• BIST 83.037
  • Altın 147,024
  • Dolar 3,7684
  • Euro 4,0483
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara -2 °C

"Takipsizlik Kararları Vicdanları Sızlatıyor"

"Takipsizlik Kararları Vicdanları Sızlatıyor"
Habererk Yayın Grubu tarafından Gaziantep'te düzenlenen 'Yeni Türkiye'de Sivil Tavır' konulu panelde, 17 ve 25 Aralık yolsuzluk soruşturmaları masaya yatırıldı.

Panelde hukuk devletlerinde yargının, parlamentodan ve iktidardan bağımsız olması gerektiğine dikkat çekildi. Gaziantep Barosu Eski Başkanı Avukat Ali Elibol, "Savcıların ellerinden dosyalar kaçırılarak, başka savcılara verilmesi ve sonucunda takipsizlik kararı verilmesi kamu vicdanını zedelemektedir." dedi.

GAP Gazeteciler Birliği Başkanı Zeynel Abidin Kıymaz'ın moderatörlüğünde Royal Otel'de düzenlenen panele Habererk Genel Yayın Yönetmeni İsmail Türk, Saadet Partisi Gaziantep eski İl Başkanı Hayri Kamalı, Gaziantep Barosu eski Başkanı Avukat Ali Elibol ve Araştırmacı-Yazar Ramazan Akgün katıldı.

'CARİ AÇIĞIMIZI KAPATAN RIZA ZARRAF 2 AY GİBİ BİR SÜREDE AKLANDI

İlk panellerini Gaziantep'ten başlattıklarının bilgisini veren İsmail Türk, bu panelleri Türkiye'nin her yerinde yapacaklarını söyledi. Yeni Türkiye'de sivil inisiyatifin yerinin ne olduğunu sorgulamak istediklerini belirten Türk, "Gaziantep Eski Baro Başkanı Elibol'un kendi isteği ile görevini bıraktığı için kendisini tebrik ediyorum. Keşke siyasete de bu güzel bir örnek olsa. Yeni Türkiye'de benim garibime giden çok hızlı bir gelişme var. Eski Türkiye'de 5 sene, 10 sene mahkemesi süren olmuştur. Yeni Türkiye'de ise 2 ayda bir davanız hiç yargılanmadan sona erebiliyor. Cari açığımızı kapatan Rıza Zarraf 2 ay gibi bir sürede aklandı." dedi.

17-25 ARALIK'I YÜRÜTEN 'SAVCIYI İÇERİ ALIN' TALİMATI HUKUK DEVLETİNE SIKILAN BİR KURŞUNDU

17 ve 25 Aralık Yolsuzluk Soruşturması hakkında açıklamalarda bulunan Ali Elibol, hukuk devletlerinde yargının parlamentodan ve iktidardan bağımsız olması gerektiğine vurgu yaptı. Bu uygulamanın Türkiye'de normal bir şekilde işlemediğine değinen Av. Elibol, "Soruşturmayı sürdüren savcıyı içeri alınması yönünde emniyet müdürüne talimat verildi. Bu hukuk devletine sıkılan bir kurşundu. O savcının soruşturulması ayrı bir olaydır, elindeki soruşturmayı almak çok daha ayrı bir olaydır. Savcıların ellerinden dosyalar kaçırılarak, başka savcılara verilmesi ve sonucunda takipsizlik kararı verilmesi kamu vicdanını zedelemektedir. Çıkan ses kayıtlarının dünyada saygın kurumlardan alınacak raporlarla çok rahat ortaya çıkacakken bunlar yapılmadı. 37 yıllık meslek yaşamımda yargının

önünden kaçırılan şeyin kendilerine dokunulmaz denen insanlara sonradan çok dokunulduğunu gördüm. Yargıyı kendi mecrasında bırakmak gerektiğini düşünüyorum." diye konuştu.

'PARALEL DEVLET BAĞIMSIZ YARGI İLE ORTADAN KALDIRILABİLİR'

Türkiye'nin en büyük sorununun yargı bağımsızlığı olduğunu hatırlatan Elibol, "Bu iktidar tarafından belirli yerlere getirilmiş insanların paralel devlet ve çete diye adlandırılması çok önemli delillerin ortaya konulması ile mümkündür. Medyada, mitinglerde belirli hakim ve savcılar tehdit edilerek, korku imparatorluğu kurularak paralel devletin çökertilmesi mümkün değildir. Eğer paralel devlet ve çete varsa, bunu ancak tam bağımsız yargı ile ortadan kaldırabilirsiniz. Cumhuriyet tarihindeki en güçlü iktidarı, delilleri bağımsız yargının önüne getiremiyorsa ortada muktedirlik sorunu vardır." ifadelerine yer verdi.

'YENİ TÜRKİYE KAVRAMI DEMOKRASİDEKİ İHLALLERİ GİZLEME İÇİN OLUŞTURULAN SİYASİ BİR JARGON'

Yeni Türkiye teriminin siyasi jargon olarak kullanıldığına dikkat çeken Elibol, hukuk devletindeki daralmaları, hukuk devleti ihlalleri, demokrasideki ihlalleri gizlemek için oluşturulan bir siyasi jargon olarak değerlendirdi.

Türkiye'de esas sorunun eğitim ve ekonomi olduğunu vurgulayan Hayri Kamalı de, "Türkiye sömürücü bir anlayışla, vatandaştan vergi toplamakla ekonomiyi düzeltmeye çalışıyor. İktidar, her yıl 45 milyar dolar civarında cari açık veriyor. Bu açığı dışarıdan gelen sıcak paralarla kapatıyor. Türkiye'de üretime dayalı bir ekonomi yok." şeklinde konuştu.

Türkiye'nin önemli kazanımlarını kaybettiğini ifade eden Zeynel Abidin Kıymaz ise şunları değindi: "Bundan 20 yıl önce Türkiye İran mı olacak diye bir söylem vardı. Sen İran olamazsın ki? İran'ın füze savunma sisteminden tut, ürettiği silahlara, otomobillere aklın hayalin yetmez. 20 yıl önce aşağıladığınız İran, Ortadoğu'da süper güçlerin fikrini danıştığı, her hadiseden başarı ile çıkmış bir ülke. Türkiye'nin üreten bir toplum olması gerek."

Türkiye'de en büyük sorunun ötekileştirme sorunu olduğunu belirten Ramazan Akgün, Türkiye'de 100 yıl önce ne olduysa günümüzde de aynı hadiselerin yaşanmaya devam ettiğini vurguladı.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim