• BIST 108.863
  • Altın 154,185
  • Dolar 3,8311
  • Euro 4,5213
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 10 °C

Tahir Elçi’nin En Yakınındaki Üç İsim O’nu Anlattı

Tahir Elçi’nin En Yakınındaki Üç İsim O’nu Anlattı
Mazlum-Der’in insan hakları okulu ders programına Tahir Elçi’nin eşi Türkan Elçi, yakın arkadaşı eski Baro Başkanı Mehmet Emin Aktar ve köylüsü ortağı avukat Neşet Giresun katıldı...

Tahir Elçi’yle aynı köyde doğan birlikte büyüyen ve son üç yıldır ortağı olan avukat Neşet Girasun, İngiliz asaletine, Fransız nezaketine, Alman disiplinine ve Kürt cesaret ve mertliğine sahip olduğunu anlattığı Tahir Elçi’nin Roboski’den daha büyük bir trajedi olan 1994’te Şırnak’ın Kuşkonar ve Koçağı köyleri bombalanmasıyla 38 kişinin ölümü olayını aydınlatmak için nasıl çalıştığını ve Türkiye’yi tarihin en büyük tazminatına nasıl mahkum ettiğini ve Avrupa hukukunun gelişmesinde nasıl rol oynadığını anlattı.

Mazlum-Der’in insan hakları okulu ders programına Tahir Elçi’nin eşi Türkan Elçi, yakın arkadaşı eski Baro Başkanı Mehmet Emin Aktar ve köylüsü ortağı avukat Neşet Giresun katıldı. Tahir Elçi’yi anlatan eşi ve yakın dostları, hem duygulandı hem duygulandırdı.

‘Çatışmalı ortam ve insancıl hukuk’ dersini Tahir Elçi verecekti

MAZLUMDER Diyarbakır Şubesi, bu yıl 6. kez düzenlenen İnsan Hakları Okulu daha önce ‘Çatışmalı ortam ve insancıl hukuk’ başlığıyla belirlenen 20. ders programı Tahir Elçi ders verecekti. Ancak Elçi’nin 28 Kasım tarihinde öldürülmesi üzerine Mazlum-Der, ders konusunu ‘Tahir Elçi’ olarak değiştirdi. Ders için Tahir Elçi’nin en yakınları çağrıldı. Hayat arkadaşı Türkan Elçi, yakın dostu ve eski Baro Başkanı Mehmet Emin Aktar ile köylüsü ve ortağı Neşet Girasun, Tahir Elçi’yi anlattı. Mazlum-Der Diyarbakır Şube Başkanı avukat Selahattin Çoban, dersin daha önce Tahir Elçi tarafından verileceğini duyurduklarını ancak zamansız ayrılışı nedeniyle bu dersi Elçi’ye adadıklarını söyledi. Çoban, Elçi’nin yokluğunun sadece Diyarbakır için değil, tüm Türkiye ve insanlık için bir kayıp olduğunu belirtti ve sözü Türkan Elçi’ye bıraktı.

Türkan Elçi: Acım çok taze

“Acım henüz çok taze ve bu halde onu anlatmak gerçekten de zor” diyen Türkan Elçi, eşimin ölümünden sonra birçok yerden konuşmacı olarak çağrıldığını ancak gitme gereği duymadığını anlattı. Bu derse gelmesindeki sebebin ise bu dersi eşinin kabul etmesi ve sözünün yerde kalmaması için olduğunu belirten Türkan Elçi, “Bu nedenle benim için elzem olmuştur. Belki Tahir’in ruhunu canlandırma adına buradayım ancak kesinlikle kolay değil” dedi.

“Tahir ruhu kirletilmiş insanlar tarafından katledildi”

Hayatında topluluğa ilk konuşmasını eşinin cenaze töreninde yaptığını dile getiren Türkan Elçi, gözleri dolu dolu şunları söyledi:

“Topluluklara konuşmak o kadar kolay değil, ikinci kez de buradayım. Ne yaparsam yapayım eşim gibi bir şeyleri ifade etme noktasında tam doldurmam mümkün değildir. Adıyla bu kadar bu kadar müsemma olmuş Tahir Elçi’nin ruhu kirletirmiş insanlar tarafından katledilmesi çok daha acıyı derinleştiriyor. Bir zulmet içinde eşkâlin bilinmeyeceği zannediliyor ama eşkal zahirdir. Ama bu zulmet ne kadar kalkar, bu eşkal ne zaman belirlenir bunu söylemek zor.

“Ben öfkeli değil kırgınım”

İnşallah bu zulmet kalkar ve bu eşkâl net olarak belirlenir. Barışı isteyenlerin toplumun temennisinin de bu olduğuna ben inanıyorum. Benim temennimde bu yönlü devam edecektir. Bu olaydan öncede biz ailece öfkeli bir aile değildik Tahir de bende öfkeli değildik. Öfke hiçbir zaman barışsever bir insanın duygusunu dile getirmez. Öfkeli bir insan barışa yanaşmaz, küskünler yanaşabilir. Ben öfkeli değilim, küskünüm, kırgınım. Her kim yapmışsa o kesimlere karşı bir kırgınlığım var. Umarım bu eşkâllerin belirlenmesiyle bu küskünlüklerde giderilir. Ruhu şad olsun.

“Burada olsa kim bilir neler anlatırdı”

Hiçbir zaman kimsenin başına böyle bir şey gelmesin inşallah. Toplumun bu acıları yaşamaması için de barış yönlü olması gerektiğini düşünüyorum. Bu anlamda bu duyguları dile getirmek Tahir’i anlatmak zor. Tahir’i anlatmak zor burada olsaydı kim bilir neler anlatırdı. Onun anlatacaklarını benim size anlatmaya çalışmam haddime değil. Benim sadece burada anlatmaya çalışacağım barış çizgisinde biraz daha anlaşılmaya ihtiyaç olduğudur”

Eski Başkan hem ağladı hem ağlattı

Türkan Elçi sözlerine başladığı gibi gözleri yine dolu sözlerini bitirdi. Sonra söz alan Diyarbakır Barosu’nun Tahir Elçi’den önceki Başkanı Mehmet Emin Aktar, Kürtçe yaptığı konuşmasında hem ağladı hem ağlattı. Tahir ile ölümünden yalnızca üç gün önce başka bir taziyeye birlikte katıldıklarını anlatarak söze giren Aktar, Tahir’i Cizre’de avukatlığa başladığı dönemden beri tanıdığını ve iyi arkadaş olduklarını anlattı.

"Tahir Jitem davasında bana ‘çekil hedef olma’ dedi

Jitem Cizre dosyasında beraber çalıştıklarını anlatan Aktar, dosya başlarken 100 olan müdafi avukat sayısının daha sonra iyice azaldığını ve sadece Cizre’li avukatların kaldığını ifade ederek, “Tahir bana gelerek istersen sende çekil artık, hedef olma dedi. Bende hep hedef olduğumuzu söyledim. Nitekim bir duruşma sonrası yargılanan korucu çocuklarından biri beni açık açık tehdit etti. Olayın şahidi Baro Başkan Vekili Ahmet Özmen’dir. Orada Tahir’e söylememe kararı aldık, tehdide rağmen davaya devam ettim. Tahir ise her dakika açık açık tehdit ediliyordu. En son gözaltına alındıktan sonraki süreçte zaten bu tehditler ayyuka iyice çıkmıştı ama Tahir mert ve cesurdu” dedi.

“Ölümün artık bizi terk etmesini, çekip gitmesini istiyoruz”

Diyarbakır Baro Başkanlığı’nı Tahir Elçi’ye devrettiği zamandan da söz eden Aktar, “2012’de telefon ettim çağırdım Tahir’i. Dedim ki, ‘ben aday olmayacağım ama kimseye söyleme’ kimseye söylemedi. Aday oldu ve kazandı. Bana, ‘Sen o koltukta oturduğun sürece ben oturmam’ demişti. Sözünde durdu.

Başkan olduktan sonra baro şoförüne benim için ‘Başkanımız nereye isterse kimseye danışmadan götüreceksin’ diye talimat verdiğini duyunca çok duygulandım. Beni oldukça duygulandırmıştı Tahir, yiğit delikanlıydı. Mütevaziydi ve böyle bir ölümü hiç hak etmedi. Allah hakkını bırakmasın. Birçok arkadaşımızı yolladık bir hafta sonra kimin cenazesine gideceğimizi bilmiyoruz. Ölümün artık bizi terk etmesini, çekip gitmesini istiyoruz” diye konuştu. Aktar konuşurken duygulanırken, başta Türkan Elçi olmak üzere salondakileri de oldukça duygulandırdı.

“Elçi’nin tavsiyesiyle hukuk okudum”

Son olarak söz alan Tahir Elçi’nin köylüsü ve ortağı olan avukat Neşet Girasun ise küçüklüğünden beri Tahir Elçi’nin sürekli hayatının içinde olduğunu hukuk fakültesinde okumayı da onun tavsiyesiyle tercih ettiğini anlattı.

“Cizre kırsalında üniversite bitiren ilk kişi Tahir Elçi’ydi”

“Elçi’yle son üç yıl birlikte çalışma şerefine ve onuruna sahip oldum” diyen Girasun, Tahir Elçi’nin Cizre şehir merkezi dışında kalan kırsalında üniversite bitiren ilk kişi olduğunu ve bunun kendisi başta olmak üzere Cizre kırsalındaki insanlara ilham olduğunu belirterek, “Cizre kırsalında insanlar üniversite bitiriyorsa bunu ilk başaran Tahir Elçi’ye borçludur. Çünkü Cizre’nin içi dışında kalan yani kırsalında, köylerinde ilk üniversite bitiren Tahir Elçi olmuştur. Onun bu azmi ve başarısı başta bana ve birçok kişiye ilham kaynağı olmuştur” dedi. 

“Türkiye’yi AİHM’de en çok mahkum ettiren avukat Tahir’di”

Tahir Elçi’nin İngiliz asaletini, Fransız nezaketine, Alman disiplinine ve Kürt cesaret ve mertliğine sahip olduğunu anlatan Girasun, sözlerini şu ifadelerle sürdürdü:

“Hukuk İngilizcesine hakim biriydi. 90’lı yıllardan beri Türkiye’de olmasa da Avrupa’da tanınan bir kişiydi. Türkiye’yi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) en çok mahkum ettiren avukat Tahir Elçi’ydi. Çok önemli bir şey anlatacağım. Bunu pek kimse bilmiyor.

“Tahir Elçi Avrupa hukukunun gelişmesinde rol oynadı"

Tahir Elçi’yi daha çok faili meçhul olaylarla ilgili tanıtıyorlar ancak AİHM’de Türkiye’deki eğitim hakkı ihlaliyle ilgili ilk mahkumiyeti Tahir Elçi’yle aldı. Ve o zaman bin 2 bin lira olan vekalet ücretine AİHM 5 bin Euro yazdırdı. Neden biliyor musunuz? Tahir Elçi Avrupa hukukunun gelişmesine katkılarından dolayı böyle bir yol izlemişti.

“Türkiye’nin AİHM’de aldığı en büyük ceza davasının avukatı Tahir Elçiydi”

Çok önemli bir ayrıntı daha paylaşmak istiyorum. Bu da herkes tarafından bilinmez. Tahir Elçi daha çok genç bir avukat iken 24-25 yaşlarında. 1994 yılında Şırnak’ın Kuşkonar ve Koçağı köyleri bombalandı, 38 kişi öldü. Devlet, “PKK saldırdı” dedi. Köylüler, “askeri uçaklar bombaladı” iddiasıyla AİHM’e gitti. AİHM, Türkiye’ye tarihin en büyük cezasını verdi. Tabiî ki de o davanın avukatı Tahir Elçi idi.

Genelkurmay yalanladı ancak…

Olay şöyle; O olaydan sonra köylü göç ediyor ve 10 yıl sonra köylülerden biri başka bir olayla alakalı Tahir Elçi’ye geliyor. O sırada köylerinden olay o hadiseyi anlatıyor. Tahir Elçi hemen zaman geçirmeden dosya hazırlıyor ve dava açılmasını sağlıyor. Ancak dosya o mahkemeden bu mahkemeye, yetkisizlik bilmem birçok olumsuzluk. Hatta Hava Kuvvetleri, Genelkurmay, “Öyle bir şey yok, PKK yaptı’ gibisinden açıklamalar yapmıştı.

Roboski’den daha trajik bir konuydu

Dava içeride bitmek, kapanmak üzereyken Tahir, kuyumcu titizliğiyle çalıştı ve bu işin peşini bırakmadı. Nasıl aklına geldiyse sivil havacılıktan o tarihte o bölgedeki kayıtları istemiş. Savcılık o talep edince Sivil havacılıktan talepte bulunmuştu. Sivil Havacılık tan gelen belge gelmişti savcılığa savcı kağıdı odasında ona gösteriyor ancak vermek istemiyordu. Çünkü belgede o tarihte savaş uçaklarının koordinatlarını ve o bölgeye attıkları bombaları devlet resmi belgede kabul ediyordu. Yani devlet kendi 38 köylüsünü bombalarda öldürmüştü. Yani Roboski’den çok daha trajik bir konuydu. 

“Savcının bileğinden tutup, yakasına yapışarak belgeyi aldı”

Tahir Elçi, savcının bileğinden tutarak, yakasına yapışarak kağıdın fotokopisini ölümü pahasına aldı ve zaman geçirmeden hemen AİHM’e de aynı günün gecesi geçti. AİHM bu belgeden sonra Türkiye’yi tarihinin en büyük cezasını verdi. Tahir Elçi’nin istediği tazminatın tamamını kabul etti ve Türkiye’yi mahkum ettirdi. O dönem hem Avrupa birçok kuruluştan hem de Nokta dergisi tarafından yılın avukatı yılın insanı ödüllerini aldı”

Eşinin hayatını konu alan slaytı izlemeyedi

Girasun Tahir Elçi’yi anlatırken eşi Türkan Elçi yine dolu dolu gözlerle dinledi. Oldukça duygulandığı gözlenen Türkan Elçi, İnsan Hakları Dersi için hazırlanan Tahir Elçi hayatını konu alan slaytı bile izlemeyemedi ve sınıfı terk etmek zorunda kaldı.

KAYNAK: DİYARIN SESİ

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim