• BIST 83.105
  • Altın 146,901
  • Dolar 3,7669
  • Euro 4,0418
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -3 °C

Türkiye’deki Vahşet Gözler Önüne Serildi

Türkiye’deki Vahşet Gözler Önüne Serildi
Gördükleri şiddet nedeniyle yaşamını kaybeden bayanların dijital ortamda istatistiğinin tutulduğu ‘Anıt Sayaç’ın verilerine göre 2015 senenin ilk 64 gününde 53 bayan yaşamını kaybetti.

Vahşet istatistiğine dün 3 aydır ailesinin kayıp diye aradığı Gülşen Süzer eklendi. Gaziantep’te dün 32 yaşındaki Yasemin Çakar’ın çocuklarının gözünün önünde 13 yıllık eşi Şehmus Çakar tarafından av tüfeğiyle öldürülmesiyle sayı 55’e çıktı. Öldürülen bayanların çoğunluğunun katilleri kocaları ya da sevgilileri oldu. 

Türkiye 2014 senesinde 294 bayanını şiddet nedeniyle toprağa verdi. 2015’in ikinci günü, Gamze Ergüneş, boşandığı eşi Ahmet Kalaycı tarafından silahla vurularak öldürüldü. Ocak ayında Minimum 30 bayan öldürüldü. Her gün 1 bayanı toprağa veren şiddet, Şubat ayında da hız kesmedi. Şubat ayında da Minimum 16 bayan cinayete kurban gitti. bayan cinayetlerinin kamuoyunda bir kez daha tartışılmasına neden olan Özgecan Aslan‘ın ölümü de Şubat ayında meydana geldi. Mart ayının sadece ilk 6 gününde de 7 bayan yaşamını kaybetti. 

Öldürülen bayanların yüzde 32’si bıçaklanarak, yüzde 30’u ateşli silahla, yüzde 12’si darp edilerek öldürülürken senenin ilk 3 ayı tamamlanmadan Türkiye’nin 22 farklı ilinde bayan cinayetleri meydana geldi. Cinayetler en çok yer 8 bayanın öldürüldüğü İstanbul’da işlendi. 

Uzmanların gösterdiği neden ise, kanunun uygulamasında yaşanan sıkıntılar. Görüşler şöyle:

– Gülsüm Kav (Kadın Cinayetlerini Durduracağız Federasyonu Genel Temsilcisi): bayan cinayetlerinin devam etmesindeki en önemli oranda indirimlerin gündeme girmesidir. 6284 sayılı kanunun aslında yeterli olduğu halde uygulamalarda büyük sıkıntılar var. Bunu 3 gün önce Antalya’da sevgilisi tarafından katledilen Deniz Aktaş cinayetinde gördük. Müdahale yetkisi olmasına rağmen ‘beni kurtarın’ diye çığlık atan genç bayanın öldürülmemesine polis yetkileri müdahale edebilirlerdi. Bu Yasa gereği gibi uygulanmasa cinayetler durur. Ceza kanununda bayan cinayetleri maddesinin düzenlenmesi lazım. Meclis’e önerilerimizi götürdük fakat bu dosyalar Meclis raflarında bekliyor. 

– Aydeniz Alisbah Tuskan (İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi Koordinatörü): Baro olarak geçtiğimiz sene 2 bin 800 bayan için tedbir kararı çıkardık fakat bu bayanların yüzde 80’nine yakını Kanun ve uygulamalardaki noksanlar nedeniyle şiddet görmeye devam ediyor. 

– Duygu Buğa (Uzman Sosyal Psikolog): bayanı öldüren birçok erkeğin aslında geçmişinde çok farklı kabahatleri bulunuyor. Fakat herhangi bir ceza almadan yasal sistemden kurtulmuşlardır. Bu gibi kabahat işleyen fertlerin rehabilite edilmesi gerekir. Bu gibi şiddeti tetikleyen önemli etkenlerden biri de aile içi şiddet, bu gibi küçük denecek şiddetin önüne geçilmediği taktirde bu vaziyet insan öldürmeye kadar gidiyor. Erkek ve bayan arasında eşitlik ve kuvvet dengesinin olmaması da erkek şiddetini tetikliyor. 

YARGI ERKEKLERİ KORUYOR 

‘İstanbul Kadın Avukat Dayanışması’ üyesi bir grup bayan avukat, bayana yönelik şiddet suçlarına karşı daha etkin önlemler alınması talebiyle Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı önünde fiil yaptı. 

Adaleti temsil eden ‘Themis’ heykelinin bulunduğu alanda toplanan bayan avukatlar, yaklaşık yarım saat süren oturma fiilinde yere “Adalet değil, gerçek adalet” pankartı açtı. Basın açıklamasını okuyan Av. Selmin Cansu Demir, şiddet kabahatinin mağduru bayanların beyanlarının yok sayıldığı, bayanlara karşı en ağır kabahati işleyen erkeklerin haksız tahrik indirimlerinden faydalandığı ve faillere cezaların alt, indirimlerin ise üst sınırdan verildiğini söyledi. Demir, “Erkekler korunuyor” dedi. 

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim