• BIST 89.879
  • Altın 145,062
  • Dolar 3,6242
  • Euro 3,9031
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 2 °C

‘Süreç'teki Hatalar PKK-KCK'ya Yaradı

‘Süreç'teki Hatalar PKK-KCK'ya Yaradı
TSK'nın, PKK'ya karşı ısrarlı operasyon taleplerini defalarca reddeden hükümet, seçimden sonra tavrını değiştirdi.

EMRE SONCAN*

‘Çözüm süreci'ni askıya alarak terör örgütünün kamplarını vurmaya başladı. 2013'te PKK ile hükümet arasında başlayan görüşmelerle ateşkes sağlanmış ve Kürt sorununun çözümüne dair olumlu bir hava oluşmuştu. İktidara yakın medya organlarında, örgütün silah bırakacağı ve teröristlerin ülkeyi terk edeceği yönünde haberler yer almasına rağmen, bu hiçbir zaman gerçekleşmedi. Örgüt, özellikle şehirlerde yığınak yapmaya ve ‘halk ayaklanması'na hazırlanırken, durumu tespit eden ve tedbir alınmasını isteyen tüm çevreler hükümet tarafından ‘barış karşıtı' ilan edildi. 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarının ardından Emniyet ve yargıda yaşanan tasfiyelerle birlikte bizzat eski İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın verdiği iddia edilen ‘teröristlere dokunmayın' talimatı, PKK-KCK örgütlenmesini daha da hızlandırdı.

Bizzat dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla çıkarılan yasalarla KCK sanıkları tahliye edilirken, operasyonları yapan emniyet görevlileri hapse atıldı. PKK-KCK'ya operasyonlarının durduğu süreçte, örgüt sürekli güç kazandı. Kendi asayiş teşkilatını, yargısını ve vergi toplama düzenini kuran terör örgütü, bölgedeki hakimiyetini her geçen gün pekiştirdi. Örgütün Anayasası konumundaki KCK sözleşmesi Emniyet'in operasyonlarıyla ortaya çıkarılmıştı. Bugün KCK'nın adım adım hayata geçirdiği her uygulamanın, o gün ele geçirilen sözleşmeyle bire bir uyum göstermesi dikkat çekiyor.

KCK, daha önce dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan ve Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan tarafından ‘paralel devlet' olarak adlandırılıyordu. Fakat daha sonra her iki ismin de örgüte yönelik sıcak mesajları, KCK'nın elini güçlendirdi. Aslında 2012'ye kadar devletin zirvesinde operasyonlara ilişkin fikir birliği vardı. 2012'nin son MGK'sında KCK tehdidiyle ilgili ortak bir kanaat oluştu. Erdoğan, KCK operasyonlarıyla ilgili 8 Kasım 2012'de yaptığı açıklamada, “Kimse bizden bunun da durmasını beklemesin.” demişti.

Örgüt, son yıllarda yeni oluşan şartlara göre ideolojik ve yöntemsel olarak sürekli yeni arayışlara girdi. İsmini Nisan 2002'de KADEK, Kasım 2003'te KONGRA/GEL ve Mart 2005'te KKK şeklinde değiştirdi. 2007 Mayıs'ından itibaren ise Kürdistan Halklar Topluluğu (KCK- Koma Civakén Kurdistan) olarak anılmaya başlandı. KCK'nın terör örgütünün yasama meclisi olarak kabul ettiği KONGRA-GEL, 17 Mayıs 2005'te KCK sözleşmesini örgütün anayasası olarak ilan etti. Sözleşme, başkanlık makamı ile yasama ve yürütme gibi temel organları tek tek düzenliyor. Müstakil bir silahlı kuvvetler yapılanması tarif ediyor. Yüksek Adalet Divanı, İdari Mahkemeler ve Halk Mahkemeleri olmak üzere üç temel yargı organına işaret ediliyor.

KCK operasyonları, Erdoğan'ın danışmanlarından Yalçın Akdoğan tarafından ‘30 yıllık mücadelenin en önemli hamlesi' olarak tanımlanmıştı. Fakat daha sonra hükümet operasyonları durdurdu. Emniyet ve yargıda yaşanan tasfiyelerle birlikte, kendisine daha rahat hareket etme imkanı bulan KCK, asker kanadı tarafından defalarca MGK toplantılarına taşındı. Asker, Güneydoğu'da halk savaşı hazırlığı yapıldığını, KCK'nın örgütlenmesini hızlandırarak devam ettirdiğini sivil kanada anlattı. Fakat sonuç alamadı.

Kumrular Caddesi'nde 5 kişinin öldüğü 40 kişinin de yaralandığı bombalı saldırıyla ilgili iddianamede de KCK ile ilgili önemli tespitler yer almıştı. Buna göre KCK, dört ülkeyi içeren Kürdistan devletini kurmayı amaçlıyordu. Bunun için Türkiye'de PKK, Irak'ta Demokratik Çözüm Partisi, Suriye'de Demokratik Birlik Partisi ve İran'da Kürdistan Özgür Yaşam Partisi faaliyet gösteriyordu.

*ZAMAN Gazetesi Muhabiri

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim