• BIST 84.208
  • Altın 147,005
  • Dolar 3,7769
  • Euro 4,0596
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -2 °C

TOKİ Soruşturması Kapandı

TOKİ Soruşturması Kapandı
17 Aralık operasyonunun bir ayağı olan TOKİ soruşturması kapsamında 60 şüpheliye takipsizlik kararı verildi. Savcı; eski Bakan Erdoğan Bayraktar'ın oğlu için "iş sahipleri ile ilişkileri eleştirilebilir ama suç değildir" dedi.

17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun bir ayağı olan TOKİ soruşturması kapsamında eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar'ın oğlu Abdullah Oğuz Bayraktar ve  işadamı Ali Ağaoğlu'nun da aralarında bulunduğu 60 şüpheliye takipsizlik kararı verildi.

"Bakan oğlu eleştirilebilir ancak suç teşkil etmez"

Savcı Ekrem Aydıner, takipsizlik kararında şüphelilere yöneltilen rüşvet vermek ve almak, resmi evrakta sahtecilik suçlamalarına ilişkin yeterli delil olmadığını belirtti. Savcı Aydıner, Abdullah Oğuz Bayraktar’ın Çevre ve Şehircilik Bakanlığının oğlu olmasına rağmen iş sahipleri ile yakın ilişkiler içinde olmasının eleştirilebileceğini belirterek, “Ancak bu durum başlı başına suç teşkil eden bir nitelik arz etmemektedir" ifadelerini kullandı.

"Örgüte dair delil yok"

Şüphelilerin suç işlemek amacıyla örgüt kurduklarına, örgüte üye olduklarına dair delil bulunmadığını belirten savcı Aydıner, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nda görevli Osman İyiamaya hakkında ise bakanlığın soruşturmaya izin vermediğini de açıkladı. Savcı Aydıner, şüphelilerde elde edilen bazı delillerin ise saklanmasına, bazılarının ise şüphelilere iadesine karar verdi.

"Gezi eylemlerinin etkisi projeyi iptal ettirdi"

Zorlu Center’in yapımında da imar usülsuzluğu ile ilgili iddiaların somut bir delile dayanmadığını ifade eden savcı Ekrem Aydıner, Gezi eylemleri nedeniyle bazı imar planı değişikliği girişiminin de iptal edildiğini belirtti. İstanbul Bahçeşehir’de bir plan değişikliğine yönelik çalışma üzerine çevre halkının tepki eylemlerinin, Gezi Parkı eylemleri dönemine denk gelmesi üzerine imar planı değişikliğinin Bakanlık tarafından iptal edildiği belirtildi.

"Delillerin toplanmasında mahkeme kararları dikkate alınmadı"

Savcı takipsizlik kararında, delillerin hukuka uygun olup olmadığını tartıştı. Ali Ağaoğlu ile ilgili iki mahkemenin teknik ve fiziki takip talebine red kararı verdiğini belirten savcı Aydıner, daha sonra başka bir mahkemenin üç ay süreyle teknik takip kararı verdiğine dikkat çekti. Savcı Aydıner, diğer şüphelilerin teknik takip kararları da, Ali Ağaoğlu ile ilgili yapılan teknik takipte elde edilen bilgilere dayanarak alınıldığını vurguladı.

"Amaç keyfi kararlar verilmemesi olmalı"

Ceza yargılanmasında amacın keyfi kararların verilmesi olmadığını belirten savcı Aydıner, "Amaç maddi gerçeğe ulaşmaktır. Yani ceza yargılamasında maddi gerçeğe ulaşmak amacıyla sınırsız, hukuk kurallarına aykırı ve sanık kurallarını hiçe sayan yöntemler izlenemez.  Ceza yargılamasına ters düşülerek elde edilen delillerin yargılama makamı tarafından değerlendirmeye alınmaması gerekir. Çünkü bunlar hukuka aykırı delil olarak nitelendirilir" dedi.

"Çobanın dahi telefonlarının dinlendiği parayonası"

Hukuka aykırı delillerin ceza soruşturması ve yargılamasında kullanılamayacağını takipsizlik kararında vurgulayan savcı Aydıner, önleme dinlemesi ile elde edilen delillerin ceza soruşturmasında kullanılamayacığını ifade etti. Bunların delil olarak kullanılmasının sınırını çok genişletmemek gerektiğine dikkat çeken Aydıner. “Aksi halde dağdaki çobanın dahi telefonlarının dinlendiği parayonası ile yaşadığı bir toplum yaratırız” ifadelerini kullandı.

"İsimsiz ihbar ile iletişim tespit edilemez"

Emniyete ihbar olarak gelen ve ‘Ali Ağaoğlu’nun adamlarına birini tartaklattığı ve adamlarının yere bir el ateş ettiği yönündeki’  ifadelerin suç işlemek için örgüt kurmak suçunun unsurlarını oluşturmadığını belirten savcı Aydıner, “ Somut bir delil içermeyen, yasal olarak işleme konma imkanı dahi bulunmayan isimsiz ihbar mektupları ile varsayımlara dayanarak, iletişimlerin tespiti ihlallerine yol açabilecek yollara başvurulması mümkün değildir” dedi.

"Örgütün varlığı iddia edilerek delil toplanıyor"

Takipsizlik kararında Aydıner, “Son yıllarda ne yazık ki bir suç soruşturmasının başlangıcında örgütün varlığını iddia ederek, soruşturmaya başlamak delil  toplamanın bir yolu gibi kullanılmaktadır. Hemen her suç soruşturmasında, suçun işlenmesi için örgüt kurulduğu iddia edilip, mahkemelerden iletişimin tespiti ve dinlenilmesi kararları alınmaktadır. Ancak daha sonra örgütün varlığı kanıtlanamasa bile hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen ve bu nedenle tesadüfi delil gibi kabul edilmesi gereken deliller, cezaya gerekçe olarak kabul edilmektedir”

"İletişimin tespiti kararı hukuka uygun değil"

TOKİ soruşturmasında örgütün varlığının peşinin kabul edildiği ve iletişimin tespiti kararı alındığını ifade eden Savcı Aydıner, "Soruşturmanın başlangıcında verilen iletişimin tespiti kararı hukuka uygun değildir. Bu kararın hakim tarafından verilmiş olması kanun koyucunun aradığı hukuki ve fiili şartların gerçekleştiğine dair kesin karine sayılamaz" dedi.

Maslak 1453 projesi

Maslak 1453 projesi imara aykırı olarak rüşvet karşılığında yapıldığı iddialarına da değinen savcı Aydıner, "Bu projede imar planlarına aykırı olarak yapılan işlemlerin nelerden ibaret olduğunun açıklanmadığı, kimin ne şekilde projenin imara aykırı yapılmasını sağladığının delilleri ile belirtilmediği Abdullan Oğuz Bayraktar’ın Ali Ağaoğlu ve bakanlık bürokratları olan şüpheliler ile senli-benli konuşmasını doğal olmadığından yola çıkılarak aralarında bir menfaat ilişkisinin olduğunu izaha çalışıldığı, telefon dinlemelerinde de yasa dışı işlem yapıldığı ve gözyumulduğu sonucunu çıkaracak konuşmalara rastlanmadığı tespit edildi" açıklamasını yaptı.

"Mehmet Ali Aydınlar hakkında delil yok"

Şüpheli Mehmet Ali Aydınlar’ın Acıbadem Sağlık Grubunun bulunduğu binaya ek yapmak istediği ve inşaat izni alamaması üzerine Hüseyin Avni Sipahi ile irtibata geçerek rüşvet ile izin aldığı iddia edildi. Savcı Aydıner, bu iddianında somut delillere dayanmadığını belirterek, inşaat izninin de alınmadığını, rüşvet alındığına dair bir delil elde edilemediğini vurguladı.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim