• BIST 82.300
  • Altın 148,344
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara 0 °C

Turgut Kazan: "Eğer Hukuku Yok Sayarsanız Darbeciden Farkınız Kalmaz"

Turgut Kazan: "Eğer Hukuku Yok Sayarsanız Darbeciden Farkınız Kalmaz"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kritik Milli Güvenlik Kurulu(MGK) ve Bakanlar Kurulu toplantısının ardından Türkiye’de 3 ay boyunca OHAL ilan edileceğini duyurdu.

Üç aylık OHAL’i değerlendiren ünlü hukukçu Turgut Kazan: “Darbeye, milli iradeyi ve hukuku yok saydığı için karşıyız, fakat darbe püskürtüldükten sonra olağan rejimde hukuku yok sayarsak darbeciden farkımız kalmaz”

İstanbul Barosu eski Başkanı Turgut Kazan, OHAL kararını BirGün’e değerlendirdi:

Türkiye’de zaten OHAL ilan edilmeden önce de olağanüstü bir uygulama yaşanıyordu. Gözaltına alınan insanlar için, noter bile gidip vekâletname çıkaramıyordu. Bir avukat görüşmesi yapılamıyordu, halen yapılamıyor. Sokaklarda linç kültürü ile karşı karşıya kalınıyor. Bir ilin valisi, elinde uzun namlulu bir silahla şüpheliyi sorguya çekip, görüntüye aldırıyor. Marifet saydığı için herhalde, o görüntüyü televizyonlara servis ediyor. Bu hukuka uygun bir uygulama içinde düşünülemeyecek bir şeydi. Ama bunlar yaşanıyordu. Olağanüstü hâl ilan edildikten sonra neler yaşanacağını, bunlarla karşılaştırarak düşünebiliriz.

Darbeyi püskürtmek olağanüstü bir kazanım

O nedenle, tabii ki darbeyi püskürtmek Türkiye için olağanüstü bir kazanımdır. Biz darbeye niye karşıyız: Milli iradeyi ve hukuku yok saydığı için. Şimdi darbeyi püskürttükten olağan rejimde, hukuku yok sayıyorsak, darbeciden farkımız kalmaz. O yüzden, şimdi bekleyeceğiz ve OHAL kanununda verilen yetkilerin, nasıl kullanacağını göreceğiz. Çünkü son derece geniş yetkiler var, her şey yasaklanabilir. Biz darbeye her şeyi yasaklayacağız diye karşıyız. Basını, yayını, toplantıları, dernekleri, örgütlenmeleri, konuşmayı ve güvenlik içinde yaşamı kısacası her şey için tehlikeli olduğu için karşıyız.

‘Sıkıyönetim mahkemeleri olsa ne olacak ki?’

Bayram sayılan bir günde her şey yasaklanırsa, darbecilerin ele geçirmesi halinde bize dayatacağı şeyler de, olağan rejimde bize dayatılacaksa, o zaman nasıl bayram sayacağız? Nasıl bayramı kutlayacağız, bilmiyorum. Kanunun yetki veren maddelerin nasıl uygulanacağını izleyip göreceğiz. Sıkıyönetim, silahlı kuvvetlerin daha ağırlık taşıyacağı bir rejim demektir. Siyasal iktidarın ona tam güvenemeyeceğini düşünüyorum, o nedenle sıkıyönetimi düşünmeyeceklerdir. Fakat sıkıyönetimle olağanüstü hâl, askeri mahkeme dışında çok büyük bir yetki farkı vermiyor. Şu anda bizim mahkemelerimiz de insanlar için ne kadar güvence sağlayacak ki? Sıkıyönetim mahkemesinin yaratacağı tehlike, bugünkü yargı sürecinde yaşanacak bir tehlikeye dönüşmüş durumda. İnsanların bir listeye göre tutuklandığını, listenin delil sayıldığını görüyorum. Bir yerden gelen liste delil sayılarak insanlar tutuklanıyorsa, sıkıyönetim mahkemeleri olsa ne olacak ki?

‘Fransa’dan benzerini gösterin, mesleği bırakayım’

Fransa’da olağanüstü hâl rejimi uygulanıyor bu doğru, ama bir tek benzerlik bu. Onun dışında Fransa’da örneğin, noter vekâletname alamıyor mu? Noter gözaltındaki insandan, vekâletname almaya giremiyor mu? Fransa’da avukat, müvekkiliyle görüşemiyor mu? Fransa’da bir merkezden gelen listeyle ve o listenin delil sayılarak insanlar mahkeme tutukluyor mu? Baştan suç örgütü saydığımız, siyası iktidarın, ‘siz ne istediniz de vermedik’ dediği günlerden çok önce, iktidarı uyarmaya çalıştığımız o yapıyla bağını gösteren bir şeylerle insanları suçlarsın, anlarım. Tabii ki o yapıdan hesap sorulması gerektiğine inanıyorum. Fransa’da böyle şeyler mi yaşanıyor yani? Fransa’da da var diyenler bugünkü tutuklama kararlarında gösterilen gerekçeden bir tane benzerini Fransa’dan getirsinler şapkamı çıkarıyım, ben de bu mesleği bırakayım.

‘Zamanında o AYM üyesinin kim olduğunu söyledik’

Doğrudan darbecilerin tutuklanmasını kast etmiyorum, bir yığın insan tutuklanıyor. Anayasa Mahkemesi(AYM) üyesi tutuklanıyor, biz o AYM üyesinin kim olduğunu söyledik zamanında. Ama onu Anayasa Mahkemesi’ne atayabilmek için, önce müsteşar yaptınız. O zamanda ‘bu yaptığınız ayıptır’ dedik, ama sonuçta AYM üyesi oldu. AYM üyesi o şekilde tutuklanır mı? AYM üyesi o şekilde tutuklanıyorsa, üstelik de sizin yasayı zorlayarak müsteşar yaptığınız adam o adam. Siz o gün uyarılmanıza rağmen onu yaptınız. Şimdi de tutukluyorsunuz, dolayısıyla neye, nasıl güveneceksiniz? Meclis zaten yoktu, bundan sonra hiç yok. Kanun hükmünde kararname çıkacak, onun zaten yargı denetimi yoktur. Orada ne yazıyorsa o kanun olacak.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim