• BIST 89.695
  • Altın 145,860
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -1 °C

Sulh Ceza Hakimlikleri, Özgürlükleri Sıfırladı

Sulh Ceza Hakimlikleri, Özgürlükleri Sıfırladı
İstiklal Mahkemeleri'ni hatırlatan yetkilerle donatılan Sulh Ceza Hakimlikleri tutuklama, yakalama, arama, gözaltı ve itiraz kararlarında tek yetkili makam haline getirildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 17/25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun ardından Fransa dönüşü sözde paralel yapıya yönelik “Bir proje geliştiriyoruz, o bitince süreç hızlanacak… Binlerce dava açacağız.” sözlerinden sonra hayata geçirilen sulh ceza hakimlikleri verdiği kararlarla son iki yılın en çok tartışılan kurumlardan biri oldu.

İstiklal Mahkemeleri'ni hatırlatan yetkilerle donatılan Sulh Ceza Hakimlikleri tutuklama, yakalama, arama, gözaltı ve itiraz kararlarında tek yetkili makam haline getirildi. 21 Temmuz 2014'te göreve başlayan hakimliklerin bir gün sonra yolsuzluk ve rüşvet operasyonunu yapan polisleri gözaltına alması ve tutuklaması da kurulan hakimliklerin ileride yapacağı operasyonların habercisi oldu. İktidarın sopası haline gelmekle suçlanan hakimlikler birçok gazeteciyi tutukladı, gazetelere arama kararı verdi, milyarlarca liralık sermayesi olan şirketlere kayyım atadı, cumhurbaşkanına hakaret ettiği iddiasıyla başta şehit yakınları olmak üzere vatandaşların korkulu rüyası haline geldi. Sulh ceza hakimlikleri en büyük eleştiriyi ise hukukçulardan aldı. Türkiye'nin önde gelen hukukçuları, sulh cezaları İstiklal Mahkemeleri ve Yassıada Mahkemeleri'ne benzetti. Yargıçlar Sendikası İstanbul Temsilcisi Hakim Nuh Hüseyin Köse ise “Sulh ceza hakimlikleri yargının yürütme kanadı tarafından kuşatıldığının bir göstergesidir.” dedi.  

Sulh ceza hakimlikleri nasıl kuruldu?   

17 Aralık 2013 yolsuzluk ve rüşvet operasyonu sonrası AKP iktidarı yargıyı dizayn etmeye yönelik çalışmalar başlattı. Önce, iki yıla kadar hapis cezaları ve bunlara bağlı adlî para cezalarına bakan sulh ceza mahkemeleri kaldırılırken bütün yetkileri asliye ceza mahkemelerine devredildi. Torba yasayla ise sulh ceza hakimliği kurumu getirilerek arama, yakalama, tutuklama kararı verme gibi soruşturma işlemlerine ilişkin görev ve yetkileri tek bir hakimde toplandı. Böylece sulh ceza hakimlikleri ile süper yetkili hakimler oluşturuldu. İlk etapta, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) tarafından 112 hakim görevlendirildi. Türkiye'nin en önemli adliyesi olan İstanbul Adliyesi'nde farklı zamanlarda sulh ceza hakimi olarak 10 isim atandı.

Tabii hakimlik ilkesi ihlal edildi, anayasa çiğnendi

Uygulamayı Yassıada Mahkemesi'ne benzeten hukukçular sulh ceza hakimliklerinin Anayasa'nın 37. maddesinde düzenlenen bir uyuşmazlığın, ancak uyuşmazlığın doğumu anında görevli ve yetkili olan mahkeme tarafından yargılanabileceği, olaydan sonra çıkarılacak bir kanunla kurulacak bir mahkeme tarafından yargılanmasının yasak olduğunu belirten ‘tabii hakimlik' ilkesine aykırı olduğunun altını çiziyor.

Hakimler de rahatsız

Halen görevde olan yargıçlar da sulh ceza hakimliklerinden rahatsızlık duyuyor. Geçtiğimiz mart ayında İstanbul'daki hakimlik sayısı altıdan ona yükseltilirken, 7. Sulh Ceza Hakimi olarak atanan Emine Çiğdem Yılmaz ve 8. Sulh Ceza Hakimi olarak atanan İbrahim Lorasdağı görevi kabul etmemişti. Diğer yandan hakim ve savcıların ortak paylaşım sitesi adalet.org'da da sulh ceza hakimliklerine büyük tepki gösterildi. Sitenin kurucusu olan Hâkim Aydın Başar, “Aynı Osmanlı'nın vezirlerine benziyorlar. Siyasetle geliyorlar, siyaseten katl ile gidiyorlar. ” diyor

Kanunî hâkim güvencesi MADDE 37

Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz. Bir kimseyi kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz.

17 Aralık 2013 rüşvet ve yolsuzluk operasyonu sonrası torba bir yasa ile kurulan sulh ceza hakimlikleri Türkiye'nin en karanlık dönemlerinde uygulanmamış hukuk cinayetlerine devam ediyor. Akademisyeninden işadamına gazetecisinden esnafına birçok isim antidemokratik uygulamaların mağduru.

Kapalı devre itiraz sistemi ile adil yargılanma engellendi

Sulh ceza hakimliklerinin eleştirilmesine neden olan konulardan biri de kapalı kutuya benzetilen itiraz sistemi. Sulh ceza hakiminin verdiği kararlara itirazlar üst mahkemeye yapılamıyor. Bir sulh ceza hakiminin kararına karşı bir  sonraki numaralı sulh ceza hakimi karar veriyor. Bu durum ise kişilerin hürriyeti gibi önemli konularda birkaç hakimin karar vermesine neden oluyor. Hukukçular ise itiraz usulü nedeniyle sulh ceza hakimliklerinin hukuk devleti ilkesine, tabii hâkim ilkesine, kişi özgürlüğü ve güvenliği ile adil yargılanma hakkına aykırı olduğunu belirtiyor.

Sulh ceza hakimi bile bu projeye itiraz etti

Sulh ceza hakimliklerinin kurulmasına ilk tepki yine bir sulh ceza hakiminden geldi. Eskişehir 1. Sulh Ceza Hâkimi Kemal Karanfil söz konusu hâkimliklerin kurulmasının ve bu hâkimliklere verilen yetkilerin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi'ne itiraz başvurusunda bulundu. Başvurunun ilk incelemesini yapan AYM, başvurunun şekil şartlarına uygun yapıldığını belirterek, esasa geçti. Başvuruyu esastan inceleyen Yüksek Mahkeme, iptali istenen maddelerin Anayasa'ya aykırı olmadığına karar vererek 14 Ocak 2015 tarihli toplantısında sulh ceza hakimliklerinin iptali istemini oy birliğiyle reddetti.  Sulh ceza hakimliklerinin kararlarına itirazın kapalı usul olduğuna yönelik iptal istemini ise AYM oy çokluğuyla reddetti. Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri de sulh ceza hakimliklerini tabii hakimlik ilkesine aykırı bularak Anayasa Mahkemesi'ne taşıdı. Ancak 14 Haziran 2015 tarihinde AYM 3'e karşı 14 oyla CHP'nin başvurusunu reddetti. Böylece sulh ceza hakimliklerinin önündeki bütün engeller kalkmış oldu. Sulh ceza hakimliklerine karşı CHP'nin başvuruları bununla sınırlı kalmadı. CHP, sulh ceza hakimliği sisteminin kaldırılması için Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) kanun teklifi verdi.

Birçok hukukçu Sulh Ceza Hakimlikleri'nin Anayasa'nın 37. maddesine aykırı olduğu görüşünde. Çok geniş yetkiler verilen bu birim sadece kişileri tutuklamak ya da gözaltına almakla kalmıyor milyarlarca dolarlık şirketlere bir savcı talimatıyla el koyabiliyor.

BU KARARLAR DARBE DÖNEMİNDE BİLE ALINMADI

Sulh ceza hakimlikleri eliyle ilk defa , “cumhurbaşkanına hakaretten” tutuklamalar yapıldı. Erdoğan'ın cumhurbaşkanı olmasından sonra ‘cumhurbaşkanına hakaretten' açılan soruşturmalar son 1,5 yılda zirve yaptı. Cumhurbaşkanına hakaret davalarına asliye ceza mahkemesi bakarken soruşturma aşamasında gözaltı, yakalama ve tutuklama kararlarını veren sulh ceza hakimlikleri, hakkında soruşturma açılan birçok gazeteci ve vatandaşı cezaevine gönderdi. 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül döneminde hiç kimse cumhurbaşkanına  hakaret suçlamasından tutuklanmazken Erdoğan ve sulh ceza hakimlikleri döneminde şehit yakını Kazım İpek'ten Today's Zaman Genel Yayın Yönetmeni Bülent Keneş'e, Avukat Umut Kılıç'tan 16 yaşındaki liseli M.F.K'ya kadar 19 kişi cumhurbaşkanına hakaret ettiği iddiasıyla sulh ceza hakimlikleri tarafından tutuklandı.

Milyarlarca dolar cirosu olan şirketlere sulh ceza hakimi kararıyla kayyım atandı

Sulh ceza hakimliklerinin icraatları bununla da sınırlı kalmadı. Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 133. maddesinde düzenlenen soruşturma sırasında tedbir amaçlı kayyım atama hükmü bahane edilerek milyar dolar lira değerindeki holdinglere 25 Ekim günü bir sulh ceza hakiminin kararıyla kayyım atandı. İlk olarak işadamı Akın İpek'in sahibi olduğu İpek Koza Holding'e Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliği kararıyla kayyım atandı. Böylece Bugün Gazetesi, Millet Gazetesi, Bugün TV ve Kanaltürk televizyonunda içinde olduğu 23 şirketin yönetimi iktidara yakın olduğu iddia edilen kayyımlara bırakıldı. 18 Kasım günü ise 1,5 milyar liralık ciroya sahip ve 19 şirkete, vakıf ile bir derneği bünyesinde bulunduran Kaynak Holding'e  Ankara 10. Sulh Ceza Hakimi'nin kararıyla 7 kayyım atandı.

Erişim engellemeleri

İnternet yasası da olarak bilinen 5651 sayılı kanunun 8. maddesinde düzenlenen hükme göre soruşturma aşamasında erişimin engellenme yetkisi olan sulh ceza hakimlikleri birçok erişime engelleme kararı verdi. 29 Mayıs 2015 tarihinde İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği'nin kararıyla Cumhuriyet Gazetesi'nin MİT TIR'ları haberlerine erişim engeli uygulandı. Erişime engellenen Web adlı internet sitesinin istatistiklerine göre bugüne kadar 357 erişim engeli kararına sulh ceza hakimliklerinin imza attığı belirtiliyor. Başta Suruç'taki patlama görüntüleri, Savcı Selim Kiraz'ın şehit edildiği günle ilgili haberler ve görüntüler olmak üzere Nokta Dergisi, DİHA, Sendika.Org, ANF, Özgür Gündem'in internet siteleri de birçok kez erişim engeli kararı verilen kurumların başında geliyor.

Yayın yasakları

Tartışılan uygulamalarından biri de verdiği yayın yasakları oldu. Türkiye'nin en kanlı saldırısı olan ve 104 kişinin hayatını kaybettiği Ankara saldırısı sonrası Ankara 6. Sulh Ceza  Hakimliği olayla ilgili haberlere yayın yasağı kararı vermişti. Cumhuriyet Gazetesi'nin çok konuşulan MİT TIR'ları haberine de İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği kararıyla yayın yasağı getirilmişti . Diğer yandan Suruç patlaması, Yüksekova'da 3 askerin şehit edilmesi ve Bingöl'de 2 polisin şehit edildiği olaylar başta olmak üzere birçok olaya yayın yasağı getirdi.

HUKUKÇULAR İSYANDA: ANAYASA ÇİĞNENİYOR

Gazeteci Taha Akyol: (24 Ocak 2015)Sulh ceza hakimliklerini Anayasa'ya uygun saymak skandal olur. CHP'nin açtığı başka bir dava var. O dava daha karara bağlanmadı. Anayasa Mahkemesi'nin iptal etme ihtimali var. Benim hukuki kanaatim, sulh ceza hakimliklerinin Anayasa'ya aykırı olduğudur. (Bugün TV)

Prof. Dr. İzzet Özgenç: (25 Haziran 2015)Hukuk adına utanç verici uygulamalara sebebiyet vermiştir. Anayasa Anayasa Mahkemesi'nin söz konusu kararıyla kıdem kazanmış olan bu düzenlemeler hiçbir zaman hukuka uygun hale gelemez.

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu: (28 Nisan 2015)Bugün Gazetesi Bizde sırf siyasi iktidar kendini daha güvencede hissetsin diye olsa gerek, tarihten gelen ve mantıksal dayanakları olan bu sistem kaldırılıp mantıksız bir düzen getirildi. İki yüzyıllık geçmişinde ilk defa sulh cezanın kararına bir başka sulh cezanın bakması gibi sığ, siyasi, ilkel bir düzen bu.

Prof. Dr. Ergun Özbudun: (26 Nisan 2015)Gri Hat “İstenmeyen olayların temelinde, Sulh Ceza Hakimlikleri'ni yaratan kanun değişikliği yatmaktadır. Sistem, yargı bağımsızlığına ve hukuk devleti ilkelerine ağır bir darbedir.”

Prof. Dr. Kemal Gözler:  (29 Ağustos 2014)Kemal Gözler, “Sulh Ceza Hâkimlikleri ve Tabiî Hâkim İlkesi: ‘Sahur Operasyonu' Hakkında Bir Açıklama” Gün geçtikçe sulh ceza hâkimliklerinin adliyenin iyi işlemesi gibi saf kamusal amaçlarla değil, birtakım art niyetlerle kuruldukları yolundaki iddiaları teyit eden gelişmeler yaşadık.

Eğer bu böyleyse 2014 yılında kurulan sulh ceza hâkimliklerinin, Cumhuriyet'in ilk yıllarında çalışan İstiklal Mahkemeleri'nden ve 27 Mayıs 1960 hükûmet darbesinden sonra Yassıada'da faaliyet gösteren “Yüksek Adalet Divanı”ndan bir farkı yoktur.

Eski İstanbul Baro Başkanı Muammer Aydın: Sulh Ceza Hakimlikleri'nin oluşturulması siyasi iktidarın dahli olmamış olsaydı, uygun olabilirdi. Yargı adına dosyadaki deliller adına karar verilseydi bir sorun olmazdı. Ancak kamuoyunda şöyle bir inanç var: ‘Sulh ceza hakimleri tamamen siyasi iktidarın güdümündeki hakimlerden seçildi. Dolayısıyla iktidarın istekleri doğrultusunda hareket ediyor.' şeklinde düşünülüyor. Oysa Anayasa'nın 138. Maddesi'nde hakim ve savcılara emir ve talimat verilemez deniliyor. Hukukçular olarak bu hakimliklerin kararlarının objektif olmadığını düşünüyoruz.

Eski Yargıtay Başkanı Prof. Dr. Sami Selçuk: Aksiyon dergisinin  “Yassıada Mahkemesi ile benzeşiyor mu?” sorusuna cevabı:  Yassıada gibi! (29 Eylül 2014)  Evet. Çünkü doğal yargıç kavramına onlar da aykırıydı. Suç sonrası oluşturulan mahkeme doğal yargıç ilkesine aykırıdır. Bunlar suçu işledikten sonra ihdas edilen yargı organları oldukları için doğal yargıç ilkesine aykırı idiler. Yassıada'da kurulan Yüksek Adalet Divanı adlı mahkeme tam anlamı ile doğal yargıç ilkesine aykırıdır.

KURULUŞUNDAN GÜNÜMÜZE SÜREÇ NASIL İŞLEDİ?

23 Haziran 2014

Dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan: “Bir proje geliştiriyoruz. Bu işin altyapısını oluşturuyoruz. O bitince süreç hızlanacak. Onlar nasıl bize yüzlerce dava açtı, biz de onlara yüzlerce, binlerce dava açacağız.

» 29 Haziran 2014

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, sulh ceza hakimliklerini düzenleyen yasayı onayladı.

» 17 Temmuz

HSYK, yurt çapında 112 sulh ceza hakimini görevlendirdi.

» 21 Temmuz

Sulh ceza hakimlikleri göreve başladı.

» 22 Temmuz

Sulh ceza hakimlikleri ilk operasyonunu Yolsuzluk, Ergenekon, Balyoz, KCK ve Selam Tevhit Kudüs Ordusu Terör Örgütü gibi önemli soruşturmalarda görev almış emniyet personeline yaptı. Sahur vakti 115 emniyet görevlisi hakkında gözaltı kararı çıkartıldı.

» 29 Temmuz

11 emniyet görevlisi, 17 Aralık yolsuzluk şüphelilerini tahliye eden İstanbul sulh ceza hakimleri tarafından tutuklandı.

» 14 Aralık

İstanbul 3. Sulh Ceza Hâkimliği'nin kararı ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla polisler Zaman Gazetesi'ne operasyon düzenledi. Ekrem Dumanlı ve Hidayet Karaca başta olmak üzere 31 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarıldı.

» 19 Aralık

Hidayet Karaca ve 3 polis, 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandı.

» 25 Aralık

CHP ve MHP il teşkilatlarında 17-25 Aralık yolsuzluk operasyonlarının yıldönümü için hazırlanan afişler bahane gösterilerek sulh ceza hakimliklerince  arama kararı çıkarıldı.

» 30 Aralık

Twitter hesabından 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet olaylarına tepki gösteren gazeteci Sedef Kabaş'ın evinde arama yapıldı ve gözaltına alındı. Ardından İstanbul 2. Sulh Ceza Hakimliği tarafından serbest bırakıldı.

2 Mart 2015

Gazeteci Mehmet Baransu yaptığı Balyoz haberleri gerekçe göstererek nöbetçi 5. Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandı. 31 Ağustos 2015: Siirt'te şehit olan asker Erzurumlu jandarma er Recep Beycur'un akrabası Kazım İpek, Cumhurbaşkanı'na hakaret ettiği gerekçesiyle Hınıs Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandı.

» 1 Eylül

Ankara 7. Sulh Ceza Hakimliği'nin verdiği kararla Bugün, Millet gazeteleri ile Kanaltürk, Bugün televizyon kanallarını bünyesinde barındıran Koza İpek Holding'in 23 şirketinde polisler tarafından arama yapıldı.

» 20 Eylül

Gazeteci Gültekin Avcı, Selam-Tevhit'te kumpas suçlamasıyla nöbetçi İstanbul 2. Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandı.

» 21 Eylül

Ankara 5. Sulh Sulh Ceza Hakimliği tarafından Özel Samanyolu Eğitim Kurumları'na arama kararları çıkarıldı. 150 polisle okullar basıldı, bebek beşiklerinin altı bile arandı.

» 4 Ekim

Hürriyet Gazetesi yazarı Ahmet Hakan'ı darp ederek burnunu ve kaburgasını kıran 7 kişi hakim karşısına çıkarıldı. Bir saldırgan İstanbul 6'ncı Sulh Ceza Hakimliği'nce tutuklanırken 6'sı serbest bırakıldı.

» 10 Ekim

Attığı tweet'lerden dolayı Today's Zaman Gazetesi GYY Bülent Keneş, 7. Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandı. 26 Ekim 2015: Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliği, İpek Koza Holding'e ait medya kurumlarına ve 21 şirkete kayyım atadı.

» 2 Kasım

Seçim sonrası çıkan Nokta Dergisi hakkında İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliği toplatma kararı çıkardı.

» 3 Kasım

Nokta Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Cevheri Güven ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Murat Çapan “hükümete karşı halkı silahlı isyana teşvik” suçlamasıyla 8. Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandı.

» 11 Kasım

Özgür Bugün Gazetesi'nin Zaman Gazetesi'ne bağlı matbaada basıldığını gerekçe gösteren Bakırköy 3. Sulh Ceza Hakimliği Zaman Gazetesi'ni arama kararı verdi. Helikopter, Toma ve birçok polis eşliğinde Zaman Gazetesi'nin binasında arama yapıldı.

» 18 Kasım

Anadolu 10. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından Kaynak Holding'e ait 19 şirket, 1 vakıf ve 1 derneğe kayyım atandı.

» 27 Kasım

MİT TIR'larıyla ilgili yaptıkları haberler nedeniyle ‘casuslukla' suçlanan Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Erdem Gül İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandı.

» 26 Aralık

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nin (ÇOMÜ) eski Rektörü Prof. Dr. Sedat Laçiner, işadamı, doktor ve avukatların da içinde olduğu 28 kişi gözaltına alındı.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim