• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 30 °C
  • Ankara 28 °C

Tahşiye Davasında Beraat Gerekçesi: Usül Hatası

Tahşiye Davasında Beraat Gerekçesi: Usül Hatası
Tahşiye operasyonunu yapan polisler komplo iddiasıyla cezaevine konuldu. Tahşiye Grubu üyelerinin beraat ettiği davanın gerekçeli kararında mahkeme ‘darbe ve komplo’ iddialarına yer vermedi. Delil yetersizliğinden beraat verildiği belirtildi.

Terör örgütü El Kaide ile bağlantılı olduğu ileri sürülen Tahşiye Grubu üyelerinin yargılandığı ana davanın gerekçeli kararı açıklandı.

Kararda gazeteci Hidayet Karaca ve soruşturma kapsamında operasyon yaptıkları için tutuklanan polisler hakkında iddianame yazan savcı Hasan Yılmaz'ın iddiasının aksine “Tahşiyeciler'e kumpas kurulduğu” yönünde bir tespit ve ifadenin yer almadığı ortaya çıktı.

Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi, polisler yargılanırken verdiği beraat kararında, Tahşiyeciler'in ‘Mehdi' ve ‘Cihat' gibi olguları sıkça kullanan marjinal bir grup olduğunu kabul etti. Tahşiyeciler'in başta laiklik olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti'nin temel değerlerini ret eden görüşlerinin kabul edilemez olduğunu ifade etti. Grup mensuplarının Anayasal sisteme karşı görüşlerinin söylem düzeyinde kaldığı eyleme geçmediği vurgulandı. Bu nedenle Tahşiyeciler hakkında “delil yetersizliğinden” beraat kararı verildiği kaydedildi.

GÖRÜŞLERİ KABUL EDİLEMEZ

Gerekçeli kararda “Sanıkların bir kısmının bu görüş ve düşüncelerini açıklama dışında ve ötesinde mevcut Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya yönelik bir eylemlerinin veya buna yönelik bir hazırlık hareketinin belirlenemediği” ifadeleri yer aldı.

POLİSLERE SUÇ DUYURUSU YOK

CNN Türk'te yaptığı “Usame bin Ladin'i seviyorum” açıklamasıyla gündeme gelen grubun lideri Mehmet Doğan'ın da aralarında olduğu sanıklar hakkında, “örgüt kurmak, yönetmek, üye olmak” suçlamasından beraat kararı veren mahkemenin, kararında herhangi bir kumpas iddiası veya soruşturmayı yürüten polisler hakkında hiçbir suç duyurusu yer almadı. Sanıklar hakkında yeterli delil olmadığı için beraat verildiği anlatıldı.

MARJİNAL GRUP VURGUSU

Gerekçeli kararda Tahşiye Grubu'na yönelik ilginç tespitler yer aldı. Kararda, “Sanıkların, sanık Mehmet Doğan'ın sohbet toplantıları, görüşleri çerçevesinde mehdi olgusu, cihat gibi bir kısım dini kavramların ekstrem olarak değerlendirilebilecek yorumlarını benimseyen, siyasi olayları çeşitli ülkelerdeki çatışmaları dini kavramlar üzerinden yorumlamaya çalışıp bunlardan kendilerince çeşitli fikri sonuçlar çıkaran ancak terör örgütü çerçevesine ulaşmayan bir oluşum meydana getirdikleri” ifadeleri yer aldı.

BERAAT GEREKÇESİ USUL HATASI

Gerekçeli kararda, el bombalarının bulunduğu adreste CMK gereği arama sırasında biri ihtiyar heyetinden olmak üzere en az 2 şahidin olmasının gerektiği, ancak buna uyulmayarak 1 kişinin olduğu anlatıldı. Bu usûl hatası nedeniyle ele geçirilen patlayıcıların sanıklar aleyhine kullanılamayacağı savunuldu.

SAVCI MÜEBBET İSTEMİŞTİ

Bu durumun delilleri şüpheli hale getirdiği şüpheden de sanığın yararlanacağına hükmederek beraat verdi. Kararda mahkeme Tahşiye grubuna “kumpas kurulduğu” yönünde herhangi bir tespit veya söyleme yer verilmezken polisler hakkında iddianame düzenleyen savcı Hasan Yılmaz müebbet hapis cezaları istemişti. Ancak bu davayı karara bağlayan mahkemenin bu yönde bir karar vermemesi dikkat çekti. Herhangi bir suç tespiti ve suç duyurusu yapılmadı.

EL KAİDE OLARAK LANSE EDİLDİ

2009 yılında, El Kaide ile irtibatlı olduğu gerekçesiyle Tahşiye grubuna yapılan operasyonda Mehmet Doğan'ın da aralarında olduğu isimler tutuklanmıştı. Dönemin İstanbul Valisi Muammer Güler ve Emniyet Genel Müdürü Oğuz Kağan Köksal, El Kaide'ye yönelik büyük bir operasyon yapıldığını kaçıklamıştı. Dava dosyasındaki sanıklara ait dinleme belgelerinde bu kişilerin ‘Canlı bomba olmak istiyorum' yönünde konuşmaları dinlemeye takılmıştı. MİT'in mahkemeye gönderdiği yazıda da grubun takip edildiği belirtilmiş ve bir numaralı sanık Mehmet Doğan'ın El-Kaide lideri Ladin ile bağlantısına dikkat çekmişti. 17-25 Aralık sürecinde hakim kararıyla operasyon yapmasına rağmen soruşturmaya katılan polisler kumpas iddiasıyla tutuklanmıştı.

MEHMET DOĞAN: LADİN'İ SEVERİM

14 Aralık operasyonuna dayanak olan Tahşiyeciler davasının bir numaralı sanığı olan Mehmet Doğan, 19 Aralık 20014'te CNN Türk ekranlarında Akif Beki'nin sorularını yanıtlamıştı. Kendilerine dönük operasyonun kumpas olduğunu savunan Doğan'ın, 11 Eylül saldırısını düzenleyen El Kaide lideri Usame Bin Ladin hakkındaki “Bin Ladin'i Müslüman olduğu için severim” sözleri tartışma konusu olmuştu.

BÜLENT CEYHAN-ÖZGÜR DÜŞÜNCE

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim