• BIST 106.843
  • Altın 142,630
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 21 °C

Tacizi, Tecavüzü Haber Yapan Gazeteciler Yargılanıyor!

Tacizi, Tecavüzü Haber Yapan Gazeteciler Yargılanıyor!
Son dönemde sıkça ortaya çıkmaya, kamuoyuna yansımaya başlayan taciz tecavüz vakaları ile ilgili tartışma Türkiye siyasetinin neredeyse bir numaralı gündemi haline gelirken, taciz ve tecavüzleri haber yapan gazeteciler de dava kıskacına alınmaya başlandı.

Özellikle Ensar Vakfı evleri ve yurtlarındaki haberlerle ilgili yayın yasağını, haberleri internet ortamında engelleme ve soruşturma kararları zincirleme biçimde sürüyor.

Mahkemelerde taciz ve tecavüz sanıklarına “haksız tahrik”, “saygın tutum”, “rızası vardı”, “bağırmadı” gibi gerekçelerle yapılan cezai indirimler ve beraatlar tepki çekerken, savcılar bir skandala daha imza attı. Taciz ve tecavüz sanıklarına cezai indirime gidilirken, bu davaların haberini yaparak kamuoyuna duyuran gazetecilere tecavüz sanığından daha ağır ceza istemleriyle davalar açılmaya başlandı.

Diyarbakır’da görev yapan ve bölgede yaşanan birçok taciz ve tecavüzü haberleştiren DHA Muhabiri Felat Bozarslan savcıların hışmına uğrayan en önemli isim. Gazeteci Bozarslan'a, taciz ve tecavüz haberi yaptığı için peş peşe 6 soruşturma ve bir dava açıldı. Açılan soruşturmaların dikkat çeken yönü ise haberlerin “yalan”, “yanlış” olduğu gerekçeleriyle değil, neden haber yapıldığının sorgulanıyor olması. Hakkında 30 yıla yakın hapis cezası istenen Bozarslan’ın, “Cinsel istismar davasında erken boşalma indirimi” ve "14 yaşındaki kıza tecavüz sanığına 'saygın tutum indirimi" haberleri de soruşturmalık oldu. NOKTA'ya konuşan Bozarslan, “Her gün adliyeye gittiğimde hakkımda açılmış yeni bir soruşturmayı duyuyorum. Gazetecilik yaptığım için hakkımda istenen ceza, cinsel istismar sanığına verilen cezanın 9 katı” dedi.

1.5 YIL AÇIK YARGILAMA YAPTI, KARARA YAYIN YASAĞI KOYDU!

Hakkında açılan soruşturma ve davaların genellikle çocuğa yönelik cinsel istismar olaylarında “saygın tutum” indirimine ilişkin yaptığı haberlerden dolayı olduğunu söyleyen Bozarslan şunları söyledi: “Diyarbakır 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi bir çocuğun başına taşla vurup cinsel istismarda bulunan ve çocuğu hamile bırakan bir sanığı yargılıyordu. Bu dosyada mağdurun doğurduğu çocuğun DNA'ları sanığın DNA'ları ile yüzde 99.99 eşleşti. Yani cinsel istismar bilimsel olarak net bir şekilde ispat edildi. Bu sanığa mahkeme tarafından duruşmadaki saygın tutumu nedeniyle ceza indirimi yapıldı. Bu dava 1.5 yıl boyunca açık yargılımı usulü ile yapıldı.

Ancak mahkeme karar verdiği duruşmada dosyaya yayın yasağı koymuş. Yayın yasağı da herhangi bir şekilde ilan edilmemiş, yani kimsenin haberi olmayan bir yasaktan söz ediyoruz. Diyarbakır'da zaten 4-5 yargı muhabiri var. Mahkeme isteseydi bizi arayıp yasağı bildirebilirdi. Ayrıca adliyenin Medya İletişim Ofisi aracılığı ile de bize bilgi verilebilirdi. Ancak bize herhangi bir bilgilendirme yapılmadan yayın yasağı kararı verilmiş. Ben de bu yasaktan haberim olmadan haber kaynağımdan telefonla kararı öğrenerek ‘saygın tutum’ indirimini haber yaptım. Haber Türkiye kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Hatta Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı açıklama yapıp davaya sahip çıktı. Bakanlık avukatı Yargıtay'a verdiği temyiz dilekçesinde ‘Sanığa adeta ödül verilmiş’ dedi. Haber infiale yol açıp mahkemenin kararları tartışılmaya başlayınca 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı hakkımda savcılığa suç duyurusunda bulundu.”

'HAKİM-SAVCI DAYANIŞMASINA KURBAN GİTTİĞİMİ DÜŞÜNDÜM’

Savcılığa ifade vererek tüm ayrıntıları anlattığını belirten Bozarslan, “Yayın yasağından haberim olmadığını, kaynağımdan telefonla kararı öğrendiğimi söyledim. Ancak savcı buna rağmen karar metnini okumuşum intibası uyandıracak şekilde bir iddianame hazırlamış ve iddianamede hakkımda 4.5 yıl hapis cezası istemiş. İddianameyi okuduğumda bir hakim/savcı dayanışmasına kurban gittiğimi düşündüm. Çünkü bu konuda çok sayıda AİHM kararı var. AİHM yayın yasağının ihlalinden kaynaklanan bir zarar varsa bunun suç oluşturacağını, zarar yoksa suç olamayacağını söylüyor. Buna rağmen böyle bir olaydan dava açılması şaşırtıcıydı. Türkiye'deki tüm mahkemeler milleti adına yargılama yapar. Millet adına yapılan yargılamada, millet adına verilen karar da alenidir, aleni olmak zorundadır. Burada mahkeme adına yargılama yaptığı milletten kararı gizlemek amacıyla yayın yasağı gibi bir formül bulmuş. Mahkemenin burada yargılamayı açık yapıp, karara yayın yasağı koyması anlaşılır bir durum değil. Çünkü aynı mahkemenin 200 civarında cinsel istismar dosyası var ve bu dosyaların neredeyse yüzde 95'inde yayın yasağı yok” diye konuşuyor.

"KARARA BAĞLANMIŞ DAVAYI NASIL ETKİLEYEBİLİRİM?"

Bu davanın ardından hakkında peş peşe soruşturma açıldığını ve her gün yeni bir soruşturma açıldığını öğrendiğini ifade eden Bozarslan, “Soruşturmalardan biri de Türkiye'de çok tartışılan 'Cinsel istismar davasında erken boşalma indirimi' haberi nedeniyle başlatıldı. Burada mahkeme kararı verilmiş dosyada adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs ettiğimden dolayı suç duyurusunda bulunmuş. Ben gerçekten de bitmiş bir dosyada adil yargılamayı ne şekilde etkilediğimi bilmek istiyorum. Yargılama devam etseydi belki mantıklı olabilirdi. Ancak mahkeme karar vermiş ve dosya ile ilgili yapacağı başka bir işlem kalmamış. Karar verilen dosyayı haber yaptığım için adil yargılamayı etkilemişim. Bu soruşturmaların peş peşe gelmesi gerçekten çok tuhaf bir durum” diyor.

KOMUTAN VE KORUCULARIN CİNSEL İSTİSMARI DA SORUŞTURMALIK!

Hakkında açılan diğer soruşturma konusu haberlere dikkat çeken Bozarslan, “Yine bir korucunun kız çocuğuna komutan ve korucuların cinsel istismarda bulunması davasında da 'iyi hal indirimini' haber yaptığım için hakkımda bir soruşturma açıldı. Bu soruşturmanın ne için açıldığını bilmiyorum. Ama devam eden soruşturmalar arasında olduğunu biliyorum. Ayrıca Yunus Koca cinayeti ile ilgili yaptığım haberden dolayı da ayrı bir soruşturma açıldı. Hakkımda açılan soruşturmaların sayısını tutmaktan vazgeçtim. Kaç tane daha açılacak veya kaç soruşturmanın daha hazırlığı yapılıyor bilmiyorum. Ben sadece görevim olan gazeteciliği yapıyorum. Gazetecilik eğer suçsa evet bu yaptıklarımın hepsinden ceza almalıyım. Ancak ben suç olmadığını biliyorum” ifadelerini kullanıyor.

'HAKKINDA HABER YAPTIĞIM HAKİM BENİ YARGILAYACAK’

Son olarak ağabeyi tarafından öldürülen 14 yaşındaki Evindar Öğüt'ün öldürüldükten 45 gün sonra duruşmaya zorla getirilmesine karar verildiğine ilişkin haberi üzerine bir soruşturma açıldığını dile getiren Bozarslan şunları söyledi: “Suç duyurusunu yapan Hakime hanım 'hakeret' iddiasıyla hakkımda şikayetçi olmuş. Ancak haberimde hakime veya mahkemeye hakaret edildiğine ilişkin tek bir ifade yoktur. Hatta yaptığım haberlerin hiç birinde, hiçbir tarafa hakaret yoktur. Eğer gerçekten adil ve tarafsız bir yargılama ile yargılanırsam bunların hepsi ortaya çıkacaktır. Ancak ben bunu düşünmüyorum. Çünkü beni 4.5 yıl hapisle yargılayacak olan hakim, zaten daha önce öldürülen Evindar Öğüt'ün zorla mahkemeye getirilmesine karar veren hakim. Benim de hakkında haber yaptığım mahkeme. Bu nedenle adil yargılanacağımı düşünüyorum.”

‘Her gün adliyeye gittiğimde hakkımda açılmış yeni bir soruşturmayı duyuyorum’

Hakkımda açılan dava ve soruşturmalarda yalan haber yaptığı, yazdığı haberlerin içinde yalan veya yanlış bilgi olduğuna ilişkin tek bir iddia bulunmadığına dikkat çeken Bozarslan şöyle devam etti: “Sanırım bir gazeteci için en büyük gurur kaynağı bu olsa gerek. Çünkü bu şekilde beni şikayet edenlerin yaptığım haberlerin yalan olmasından değil, yaptığım haberlerden rahatsız olduklarından şikayet ettiklerini anlıyorum. Ben halen söylüyorum haberimde yalan yanlış bir bilgi varsa veya mahkemenin kararının dışında bir ekleme veya yorum varsa ben verilecek her cezaya razıyım. Ancak bunun adil bir yargılama ile tespitini istiyorum. Soruşturmaların gerekçesi bana göre adliyede yaptığımız haberlerin önünü kesmek. Çünkü bazı hakimler verdikleri kararların kamuoyunda tartışılmasından hoşlanmaz."

İSTENEN CEZA, TECAVÜZCÜYE VERİLENDEN DAHA FAZLA

Soruşturmalık olan haberlerden çok ilginç örnekler olduğunu belirten Bozarslan şunları söyledi: “İlginç bir örnek vermek istiyorum. En son yaptığım bir haberde mahkeme mağduru demir sopa ile dövüp cinsel istismarda bulunan sanığa saygın tutum indirimi yapıp 6 ay hapis cezası verdi. Bununla da kalmadı sanığın bir daha suç işlemeyeceği ve işlenen suçun maddi bir zarara yol açmadığı gerekçesiyle cezayı erteledi. Düşünün gazetecilik yaptığım için hakkımda istenen ceza, cinsel istismar sanığına verilen cezanın 9 katı. Bu da çarpıcı bir gerçek olarak önümüzde duruyor."

NOKTA | Sertaç KAYAR

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim