespit ettiği dosyayı ilgili cumhuriyet başsavcılığına gönderme yetkisine sahiptir.

Avukatlık Kanunu m.58 ve 59 incelendiğinde; öncelikle soruşturma izni için dosyanın Adalet Bakanlığı’ndan suçun işlendiği yer cumhuriyet başsavcılığına gelmesi, başsavcılık özel soruşturma bürosu tarafından ana dosyanın soruşturmasına ve duruşmasına katılmayan savcı, başsavcı vekili veya bizzat başsavcı tarafından soruşturma iznine konu dosyanın incelemeye alınması, avukatlardan bilgi alınması, dosyanın ve delillerin değerlendirilmesi ve incelemeyi yürüten savcı tarafından kendi görüşünü de içeren hazırlanacak fezleke ile birlikte dosyanın soruşturma izni için Adalet Bakanlığı’na gönderilmesi gerekir (Avukatlık Kanunu m.58/1). Adalet Bakanlığı soruşturma izni verdiği takdirde, bu defa dosyanın Avukatlık Kanunu m.59/1 uyarınca suçun işlendiği yer cumhuriyet başsavcılığına değil, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi cumhuriyet başsavcılığına gönderilmek suretiyle, soruşturma izni alınmayan avukat hakkında soruşturma başlatılabilmesi mümkündür.

Yapılacak soruşturma sonunda savcı son soruşturmayı açmaya karar verirse, iddianame yerine geçen belgeyi hazırlayıp, son soruşturma izni için dosyayı ağır ceza mahkemesine göndermesi gerekir (Avukatlık Kanunu m.59/2). Avukatın, ağır ceza mahkemesinden talepte bulunma hakkı vardır (Avukatlık Kanunu m.59/3). Avukat hakkında son soruşturmanın, yani kovuşturmanın açılmasına karar verildiğinde duruşma iddiaya konu suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesinde yapılır.

Yeri gelmişken belirtmeliyiz ki, Adalet Bakanlığı hakkında usule uygun soruşturma izni alınmayan avukat “sanık” olarak gösterilemez. CMK m.2/1’in (b) bendine göre sanık, hakkında kabul edilmiş iddianame ile kovuşturma başlatılan kişidir. Avukat hakkında; Avukatlık Kanunu m.58 ve 59’da öngörülen usule uygun açılmış kamu davası olmadıkça, bir avukatın görevinden doğan veya görevi sırasında işlediği iddia olunan bir suçtan dolayı “sanık” sayılması ve belgelerde bu sıfata yer verilmesi doğru değildir.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim