• BIST 109.330
  • Altın 155,835
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 8 °C

"Tepeden İnme Dönüşümler Başarısızlığa Mahkûmdur"

"Tepeden İnme Dönüşümler Başarısızlığa Mahkûmdur"
Edirne Barosu avukatları, İç Güvenlik Paketi adıyla kamuoyuna yansıyan yasa tasarısının Cumhuriyet tarihinde, iç güvenliğe ve kamu barışına indirilen en büyük darbe olmaya gebe olduğunu bildirdi…

Edirne Barosu avukatları, İç Güvenlik Paketi adıyla kamuoyuna yansıyan yasa tasarısının Cumhuriyet tarihinde, iç güvenliğe ve kamu barışına indirilen en büyük darbe olmaya gebe olduğunu bildirdi.

Edirne Barosu avukatları, “Toplumumuzun dikkatine” başlığı altında kamuoyu ile paylaştıkları açıklamada, söz konusu yasa tasarısının adeta hukuk ucubesi olduğu belirtildi. Açıklama şöyle:

“Söz konusu Yasayla; Anayasa ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesince güvenceye alınmış, on sekizinci yüzyıldan beri kamu özgürlüklerinin sert çekirdeğini oluşturan toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı, toplanma hakkı, ifade özgürlüğü, Polis Vazife ve Salahiyet Yasasında yapılan değişiklikle tanınan silah kullanma yetkisinin aşırı derecede genişletilmesiyle doğrudan yaşam hakkı, Anayasamızın on üçüncü maddesince korunmuş özünden yoksun bırakılacak, toplumun ilerlemesi ve düşüncelerin özgürce tartışılması, bu topluma çok görülen kavramlar olacaktır. 

Bu Yasa, ancak 1940'ların Avrupa faşizmine, 12 Eylülün darbeci düzenine yaraşır bir şekilde, devlet ve yönetimin ceza hukukunun sav ve karar ayaklarını tekeline almasına; valilerin yargıç, polislerin savcı olmasına yol açacaktır. Suç nitelemeleri mülki amirlerin yetkisi dâhiline alınıp, adli kolluk ve idari kolluk ayrımı temelinden çökertilecektir. 

Özel alan ve kamusal alan ayrımı kalkacak, belirsiz nedenlerle kimselerin eşyası üzerinde arama yapılmasının kolaylaşması sağlanacak; dolaylı olarak da fişlemenin alışılagelmiş ve hatta kaçınılmaz bir olgu olması gündeme gelecektir. 

Toplantı ve gösterilere katılan kimselerin; adeta her hareketi suç oluşturan eylem sayılacaktır. Bununla da yetinilmeyip, çeşitli ülkelerdeki domates festivallerini anımsatacak kadar karikatüral biçimde, boyalı ve kimyasal su, kitlelerin üzerine sıkılacaktır. 

Ayrıca; Mecliste bile barışın sağlanamadığı bir ortamda tartışılan Yasanın, kamu barışına yararlı olması beklenemez. Uygar dünyada, en temel özgürlüklerden görülen ifade özgürlüğünün; adeta terör eylemi sayılması, eylemcilerin her fiilinin suç haline getirilmesi, asla kabul edilemez. Dünyada kısalma eğiliminde karşın, ülkemizde gözaltı süresinin iki katına çıkarılmasının hizmet edebileceği bir kamu yararı yoktur. 

Dinlemelerin ve aramaların adeta oldubitti haline getirilerek; dinlemeler üzerinde yargıç denetiminin bir süse dönüştürülmesi, hiçbir hukuk devletinde kabul edilemez. 

Dahası, sosyolog Eisenstadt'ın da dediği gibi, tepeden inme dönüşümler başarısızlığa mahkûmdur.

Savunma mesleğine yaşantılarını adamış biz avukatlar da, hukuk insanı gözüyle bu görüşe katılıyoruz.

Türkiye toplumu adına geri dönülemez sonuçlar yaratacak bu metnin yasalaşması; ülkemizi, demokrasi ve insan haklarından yoksun kaldığı karanlık günlere götüreceği gibi, toplantı ve gösteri yürüyüşleri, özel hayat kavramları; ilerleyen yıllarda genç nesillere adeta bir masal gibi anlatılacak hale düşecektir. 

Edirne Barosu avukatları olarak, bu toplumla demokrasinin uzun tarihini sona erdirecek; vatandaşa siyasi tartışmanın öznesi değil, tebaası gözüyle bakan, adeta bir hukuk ucubesi olan Yasa tasarısına karşı demokratik mücadelemizi sonuna kadar devam ettireceğimizi ilan ederiz.”

KAYNAK: HUDUT GAZETESİ

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim