• BIST 89.695
  • Altın 145,860
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -1 °C

STK’lar Silvan Olaylarını Raporladı: Tablo Vahim!

STK’lar Silvan Olaylarını Raporladı: Tablo Vahim!
Diyarbakır’daki sivil toplum örgütleri tarafından Silvan’da yaşanan olaylar ile yapılan incelemeler sonucu hazırlanan rapor açıklandı.

İHD, TİHV, Diyarbakır Barosu, Mezopotamya Hukukçular Derneği (MHD) ve Diyarbakır Tabip Odası, Silvan'da yaşanan olaylarla ilgili hazırladığı raporda, planlanan operasyonun uygulama şeklinin, görgü tanıklarının anlatımı ve inceleme çalışmaları sonucunda, sivil yurttaşların can ve mal güvenliğinin tehdit edilecek nitelik taşıdığı belirtildi. Raporun ayrıntıların paylaşan İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, “Olayların bütün boyutları ile açığa çıkartılması amacıyla etkin bir soruşturma başlatılmasını talep etmektedir” dedi. STK’lar, çözüm için taraflara diyalog ve müzakereye dönülmesi çağrısı yaptı.

İHD, TİHV, Diyarbakır Barosu, Mezopotamya Hukukçular Derneği (MHD) ve Diyarbakır Tabip Odası, Silvan'da yaşanan olaylar ve hak ihlallerine ile ilgili ilçede yaptıkları incelemenin ardından ortak bir rapor hazırladı. Hazırlanan rapor İHD Diyarbakır Şube binasında düzenlenen basın toplantısı ile kamuoyuna deklere edildi. Raporu okuyan İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, yaptıkları incelemelerde elde ettikleri tespitleri açıkladı.

‘Operasyon, sivil yurttaşların can ve mal güvenliğini tehdit edecek şekilde yapıldı'

Planlanan operasyonun uygulama şeklinin, görgü tanıklarının anlatımı ve inceleme çalışmaları sonucunda, sivil yurttaşların can ve mal güvenliğinin tehdit edilecek nitelik taşıdığını ifade eden Bilici, “Sivil yurttaşlar gerçek silah kullanmak suretiyle hedef alındığı tespit edilmiştir.

Operasyon sırasında sivil yurttaşlara ait, ev, iş yerleri ve özel araçların güvenlik görevlilerinin rasgele açtığı ateş sonucu kurşunlandığı ve yakılmasına sebebiyet verildiği tespit edilmiştir. Operasyon sırasında, mahalle aralarında güvenlik güçlerinin rasgele açtığı ateş sonucu pek çok ev, iş yeri ve özel araç kullanılamaz hale getirilerek tahrip edilmiştir. Bu sırada güvenlik güçlerinin mahalle sakinlerinin duyabileceği şekilde ve bağırarak ‘Ölürüm Türkiye’m” isimli türküyü söylediği ve tekbir getirdiği yine mahalle sakinlerinin duyabileceği şekilde ölüm tehditlerinde bulundukları görgü tanıklarının beyanlarıyla tespit edilmiştir” dedi.

‘Uyarılara rağmen sivillere rasgele ateş açıldı’

Bilici elde ettikleri tespitlere şöyle devam etti: “Ateş altında kalan ve can güvenliği tehdit edilen yurttaşların ‘ateş etmeyin burada siviller var’ şeklinde güvenlik güçlerine uyarıda bulunmalarına rağmen, güvenlik güçlerinin uyarılara aldırış etmeden rasgele ateş etmeyi sürdürdükleri tespit edilmiştir. Gece saatlerinden itibaren ilçeye yapılan askeri ve polisiye sevkıyatın yarattığı tedirginlik ilçede yaşayan yurttaşların ilçeyi terk etmelerine neden olduğu tespit edilmiştir. Heyetimizce yapılan gözlemlerde birçok evin kapısının kırılarak içeri girildiği ve konutlarda arama yapıldığı tespit edilmiştir.

Anayasanın 21. Maddesi uyarınca kimsenin konutuna dokunulamaz, herhangi bir mahkeme kararı olmadan yapılan bu aramalar nedeniyle kişilerin konut dokunulmazlığı hakkı ihlal edilmiştir. Ayrıca yapılan aramaların tüm evi dağıtarak ve eşyalarına zarar vererek yapıldığı tespit edilmiştir. Yurttaşlardan alınan bilgilere göre olay günü sağlık hizmetleri durma noktasına geldiği ve hiçbir sağlık merkezi ve özel tıp merkezinin hizmet vermediği ve kapalı olduğu olayda, ölen yurttaşın ve diğer yaralıların çatışma altında yurttaşlar tarafından özel araçlarla Silvan Devlet Hastanesi’ne götürüldüğü, Acil Servise yapılan müdahale sonrası Diyarbakır’a sevk edilmiştir. Kolluk kuvvetlerince ambulansların güvenlik gerekçesiyle olay yerine gitmeleri engellenmiştir.”
 
Diyalog ve müzakereye dönülmesi çağrısı

Tespitlerin ardından raporda yer alan öneriler ise şu şekilde belirtildi:

*Heyetimiz olayların gerçekleşme sebebi ve oluş şeklinin benzerlikleri karşısında 12.08.2015 tarihli Şırnak Silopi olayları raporumuzda da belirttiğimiz ve önerdiğimiz üzere, sivilleri hedef alan ve yaşam hakkı ihlali başta olmak üzere ağır insan hakları ihlaline neden olan saldırıları kınamaktadır. Olayların bütün boyutları ile açığa çıkartılması amacıyla etkin bir soruşturma başlatılmasını talep etmektedir.

*Heyetimize ifade edilen operasyon sırasında ve sonrasında kolluk kuvvetlerinin sivil halka yönelik, tehdit, hakaret, saldırılar ve özellikle sağlık ocağı alanında kamuoyuna yansıyan ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik eden’ davranış ve sloganlara ilişkin adli ve idari soruşturmaların derhal başlatılması ve bu soruşturmalar süresince ilgili personel ve amirlerinin açığa alınması gerekmektedir.

*Yapılan operasyonlar neticesinde heyetimizce yapılan gözlem ve incelemelerde kişilerin konut ve işyerlerinde ciddi tahribatlar oluştuğu gözlemlenmiştir. Anayasanın 35. maddesi ile İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin (İHAS) EK 1 No’lu protokolün 1. maddesi uyarınca herkes mallarının dokunulmazlığına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. Yapılan operasyon neticesinde kişilerin mülkiyetlerine ciddi zararlar verilerek Anayasanın 35. maddesi ile İHAS’ın 1 No’lu protokolünün 1. maddesinde korunan hakları ihlal edilmiştir. Bu çerçevede kişilerin mülkiyet hakkına getirilen bu zararların derhal karşılanması gerekmektedir.

Diyarbakır Valiliği tarafından bir zarar tespit komisyonu oluşturularak, olaylar sırasında yurttaşların yaşadığı maddi ve manevi mağduriyetleri karşılanmalıdır.

*Silvan da olayların ve operasyonun devamı sırasında tüm iletişim kanallarının (telefon, internet vb.) herhangi bir yargı kararı olmaksızın kesilmiş olduğu gözlemlenmiştir. Herhangi bir yargı kararı olmaksızın kişilerin anayasanın 22. maddesi ile korunan haberleşme hürriyeti ile 26. maddesindeki düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti keyfi olarak sınırlandırılmıştır. Bu sınırlandırma aynı zamanda Silvan dışındaki diğer yurttaşların haber veya fikir almak ile vermek haklarını da ihlal etmiştir. Bu şekilde sınırlandırmaya sebebiyet veren kişi ya da kurumlar hakkında adli ve idari soruşturmaların başlatılması gerekmektedir.

*Olası olayların önlenmesi için Yerel Mülki Birimler, ilçedeki siyasi parti, Sivil Toplum örgütleri ve kanaat önderleri ile diyalog süreci geliştirmelidir.

*Rasyonel çözüm yollarını tüketmeden yapılan operasyonda sivillerin güvenliğine dönük bir planlama yapılmamış olduğu aşikâr olup sivil güvenliğini riske atan ölçüde ve şiddette ağır silahlar kullanılarak bir müdahale gerçekleştirilmiştir. Hal böyle iken yüzlerce özel hareket timinin kullanılması kolluğun fiillerinin denetlenemez hale gelmesine sebebiyet vermiştir. Kolluğun böylesi operasyonlarda en ciddi şekilde ve aralıksız olarak denetlenmesi gerekmektedir.

*12 Ağustos 2015 tarihinde İHD ve TİHV tarafından kamuoyuna açıklanan ‘Şırnak Silopi Olayları Raporu’nun sonuç ve öneriler başlığı altında yer verilen, gerçekleşmesi olası operasyonların yeni hak ihlallerine yol açacağı yönündeki endişeler ifade edilmiş olmasına rağmen, maalesef bir kez daha haklı olduğumuzu ortaya çıkarmıştır. Bu sebeple endişe ve kaygılarımız artarak devam etmektedir.

*Heyetimiz genel olarak çatışmalı süreç ile birlikte yaşam hakkı başta olmak üzere artan hak ihlallerine dikkat çekmektedir. Bu sebeple seçim hükümetini güvenlik politikalarından bir an önce vazgeçmeye ve yeniden çatışmazsızlığın sağlanıp, taraflara diyalog ve müzakereye dönülmesi çağrısında bulunmaktadır.

Kaynak: Diyarbakır Özgür Haber
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim