• BIST 82.300
  • Altın 148,344
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 0 °C

Telefon Dinlenmesi ve Tesadüfi Delil Tartışması

Telefon Dinlenmesi ve Tesadüfi Delil Tartışması
“İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması” başlığını taşıyan CMK 135.maddesine göre, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe halinde başka suretle delil elde edilememesi durumunda şüphelinin veya sanığın telefonlarının dinlenebileceği düzenlenmişti

Telefon dinlemesi tedbiriyle ilgili olarak uygulamada çeşitli sıkıntılarla karşılaşılmaktadır. Bunlardan birisi, bir suç ile ilgili olarak dinleme kararı verilen şüpheli veya faillin dinlenmesi sonucunda başka bir suç işlediğinin de anlaşılması durumunda bu dinleme kayıtları diğer suç için de yasal delil olabilip olamayacağına dairdir. Uygulamada karşılaşılan diğer bir sorun ise hakkında dinleme kararı verilen bir kişinin dinlenmesi sonucu başka bir kişinin de suç işlediğine dair bir delil elde edilmesi durumundan bu kayıtların diğer şüpheli veya sanık aleyhinde yasal delil olarak kullanılıp kullanılamayacağına dairdir.
 
Yargıtay Ceza Genel Kurulu son zamanlarda verdiği iki içtihat niteliğindeki kararla uygulamadaki çelişkiyi gidermiş ve her iki durumda da elde edilen kayıtların mahkeme önünde yasal delil olarak değerlendirilebileceğine hükmetmiştir. Bu karar hukukçular arasında da bir tartışmaya sebebiyet vermiştir.
 
Profesör Ersan Şen, “dinleme tedbiri uygulanırken başka bir suçun da işlendiğinin anlaşılması durumu” ile ilgili yazısında, Anayasa m.38/6 olduğu müddetçe bu şekilde elde edilen deliller kullanılamaz demektedir. Bilindiği üzere Anayasa m.38/6 “Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez” hükmünü düzenlemektedir. Ceza Muhakemesi Kanunu madde 138/2’de tesadüfen elde edilen delillerin kullanılma usulünün belirtildiğini vurgulayan Şen, 135.maddede sayılan katalog suçlar haricinde dinleme kayıtlarının delil olarak kullanılamayacağını vurgulamaktadır.[1]
 
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2 Haziran 2014 tarihli, 2014/302 nolu çok yeni başka bir kararında ise, bir kişi hakkında dinleme tedbiri uygulanırken diğer bir kişi hakkında da suç işlendiğinin tespit edilmesi halinde bu kayıtların diğer kişi aleyhine de yasal delil olarak değerlendirilebileceğine karar vermiştir.  Bu kararı değerlendiren hukukçu yazar Taha Akyol ise, bu kayıtların katalog suçlardan olması kaydıyla sesi kaydedilen herkesin aleyhinde delil olabileceğini belirtmektedir.[2]  CMK’da düzenlenen katalog suçların içinde adam öldürmek, uyuşturucu ticareti, rüşvet ve ihaleye fesat karıştırma suçlarının olduğunu da belirten Akyol, Kurulun bu bağlayıcı kararının ardından bakanlar hakkında düzenlenen fezlekelerdeki ses kayıtlarının yasal delil olarak değerlendirileceğini vurgulamaktadır. Yazar sonuç olarak, şüpheli veya sanıkların  “mahkemenin dinleme kararı benim hakkımda değil” savunmasının geçersiz hale geleceğini belirtmektedir.
 
Son tahlilde, kişi hak ve özgürlüklerinin kısıtlanması ancak anayasa ve yasalara uygun olarak yapılmalıdır. Hukuka aykırı deliller yargılamada kullanılmamalıdır. Zira hukuka aykırı deliller işkence ile dahi elde edilebilmektedir. “Deliller zor elde edildi, zayi olmasın” mantığı ile hareket edilmemeli ve kişilerin özgürlükleri keyfi olarak sınırlandırılmamalıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun kararları da istismar edilerek kapsamları genişletilmemeli ve kişilerin haberleşme özgürlükleri sağlanmalıdır.
 
Arif Gözel / Ankara Strateji Enstitüsü

[1]http://www.hukukihaber.net/ycgknin-telefon-dinleme-karari-makale,3485.html
[2]http://sosyal.hurriyet.com.tr/yazar/taha-akyol_329/telefon-dinleme-konusunda-yargitay-kararlari_26580665

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim