• BIST 108.392
  • Altın 143,183
  • Dolar 3,5328
  • Euro 4,1224
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 22 °C

"Türkiye'nin En Büyük Sorunu: Çocuk Sorunu"

"Türkiye'nin En Büyük Sorunu: Çocuk Sorunu"
Adana Barosu çocuk hakları komisyonu üyesi Avukat Veysel Tuncil Türkiye'nin en büyük sorunun çocuk sorunu olduğunu kaydetti.

Tuncil “Çocuklar geleceğimizin bireyleridir. Siz buğünkü çocukları ihmal ederseniz, çocuk sorununu görmezden gelmeye devam ederseniz, o çocuklar 10 yıl sonra karşınıza hırsız, gaspçı, terörist, tecazücü, uyuşturucu bağımlısı olarak çıkar”dedi. 

Adana Barosu çocuk hakları komisyonu üyesi Avukat Veysel Tuncil “Çocuk hakları sorunu kanserli bir hücre gibi, kimsenin görmek istemediği, gördüğü halde görmemiş gibi davrandığı o kanserli hücre git gide büyüyor. Bunu çözmek tedavi etmek için önce bunu kabul etmeniz gerekir. Hasta olduğunu kabul etmeyen bir bünye tedaviyede açık olamaz çocuk hakları sorunu Türkiye genelinde geldiği nokta ne yazıkki bundan ibaret. Herkes başını kumun altına gömmüş bu sorunu inkar ederek, verileri gizleyerek, görmezden geliyor. Çocuk sorunu ne yazıkki hiç bir siyasi partiye, hiçbir belediye başkanına, oy getirebilecek bir potansiyele sahip değil” açıklamsını yaptı.

ALTINDA EKONOMİK NEDENLER YATIYOR 

Avukat Tuncil çok uzun yıllar çocuk hakları konusunda yapmış olduğu çalışmalar neticesinde, çocuk istismarı ve suça sürüklenen çocuklar meselesinin arka planında ekonomik sorunlar yattığını belirtti. Tuncil “Özellikle Adana'nın Güney mahellerinin bir çoğunda sokakta çalışan çocukların aileleri, belirli bir ekonomik sevyenin altında bir hayat sürmeye mecbur oldukları için, çocuklarını sokakta çalışmaya dilencilik yapmaya yönlendiriyorlar. Adliyeye ve Emniyetin diğer birimlerine getirilen çocuklarımızla yaptığımız görüşmelerde, sokakta çalışmanın veya işlediği fiilin suç olduğunun farkında olmadığını görüyoruz”şeklinde konuştu.

MERKEZLER YETERSİZ

Siyasi liderlerin, çocuk konusunu çok fazla seçim yatırım aracı olarak görmediği için ekonomik bir kaynak ayırmadıklarını ifade eden Tuncil “Adana'da bu anlamda biri sevgi evi diğeride Oğuz Kaan Köksal rehabilatasyon merkezi var. Bu tür merkezlerin sayısının artırılması çok acil ve zaruri bir ihtiyaçtır. Adana'da bu 2 merkez çocuklarımızın gözetim altında bulunması her türlü risk ve tehlikeden koruması noktasında yetersiz kalıyor. Özellikle ülke genelinde 2014 ve 2015 yılında çocuklarla ilgili  resmi veriler açıklanmıyor. Suça sürüklenen çocukların, sokakta çalışan çocukların sayısı nedir bilmiyoruz. Bu konuyla ilgili bizim çalışmalarımız olsada bu konuda tek yetkili kurum  Türkiye İstatistik Kurumudur. Biz bunu Suriye'lilerin olumsuz sayısal artışına bağlıyoruz sayısal rakam ne kadar yüksek olursa facianın o kadar büyük olduğuda kamuoyu tarafından çok net bir şekilde görülmüş olacaktır” ifadelerinde bulundu.

ÇOCUK MAHKEMELERİ ÖNEMLİ

Tuncil suça karışmış çocuğun yetişkin biriyle yargılanması durumunda pisikolojik olarak çocuğun ruhunda kapanmaz yaralara neden olacağını işaret etti.Tuncil “Adana'da 4 tane çocuk mahkemesi bulunuyor, ancak yeterli değil. Adana'da sokakta çalıştırlan, dilendirilen çocuklara ait bir ihbarda bulunulması halinde emniyet birimleri o çocuğun Annesi Babası veya yakınları hakkında işlem yapıyor. Ancak  bunlarla ilgili yargılamalarda ortaya uygun olmayan manzaralar çıkıyor. Bu suçun mağduru çocuk bu suçun şüphelisi Annesi yada Babası, Hakim çocuğa Anne ve Babasından  şikayetçi olup olmadığını soruyor uygulamlarda da sorunlarla karşılaşıyoruz. Diğer taraftan Anne veya Babanın cezaevine girmesinde yine yaralanan örselenen çocuk olacak. Burda çok zor bir ikilem var bunun çözümü devletin bu konuda ekonomik kaynaklar yaratarak çocukların sokakta çalışmasını engellemelidir” diye konuştu.

Hatice ÇATALYÜREK / http://www.ekspresgazete.com/

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim