• BIST 89.496
  • Altın 146,559
  • Dolar 3,6433
  • Euro 3,9136
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 16 °C

"Toplumun Yarısının Siyaset Mekanizmalarından Dışlandığı Bir Ülkede Yüksek Medeniyet Seviyesinden Bahsetmek İmkansızdır"

"Toplumun Yarısının Siyaset Mekanizmalarından Dışlandığı Bir Ülkede Yüksek Medeniyet Seviyesinden Bahsetmek İmkansızdır"
5 Aralık 1934' de yürürlüğe giren Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının verilişinin 81. Yılı münasebetiyle Çanakkale'de Cumhuriyet Meydanında tören düzenlendi.

Çanakkale Barosu Kadın Haklarından Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Hande Keskin Toprak, Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Av. Güneş Pehlivan, STK'lar ve Çanakkale halkı katıldığı tören, Atatürk Anıtına çelenk sunumu, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın ardından Baro Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Av. Güneş Pehlivan'ın konuşmasının ardından sona erdi.

Kadın Hakları Komisyonu'nun günün anlam ve önemine ilişkin yaptığı basın açıklaması;

Türk Kadınının 19. yüzyılda başlayan haklı mücadelesi ve Mustafa Kemal Atatürk'ün eşsiz önderliği sonucunda, toplumumuzda kadın, birçok Avrupa ülkesinden daha önce seçme ve seçilme hakkını elde etmiştir.

5 Aralık 1934 tarihinde Türk kadınına Seçme ve Seçilme hakkını tanıyarak dünyanın birçok ülkesinden çok daha önce katılımcı demokrasi ile tanışan Cumhuriyetimiz, bugün her alanda cinsiyet eşitsizliği ile mücadele etmektedir. 21. yüzyılda toplumun yarısının siyaset mekanizmalarından dışlandığı bir ülkede yüksek medeniyet seviyesinden bahsetmek imkansızdır. 

Kadının siyasi hayattaki varlığı, sosyal ve kültürel alanlarda, eğitimde, aile içinde, çalışma hayatında ve toplumsal yaşamdaki varlığının bir görünüş biçimidir. Dolayısı ile; siyasi alandaki cinsiyet eşitliği sağlanmadıkça, kadının toplumdaki statüsü ve insan hakları sorunu çözüme erişmeyecek ve Mustafa Kemal Atatürk’ün hedeflediği “özgürlükçü ve bağımsız bir siyasi demokrasi” olgusu hayata geçirilemeyecektir.

Demokrasi, insanların ve toplumların manevi varlığının en yüce ürünüdür; toplumsal eşitliğe, hür fikirlere, bağımsız iradeye, ifade özgürlüğüne dayanır. 

Demokrasi, toplumun yalnızca siyasal iktidar unsurunun seçimine yönelik bir araç değil; bir toplum felsefesidir. Demokrasi, tüm toplumsal kurumların; aile üyeleri arasında eşitliğe dayanan sağlıklı ve şiddetten uzak bir aile yapısının, bağımsız yargının, özgür haberciliğin, sansürsüz sanatın, özgür ve seküler bilimin, çoğulcu ve katılımcı bir siyasi yapının teminatıdır.

1935 yılında, kadının millet meclisindeki temsiliyet oranında dünya ikincisi olan ülkemizin, dünya toplumsal cinsiyet eşitliği endeksinin 2014 verilerinde 124. sırada yer almakta oluşu; ülkemizde “demokrasi” olgusunun Atatürk’ün öngördüğü üzere; “bir sosyal yardım ve maddi refah aracı olarak yorumlanmak sureti ile toplumun siyasi hürriyet ihtiyacını uyutma amacından öteye gidemediğinin” bir göstergesidir.

Böylece, pek çok toplumsal sorundan ayrıştırılamayacak kadın sorununun da temelinde, ülkenin tüm toplumsal kurumları ile birlikte demokratikleşmesi sorunu yatmaktadır.

Ülkemizde sosyal, kültürel, ekonomik, siyasi yapı ve anlayış kadının siyasi kademelenmede yer almasının önünde engel teşkil etmektedir. Anayasa ve seçim yasalarında kadın ve erkeğin fiili eşitliğini sağlayacak etkin ve elverişli mekanizmalar bulunmamaktadır. Kadınlar siyasette, bürokraside, sivil toplum örgütü temsilciliğinde etkin bir biçimde yer alamamaktadırlar. Türkiye’deki devlet memurları içinde kadınların oranı %33 iken, bu oran üst düzey yöneticilik kadrolarında %9’lara gerilemektedir.

Bizler, Atatürk’ün manevi mirasçıları olarak,  Olympe de Gouges’ların, Mary Wollstonecraft’ların, Nezihe Muhittin’lerin kadının insan hakları mücadelesini teslim almış bulunmaktayız. 

Kadının insan haklarının eksiksiz yaşama geçmesinin ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasının, mecliste ve tüm karar mekanizmalarında EŞİT TEMSİL ve EŞİT KATILIM ile mümkün olduğu bilinci ile;  

Bu amacın sağlanabilmesi için; Anayasa, siyasi partiler ve seçim yasalarının değiştirilmesi ve % 50 cinsiyet kotası getirilmesi hedefleri ile;

Cumhuriyetin kazanımlarını korumak ve geliştirmek ideali ile;

Türk Kadınının Seçme ve Seçilme Hakkının 81. yılını kutluyoruz.
Basına ve Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim