• BIST 82.796
  • Altın 147,560
  • Dolar 3,7818
  • Euro 4,0344
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 2 °C

Tahşiye Davasında Yeni Karar

Tahşiye Davasında Yeni Karar
Tahşiyecilere kumpas kurulduğu iddiasıyla açılan davada tutuklu sanıklara tahliye kararı çıkmadı.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada mahkeme ara kararlarını açıkladı. Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca, Ekrem Çelik, Erol Demirhan, Ertan Erçıktı, Hüseyin Nohut, Mustafa Kılıçarslan, Ömer Köse, Ahmet Öztürk ve Yurt Atayün'ün tahliye talepleri reddedildi.

Mahkeme, Tahşiye sanıklarının yargılandıkları Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde kesinleşmemekle birlikte beraat etmelerini gerekçe olarak gösterdi. Tahşiyecilere yönelik o dönem yapılan işlemleri de gerekçe yapan mahkeme, Youtube'dan alındığı iddianamede de belirtilen ve Fethullah Gülen ile Hidayet Karaca arasında geçtiği iddia edilen telefon kaydını da dikkate aldığını belirtti.

Mahkeme, sanıklardan Ali Fuat Yılmazer'in 2008 yılında il emniyet müdürlüklerine ilettiği yazısına ilişkin mesnet teşkil edecek belge bulunmadığına dair emniyetin Ocak 2015'te bir yazı gönderdiğini de kaydetti.

Bu nedenlerle kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunduğunu belirten mahkeme, suçun vasfı, delil durumu ve istenen ceza miktarına göre tutukluluğun orantılı olduğunu ifade etti.

Fethullah Gülen hakkında gıyabi tutukluluk kararının kaldırılması talebinin de bu aşamada reddine karar verildi.

Heyetin reddi talebinde bulunan avukatlara 7 gün süre veren mahkeme, bu talebe ilişkin açıklayıcı sebeplerini bildirmelerini istedi. Mahkeme bu süre sonunda heyetin reddine ilişkin kendilerinin ret kararı vermeleri durumunda talebi değerlendirmek üzere dosyanın üst mahkeme olan İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verdi.

Mahkeme, heyetin reddi talebi bulunduğu için bu talebe ilişkin karar verilinceye kadar avukatların diğer taleplerine yönelik bir karar verilmesine yer olmadığına da hükmetti.

Duruşma 23, 24 ve 25 Şubat tarihlerine ertelendi.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin baktığı davada Hidayet Karaca ile polis müdürleri Ömer Köse, Yurt Atayün, Erol Demirhan, Ahmet Öztürk, Ali Fuat Yılmazer, Ertan Erçıktı, Mustafa Kılıçaraslan, Ekrem Çelik, Hüseyin Nohut'un aralarında olduğu 10 tutuklu cezaevinden getirilerek duruşma salonunda hazır edildi. Emniyet müdürü Tufan Ergüder'in de aralarında olduğu 22 tutuksuz isim de katıldı. Duruşma Çağlayan Adliyesi'nin zemin katında bulunan büyük salonda yapılıyor. Saat 11.10'de başlayan duruşmaya Hidayet Karaca ve diğer tutuklu polislerin aileleri izleyici olarak katıldı. 

KARACA: DUALARANIZI BEKLİYORUZ

Aileler duruşma öncesi tutuklular ile jandarmalar arasından selamlaştı. Hidayet Karaca, izleyicilere "Dualarınızı bekliyoruz dedi." Daha sonra duruşma öncesi yoklama yapıldı. 22 Aralık salı günü yapılan ilk duruşmada avukatlar davanın yetkisiz mahkemede açıldığını belirterek itirazda bulunmuştu. Mahkeme gerekçesiz olarak tüm talepleri reddetmişti. Avukatlar daha sonra reddi hakim talebinde bulundu. taleplerini detaylı olarak hazırlamak üzere süre istemişti. Duruşma Cuma'ya ertelenmişti. Avukatların yeni duruşmada reddi hakim taleplerini içeren dilekçelerini sunmaları bekleniyor. 

Duruşmaya, CHP Milletvekili Mahmut Tanal, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Misket Dikmen, Zaman yazarı Mümtaz'er Türköne, Samanyolu Yayın Grubu Ankara temsilcisi Abdullah Abdulkadiroğlu'nun aralarında olduğu STV çalışanları izleyici olarak katıldı. Yine kamuoyunda Eşrefpaşalı Ejder olarak bilinen Ejder Malik Eriş de tutuklulara destek için duruşmadaydı. 

Hidayet Karaca Twitter hesabı üzerinden yaptığı açıklamada: "Bize destek olmak için İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sayın Misket Dikmen Hanımefendi mahkemeye gelmiş. Çok mutlu oldum. Teşekkürler." ifadelerini kullandı.

MİT'İN GÖNDERMEDİĞİ TAHŞİYE RAPORUNU GENELKURMAY GÖNDERDİ

Tahşiyecilere kumpas kurulduğu iddiasıyla açılan davada, Genelkurmay Başkanlığı, MİT'in Tahşiyecilerle ilgili kendilerine gönderdiği raporu mahkemeye gönderdi. MİT'in kendisinin mahkemeye göndermediği bu raporunda söz konusu grubun, El Kaide ve Usame bin Ladin'e tam destek verdiği belirtiliyor. Yazıda Tahşiyecilerin lideri olduğu belirtilen Mehmet Doğan'ın El Kaide'yi desteklemeyenleri münafık kabul ettiği kaydedildi. Grubun, Türkiye'yi de kafir olarak gördüğü ve El Kaide'nin savaşı ile kurtarılacağı görüşünde olduğu ifade edildi. Grubun ileri gelenlerinden Mehmet Nuri Turan'ın geçmişte sol görüşü benimseyen, terör örgütü PKK ve uyuşturucu kaçakçıları ile iyi ilişkileri olan biri olduğu anlatıldı.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde Fethullah Gülen Hocaefendi, Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca ve eski polislerin yargılandığı davaya Genelkurmay'dan cevap geldi. Mahkeme, Genelkurmay'a Tahşiyecilerle ilgili ellerindeki bilgi ve belgeyi göndermelerini istemişti. Genelkurmay'da 5 Mart 2009 tarihinde MİT'in kendilerine gönderdiği 6 sayfalık yazıyı mahkemeye ulaştırdı.

SEYYİTLERİ TASVİP ETMİYOR

MİT'in hazırladığı bu yazıya göre, Tahşiyecilerin Kürt etnik kimliğini ön plana çıkaran bir yapı olduğu kaydedildi. Grubun lideri Mehmet Doğan'ın Hz. Muhammed'in soyundan gelenleri (seyit) ve şeyhleri tasvip etmediği anlatıldı. Kürt olmayan seyyit ve şeyhlerin Yahudi olduğunu söylediği belirtildi. Grup mensuplarının Mehmet Doğan'ın mehdilik iddiasını güçlendirmek için seyitlerden olduğunu savundukları ifade edildi.

EL KAİDE'Yİ DESTEKLEMEYENLER MÜNAFIK GÖRÜŞÜNDE

MİT'in raporunda, Doğan ve grup mensuplarının Usame bin Ladin ve El Kaide terör örgütüne tam anlamıyla destek verdiği kaydedildi. Doğan'ın El Kaide'yi İslam ordusu olarak gördüğü, kafirlerle savaştığını söylediği anlatılan raporda, Türkiye'nin de kafir olduğu için El Kaide'nin vereceği savaşla kurtulacağını söylediği belirtildi. Doğan'ın Usame bin Ladin'i Mehdi'nin komutanı, El Kaide'yi de Mehdi'nin askerleri olarak gördüğü aktarıldı. El Kaide'yi desteklemeyenleri münafık kabul ettikleri ifade edildi. Grubun, toplantılarında ise hedef saptırmak için gerçek niyetlerinin dışında farklı söylemlerde bulundukları belirtildi.

Grubun, diğer Nur cemaati gruplarını münafık olarak gördüğü, Müslümanlar içindeki münafıkların tespit edilip bertaraf edilmesi gerektiği görüşünde oldukları kaydedildi.

NUR CEMAATLERİNİ KAZANMAK İÇİN GÜLEN'E AJAN DİYOR

Tahşiyecilerin diğer Nur cemaatlerini kendi bünyesinde toplamak amacıyla başta Fethullah Gülen olmak üzere diğer grupları şeytanla işbirliği yapmakla itham ettikleri belirtildi. Bu amaçları doğrultusunda Gülen'in Yahudi olduğunu, ajanlık yaptığını ileri sürdükleri anlatıldı.

GRUBUN İLERİ GELENİ PKK VE UYUŞTURUCU KAÇAKÇILARIYLA İLİŞKİLİYDİ

Grubun ileri gelenlerinden ve Doğan'ın da en çok güvendiği adamı olan Mehmet Nuri Turan'ın geçmişte sol görüşlü biri olduğu, örgütsel faaliyetler içinde yer aldığı ifade edildi. PKK ve uyuşturucu kaçakçıları ile iyi ilişkileri bulunduğu aktarılan Turan'ın Tahşiyeciler tarafından, Kudüs'ü teslim alacak kişi olduğuna inanıldığı kaydedildi.

ŞİDDET YANLISI CİHAT ANLAYIŞINDALAR

Tahşiyecilerin içe kapanık, şiddet yanlısı cihat anlayışını benimseyen bir yapı olduğu kaydedildi. Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde de örgütlenmek gerektiğini benimsedikleri anlatıldı.

BİRLİKTELİĞİ DİNİ DEĞİL ÇIKAR AMAÇLI

MİT'in yazısında grubun finansal yapısıyla ilgili de bilgiler yer alıyor. Doğan ve Turan'ın hatırı sayılır mal varlığı olduğu belirtildi.

MİT, yazısında yaptığı değerlendirmede, grubun üst düzey yöneticilerinin ticaretle uğraştıklarını, Doğan'ın mali imkanları ve nüfuzundan istifade ederek işlerini büyütme çabası içinde olduğunu belirtti. Bu nedenle grup içindeki birlikteliğin dini eğilimlerden ziyade çıkar ilişkisine dayandığı ifade edildi.

ORTAM BULURSA EYLEM YAPABİLİRLER

MİT değerlendirmesinde, grubun El Kaide yanlısı söylemlerinin propaganda ve taban genişletme amacına yönelik olduğu, herhangi bir eylemi bulunmayan grubun kısa vadede tehdit oluşturmayacağı, ancak uygun ortamı bulması durumunda eylem yapabileceği belirtiliyor.

MİT RAPORU GÖNDERMEMİŞTİ

Mahkeme, Tahşiyecilerle ilgili MİT'ten de bilgi istemişti. MİT'in pazartesi günü mahkemeye ulaşan cevabında bu rapor yer almadı. Kısaca cevap veren MİT, sadece 'Tahşiye grubu' veya 'Mehmet Doğan grubu' isimli dini motifli yapılanma hakkında çalışma yaptıklarını kaydetti. Mehmet Doğan'ın kitap ve yazılarında 'Şuayb bin Salih' olarak adlandırdığı Usame bin Ladin'i 'Mehdi'nin komutanı' olarak gösterdiği belirtildi. Doğan'ın El Kaide'yi de 'Mehdi'nin askerleri' olarak anlattığı ifade edildi. MİT, kayıtlarında 'Radikal Tahşiye Grubu', 'El Kaide yanlısı Mehmet Doğan Grubu' veya 'Radikal Mehmet Doğan Grubu' adı altında bir örgüt tespiti bulunmadığını kaydetti.

YILMAZER'İN KIZI: ARTIK GERÇEKLER KONUŞACAK

İstanbul Adliyesi'nde hakim karşısına çıkan eski polis müdürü Ali Fuat Yılmazer'in kızı Fatma Yılmazer, savunma aşamasına geçilmesinin kendilerini memnun ettiğini belirtti. Babam da dahil olmak üzere bütün tutuklular konuşacaklar ve bildiklerini söyleyecekler diyen Fatma Yılmazer, "Bu saatten sonra artık gerçekleri örtemeyecekler, gerçekler konuşacak." dedi.

Tutuklu polislerin yakınları, Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne gelerek mahkeme salonundaki yerlerini aldı. Duruşmaya verilen arada açıklama yapan polis müdürü Ali Fuat Yılmazer'in hukukçu kızı Fatma Yılmazer, tarafsız ve bağımsız bir yargı süreci işlemediğini ve bunun farkında olduklarını söyledi.

'KOĞUŞTURMA AŞAMASI BİTTİ, ARTIK SAVUNMA AŞAMASINDAYIZ GERÇEKLER KONUŞACAK'

Yargı organı görünüşte var olduğunu ancak işlemediğini söyleyen Fatma Yılmazer, "Ama şu anlamda çok iyi, artık koğuşturma aşamasını geçtik, savunma aşamasına geldik. Babam da dahil olmak üzere bütün tutuklular konuşacaklar ve bildiklerini söyleyecekler. Onlar her ne kadar kısıtlı imkanlarla savunma hazırlıyor olsalar da, hani kapsamlı iddianameler olmasına karşın savunmalarını elle yazmak zorunda kalıyorlar. Hepsini, eklerle birlikte kontrol etmeleri mümkün olmuyor. Cezaevinde talepleri karşılanmıyor ya da geç karşılanıyor. Bunlara rağmen çok iyi şekilde hazırlanıyorlar. Bu saatten sonra artık gerçekleri örtemeyecekler, gerçekler konuşacak." dedi.

Babası ve diğer tutuklu polislerin gözaltına alındıktan sonra hiç tutuklamaya sevk edilmemeleri gerektiğini söyleyen Yılmazer, "Başından itibaren hukuksuz işleyen bir süreç ve şu anda da yargıda ben bir değişiklik göremiyorum. Yargı aynı ama bizi umutlandıran gelişme artık savunma yapabilecek ve bildiklerinin kayda geçecek olması. Daha fazla susturamayacaklar." şeklinde konuştu.

Hakimlerden bu saatten sonra bağımsız olabilmelerini beklediğini anlatan Yılmazer, bunun mümkün olup olamayacağını bilemediğini söyledi. Yılmazer, "Suç isnat edemiyorlar, delil ileri süremiyorlar, sürseler ispat edemiyorlar. Gerçekten çok ciddi usul hataları var. Esas konusuna zaten hiç girmiyorum, hiçbir yerinden tutulacak iddia yok. Şu anda içeride bir tiyatro sergileniyor. Ne savunma hakkına riayet ediliyor, ne adil yargılanma, ne silahların eşitliği ilkesine. İçeride şu an bildiğimiz bütün hukuk ilkelerine aykırı bir yargılama yürütlüyor." şeklinde konuştu.

Eski polis müdürlerinden Yurt Atayün'ün kızı Elif Atayün de aylardır bekledikleri yargı sürecinin başladığını ve tarafsız bir yargılama umuduyla mahkemeye geldiklerini söyledi. Atayün, "Sevdiklerimi görmek büyük bir güç verdi bize, bugün de yine onların arkasında ve yanındayız. Aylardır onlardan ayrıyız, sabahtan akşama kadar duruşma salonunda aynı havayı solumak bile bizi mutlu ediyor. Ancak şu an tarafsız ve bağımsız bir yargılama yok. Maalesef ümit ettiğimiz gibi değil, avukatlarımızın reddi hakim talepleri var. Hayırlısının olmasını diliyoruz. İnşallah güzel günler gelecek, bir gün hukuk işleyecek. Buna inancımız tam. Sabırla beklemeye devam edeceğiz." dedi.

Atayün, savunma hazırlayan babasının bilgisayar talebinin 15 gün önce kısıtlı sürelerle cezaevinde karşılanmaya başladığını belirterek mahkemenin bu konuyla ilgili bir karar verdiğini ancak uygulamada geç kalındığını da sözlerine ekledi.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim