• BIST 108.489
  • Altın 151,165
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 10 °C

Türkiye'de Her Yıl 100 Bin Çocuk Adalet Sistemi, Karakol Ve Polisle Tanışıyor

Türkiye'de Her Yıl 100 Bin Çocuk Adalet Sistemi, Karakol Ve Polisle Tanışıyor
Cezaevlerindeki işkence ve tecavüz haberleriyle gündeme gelen çocuk tutuklular ve hükümlüler tahliye olduktan sonra kalacak yer bulamıyor.

Adalet Bakanlığı'nın istatistiklerine göre, Türkiye’de yılda 100 bir çocuk adalet sistemi, karakol ve polisle tanışıyor. Çocukların tutukluluk süreleri ise 6 ay ile 2 yıl arasında değişiyor.

Aralık 2014 tarihinde 61’i kız çocuğu olmak üzere toplam 1.966 çocuk özgürlüğünden mahrum durumda. 2015 Ocak ayı itibarıyla da 542’si hükümlü olmak üzere 2 bir 57 çocuk mahkûm var.

Hülya Karabağlı'nın zete.com'daki haberine göre, tutuklu ve hükümlü çocukların sayılarına son 14 içinde karşılaştırmalı bakıldığında ise (Adalet Bakanlığı verilerine göre) arttığı görülüyor.

Bakanlık, çocuklarla ilgili verileri 12-17 yaş olarak veriyor. Oysa çocuk tanımı hem ulusal hem de Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası standartlara göre 18. Oysa, Adalet Bakanlığı verileri 18 yaşındaki çocukları kapsamıyor.

Çocuk suçlarında gasp ve yağma ilk sırada

Adalet Bakanlığı’nın Aralık 2014 verilerine göre, çocukların suç profilinde ilk sırayı hırsızlık alıyor. Yağma veya gasptan sonra cinsel suçlar yüksek bir rakamla üst sırada yerini alıyor. Gündem Çocuk Derneği'nin değerlendirmeleri şöyle:

“Türkiye’de 12 yaşını doldurmamış çocukların yasal olarak herhangi bir cezai sorumluluğu bulunmamaktadır. 12 yaşının doldurmuş ancak 15 yaşını doldurmamış çocuklara; suçu işlediklerinde hukuki sonuçlarını algılamaya haiz oldukları ispat olunduğunda 18 yaşını doldurmamış çocuklara özgü tedbirler uygulanmaktadır.

Aile içi şiddet suça itiyor

Çocuk ve gençler toplumsal durumlardan en fazla etkilenen gruplar arasındadır. Aşağıda yer alan bazı toplumsal durumlar çocukların kanunla ihtilafa düşmelerine, suça sürüklenmelerine ve sonunda özgürlüklerinden yoksun kalmalarına yol açmaktadır:

Yoksulluk, göç, işsizlik, ailenin alt sosyo-ekonomik düzey, sosyal güvencesizlik, aile içi şiddet, çocuğun çalışması, eğitim olanaklarından yararlanamaması, sosyal dışlanma, oturulan ev ve çevre koşullarındaki sorunlar, oturulan çevredeki kültürel değerler, çocuğun korunmasına ilişkin devletin politikaları ve rolü, internet ve medya.

Kanunla ihtilafa düşerek özgürlüğünden yoksun bırakılan çocuklar Türkiye’de 3 tür kurumda kalmaktadırlar.

10-12 bin çocuk mahkemeyle tanışıyor

Adalet Bakanlığı’nın istatistiklerine göre yılda 100 bin çocuk adalet sistemiyle, karakolla, polisle tanışırken bu çocukların 10’la 12 bin kadarı mahkemeyle tanışmaktadır. 2 bin kadarı da özgürlüğünden yoksun bırakılmış durumdadır.

Çocuk mahkemeleri ve çocuk karakollarının sayısı yetersizdir. İstanbul gibi metropol bir şehirde 40’a yakın ilçeden sadece 6-7 ilçesinde çocuk karakolu bulunmaktadır. Bu tür durumlarda çocuklar yetişkinlerin gittiği karakollara götürülmekte ve buralarda yetişkinlerin tabii olduğu muameleye maruz kalmaktadır.

Tahliye olan çocuklara kalacak yer yok

Mahkemeyle tanışan çocukların dörtte üçü tutuklu olup henüz gerçekleştirdikleri fiillerle ilgili bir hüküm söz konusu değildir. Çocukların tutukluluk süreleri ise 6 ay ile 2 yıl arasında değişmektedir. Bu kadar süre tutuklu kalan çocuklar, serbest bırakıldığında geri dönülmez sonuçlarla karşı karşıya kalmaktadır. Ayrıca Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’nin verdiği bilgiye göre cezaevinden çıkan, tahliye olan çocukların yüzde 20’sinin barınacak yerlerinin bulunmadığı belirlenmiştir.

Çocuk cezaevlerinde işkence ve cinsel istismar

Bunların yanı sıra çocuklar kapalı kurumlarda işkence ve kötü muameleyle de karşı karşıya kalmaktadır. Buna ilişkin son yıllardaki korkunç tablo ilk olarak 2011 yılı yaz aylarında Pozantı Çocuk Cezaevi’nde yaşanan cinsel istismar, ağır işkence ve hak ihlalleri olarak ortaya çıktı. Ancak bilindiği üzere Pozantı sonrası Adalet Bakanlığı yetkilileri sorunun kaynağına inip irdelemek ve sorumlularını derhal yargı önüne çıkarmak yerine cezaevi fiziki koşullarına faturayı kesip, çocukları Ankara Sincan cezaevine nakletmekte çözümü bulmuştu. Benzer ağır hak ihlalleri ve işkence iddiaları Şakran, Kürkçüler, Antalya ve son olarak Sincan’da yeniden gündeme gelmiş ancak bu olaylara ilişkin etkin bir soruşturma yürütülmemiş -cezasız kalmış- hatta Sincan’daki çocuklar hakkında kamu görevlisine mukavemetten dava açılmıştır.”

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim