• BIST 107.822
  • Altın 151,398
  • Dolar 3,6678
  • Euro 4,3216
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 12 °C

Türkiye’de İnternet Erişim Engellemeleri

Türkiye’de İnternet Erişim Engellemeleri
5651 Sayılı “internet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun” 4 Mayıs 2007’de kabul edilmiş ve 23 Mayıs 2007’de Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.

Hilal YILDIZ / Ankara Strateji Enstitüsü

Kanun; İçerik sağlayıcı, yer sağlayıcı ve toplu kullanım sağlayıcıların yükümlülük ve sorumlulukları ile internet ortamında işlenen belirli suçlarla içerik, yer ve erişim sağlayıcıları üzerinden mücadeleye ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.
 
Ülkemizde, 2001 yılına kadar interneti düzenleme konusunda müdahaleci olmayan bir tutum izlenilmiştir.[1] O tarihe kadar İnterneti düzenleyen özel bir kanun mevcut değilken ifade özgürlüğünü denetlemeye ilişkin genel hükümler yeterli görülmekteydi. Ancak geleneksel idari ve cezai önlemler interneti denetlemede yeterli görülmemiştir. 2007 yılında yapılan 5651 sayılı yasal düzenlemenin ardından ise düzenli olarak verilen erişim engelleme kararlarıyla karşılaşmaya başlıyoruz.
 
Yasanın yürürlüğe girişi ile internet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesine, erişim engellemelere ve içeriğin kaldırılmasına ilişkin belirsizliklerin bir nebze olsun ortadan kalkmasını sağlamışsa da, yasadaki düzenlemeler ve mücadele yöntemleri halen tartışılmakta ve eleştirilmektedir.

Ancak açıklık getirmek gerekir ki erişim engelleme yasağı, bir kapatma kararı değildir. Hakkında erişim engelleme kararı verilen web sitesinin internet ortamında yayını kapatılmamakta, birtakım teknik yollar izlenerek yalnızca Türkiye sınırları içerisinden siteye ulaşılmasının önüne geçilmektedir. Bunun anlamı, hakkında erişim engelleme kararı verilerek uygulanan bir siteye Türkiye dışından ulaşmanın mümkün olduğudur.

İfade Özgürlüğü mü? Kişilik Haklarının İhlali mi?

Günümüzde Dünya üzerinde 2.5 milyar insan internet kullanmaktadır.[2] Kullanıcıların 1.8 milyarının sosyal medya ağlarında hesabı olduğu düşünüldüğünde, bu da hepimizi birer içerik sağlayıcısı haline getirmektedir. İnternet kullanımının fikir ve ifade özgürlüğünün ve demokrasinin gelişimine katkı sunduğu bilinen bir gerçektir. Bununla birlikte gün geçtikçe yaygınlaşan sosyal medya kullanımı, sosyal medyaya yapılan devlet müdahaleleri, yapılan yasal düzenlemeler ve bu müdahalelerin yerindeliği gibi bir takım problemleri de beraberinde gelmiştir. Bu çıkmaz, erişim engellemelerini tüm dünyada bıçak sırtı konulardan biri haline getirmektedir. Nitekim insan hakları bağlamında güvence altına alınmış haklardan olan ifade özgürlüğü, düşünce özgürlüğü, toplantı özgürlüğü gibi bir takım haklara karşılık diğer yandan özel hayatın gizliliği, kişilik haklarını ihlal kurumlarının birbiri ile yarıştığı bir alandan söz etmekteyiz.

Demokratik toplumların ve her bir bireyin gelişmesi için gereken temel koşullardan biri olan ve AİHM 10. madde ile güvence altına alınmış ‘İfade Özgürlüğüne’[3] ilişkin AİHM içtihadında yer alan; sadece basının bilgi ve düşünceleri yayma ödevi olmadığı, aynı zamanda kamunun bu bilgi ve düşünceyi alma hakkının var olduğu ölçütünden hareketle, internet teknolojileriyle güçlendirilmiş bilgi ve düşünce akışı ortamında bu ölçütün önemi daha da artmaktadır.[4]

İnternet çok kapsamlı bir iletişim aracı olduğundan ne yaptırımların erişime ulaşımı engellemede yeterli olduğundan ne de korunması gereken değerleri koruyan isabetli düzenlemelerin yapılabilmiş olduğundan bahsedemeyiz. Kaldı ki yargılamalar sırasında verilen bazı kararın ifade ve düşünce özgürlüğü gibi en temel hakların sınırlarını aşar nitelikte olduğu görülmektedir. Bir web sitesi elbette ki erişime engellenebilir, hatta kapatılabilir. Ancak bu müdahaleyi gerektirecek haklı ve subjektif bir gerekçenin bulunması, temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunulmaması ve yasal prosedüre uyulması şartı muhakkak olmalıdır.

 
[1] Y. Akdeniz- K. Altıparmak, İnternet: Girilmesi Tehlikeli ve Yasaktır Türkiye’de İnternet İçerik
Düzenlemesi ve Sansüre İlişkin Eleştirel Bir Değerlendirme, Ankara, İmaj Yay., 2008, s.57.
[2]http://etonpreneurs.com/uploads/Global%20Social,%20Digital%20&%20Mobile%20Statistics,%20Jan%202014.pdf Erişim tarihi: 30.10.14.
[3]http://hudoc.echr.coe.int/sites/eng/Pages/search.aspx#{"fulltext":["Handyside"],"documentcollectionid2":["GRANDCHAMBER","CHAMBER"],"itemid":["001-57499"]} Erişim tarihi:05.12.15
[4] Akdeniz-Altıparmak, s.91.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim