• BIST 105.324
  • Altın 146,596
  • Dolar 3,4727
  • Euro 4,1687
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 12 °C

"Ticari Sır Kavramı Ancak Ticaret Mahkemeleri'nce Değerlendirilebilir"

"Ticari Sır Kavramı Ancak Ticaret Mahkemeleri'nce Değerlendirilebilir"
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, işverenin işçiye açtığı haksız rekabet yasağına dayalı, tespit, men ya da tazminat davalarının mutlak ticari dava olup tarafların sıfatlarına bakılmaksızın Ticaret Mahkemesi’nin görevli olduğuna karar verdi.

YARGITAY  11. HUKUK DAİRESİ

Esas : 2012/18643 Karar : 2013/13305 

Dava, 6098 Sayılı T.B.K'nın 444. maddesinde (818 Sayılı B.K'nın 348) düzenlenen işçinin rekabet yasağından kaynaklanan haksız rekabetin tespiti, meni ve tazminat istemine ilişkindir. 

6762 Sayılı TTK.'nın 4/1-3 maddesi uyarınca, 818 Sayılı BK'nın 348. maddesinden(6098 Sayılı T.B.K'nın 444 mad.) kaynaklanan davalar tarafların sıfatına bakılmaksızın mutlak ticari davalardan olup, sözü edilen maddede İş Kanunu'nun kapsamında kalan "rekabet memnuiyetine" dair uyuşmazlıkların bundan müstesna olduğu yolunda bir hüküm bulunmadığından, İş Kanunu kapsamında olanlarda İş Mahkemeleri, diğerlerinde ise genel mahkeme (ticaret mahkemesi) görevlidir şeklinde bir ayrıma da gidilemez. 

Davanın mutlak ticari dava olarak kabulünde güdülen amaç ticari sır kavramının ticaret mahkemesince değerlendirilmesidir. Bu itibarla, davanın Ticaret Mahkemesinde görülerek karara bağlanması gerekir. 

(6098 s. Borçlar K  m. 444) (6762 s. TTK  m. 4) (818 s. BK  m. 348)


Davacı vekili, davalı Mehmet Sıdık Aslanla müvekkili şirket arasındaki belirsiz süreli iş sözleşmesinde, davalının işten ayrılmasından sonra 5 yıl süreyle işverenin tedarikçileriyle veya müşterileriyle doğrudan doğruya yada dolaylı olarak ticari ilişki kurulmaması, işverenle rekabet yapılmaması hükmü bulunduğunu, davalının işten ayrılmadan önce müvekkil şirketle amaç ve konuları hemen hemen aynı olan davalı şirketi üçüncü kişilere kurdurduğunu, işten ayrıldıktan sonra da davalı şirketin %50 hissesini devraldığını, işten ayrılmadan önce müvekkili şirketin iş yaptığı şirkete yüksek fiyatlar verdiği, aynı iş için davalı firmanın daha düşük teklif vermesini sağlayarak, bu işleri müvekkili şirketten davalı şirkete aktardığını, yine müvekkili şirkette çalıştığı dönemde, müvekkili şirketin iş yaptığı firmalardan siparişini aldığı proje aşamasındaki işlerle ilgili parçaların kabulünü yavaşlatıp, o firmalarda çalışmakta olan kişilerle el ve işbirliği yaparak, bu işlerin önemli kısmını davalı şirkete aktardığını, bu şekilde davalıların haksız rekabette bulunduklarını ileri sürerek, davalıların haksız rekabetinin tespiti, meni ve haksız kazanç nedeniyle 25.000,00 TL'nin tahsilini talep ve DAVA ETMİŞTİR.

Davalılar vekili, davanın REDDİNİ İSTEMİŞTİR.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, uyuşmazlığın 818 Sayılı B.K.'nın 348 (6098 Sayılı TBK'nın 444) ve devamı maddelerine dayalı davacı işverenle davalı işçi arasında aktedilen hizmet sözleşmesinde yer alan rekabet yasağının ihlalinden kaynaklandığı, davaya bakmakla İş Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle, davalı işçi yönünden mahkemenin görevsizliğine, diğer davalı şirket yönünden ise davanın tefrikine KARAR VERİLMİŞTİR.

Kararı, davacı vekili TEMYİZ ETMİŞTİR.

Dava, 6098 Sayılı T.B.K'nın 444 üncü maddesinde (818 Sayılı B.K'nın 348) düzenlenen işçinin rekabet yasağından kaynaklanan haksız rekabetin tespiti, meni ve tazminat İSTEMİNE İLİŞKİNDİR. 6762 Sayılı TTK.'nın 4/1-3 maddesi uyarınca, 818 Sayılı BK'nın 348 inci maddesinden(6098 Sayılı T.B.K'nın 444 mad.) kaynaklanan davalar tarafların sıfatına bakılmaksızın mutlak ticari davalardan olup, sözü edilen maddede İş Kanunu'nun kapsamında kalan "rekabet memnuiyetine" dair uyuşmazlıkların bundan müstesna olduğu yolunda bir hüküm bulunmadığından, İş Kanunu kapsamında olanlarda İş Mahkemeleri, diğerlerinde ise genel mahkeme (ticaret mahkemesi) görevlidir şeklinde bir ayrıma da gidilemez. Davanın mutlak ticari dava olarak kabulünde güdülen amaç ticari sır kavramının ticaret MAHKEMESİNCE DEĞERLENDİRİLMESİDİR. Bu itibarla, davanın Ticaret Mahkemesinde görülerek karara bağlanması gerekirken, davalı M.Sıddık Arslan hakkındaki davaya bakmakla İş Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle, bu davalı yönünden görevsizlik kararı verilmesi, diğer davalı şirket yönünden ise, davanın tefrik edilmesi DOĞRU OLMAMIŞTIR.

SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA  OYBİRLİĞİYLE KARAR VERİLDİ.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim