• BIST 97.533
  • Altın 145,647
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 10 °C

"Türkiye'nin Sorunları Her Geçen Gün Artmaktadır"

"Türkiye'nin Sorunları Her Geçen Gün Artmaktadır"
"Cumhurbaşkanlığı Seçim Sürecinde Türkiye" konferansının açılış konuşmasını yapan Adana Barosu Başkanı Av. Mengücek Gazi Çıtırık, “Türkiye yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçim sürecine önemli sorunlarla giriyor” dedi.

Bu yılın mayıs ayından itibaren Adana Akademik Meslek Odaları Birliği (ADAMOB) Dönem Sözcülüğü görevini üstlenen Adana Baro Başkanı Av. Mengücek Gazi Çıtırık, 'Cumhurbaşkanlığı Seçim Sürecinde Türkiye' konferansının açılış konuşmasını yaptı.

Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku'nun önemli isimleri Prof.Dr. İbrahim Özden Kaboğlu ile Yrd. Doç.Dr. Abdullah Sezer'in konuşmacı olarak katıldığı konferansın aynı zamanda moderatörlüğünü de üstlenen Çıtırık, Türkiye'nin yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçim sürecine önemli sorunlarla girdiğini ileri sürdü.

Konuşmasında, Sivas'ta 2 Temmuz 1993'te çıkan olaylarda yaşamını yitirenleri de anan ve olayın hala aydınlatılmamasının çok büyük bir eksiklik olduğunu anlatan Çıtrık, 'Cumhuriyet devriminin doğduğu şehirde 37 insanımız gerici bir zihniyet tarafından katledilmiştir" dedi. Çıtırık, cumhurbaşkanlığı seçiminin var olan sorunların çözümü için bir fırsat olduğunu söyledi.

Çıtırık, Adana Akademik Meslek Odaları Birliği’nin, Adana'da akademik meslek kuruluşları arasında düzenli bir iletişim ortamı oluşturmak, ortak sorunları ve amaçlar çerçevesinde işbirliğini sağlamak, demokratik ve örgütlü bir toplum yapısını hayata geçirme sürecine katkıda bulunmak, daha yaşanabilir bir kent kültürüne ulaşabilmek, Cumhuriyetimizin temel değerlerine sahip çıkmak amacıyla kurulan bir örgütlenme olduğunu anımsattı.

Çıtırık, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“2 Temmuz, kimilerine göre sıradan bir gün. Yakın tarihimiz için aslında bir yüz karasıdır. Manda ve himayenin kabul edilmeyerek cumhuriyetin temel ve köklü rejiminin belirlenerek yola çıkıldığı, aydınlanma devrimiyle sonuçlanacak olan cumhuriyet devrimini doğduğu şehirde baltalayarak ve doğduğu şehirde sona erdirmek isteyen gerici bir kalkışmanın 37 insanımızı göz göre göre ateşler içerisinde yanarak boğularak ölümüne sebebiyet verildiği, Sivas katliamının 21. Yıldönümünde yitirdiğimiz 37 canı rahmet, saygı ve özlemle anıyoruz. Dönemin siyasi iktidarı halkla güvenlik kuvvetlerinin karşı karşıya getirilmediğinden bahsettiler. Güvenlik kuvvetleri izlediler. Yargılama süreçlerinde aileler ile birlikte müdahil avukatları her türlü tehdit, baskı ve sindirilmeye maruz  kaldılar. Yine kamuda çalışmakta olan kimi sanıklar dinlenemedikleri gibi Sivas valiliğinin karşısında oturan kırmızı bültenle aranan Cafer Erçakmak da evinde eceliyle öldü. Katliam sonrası verilen karar vicdanları kanatmıştır. Ve ilerleyen süreçte de Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi zamanaşımı kararı verdiğinde 'Sivas davası ile ilgili ne düşünüyorsunuz?' verilen karar hakkında denildiğinde 'hayırlı olsun' diyenleri de bir kez daha hatırlatmak gerekir. Toplumsal birlik- dayanışma ve ortak yaşamı bir arada yaşamayı ön plana çıkartmak yerine etnik köken, mezhep anlayışları hakim kılınarak toplumu ötekileştirerek ve parçalayarak 1 Mayıs 1977' leri, Çorum. K, Maraş katliamlarını da aynı zihniyet gerçekleştirmiştir. Ama sonuçta bu emri ve talimatı verenlere değil piyonlara ulaşılabilmiş, piyonların ötesinde kimse yargılama süreçlerinden geçirilememiştir. Bu anlamlı günde Sivas katliamında yitirdiğimiz 37 canı bir kez daha  saygı ve özlemle anmaktayız.

Türkiye'nin Anayasa sorunundan cumhurbaşkanlığı sorununa kadar parlamenter -demokratik rejimden örgütlü topluma kadar her geçen gün sorunları ciddi bir şekilde artmaktadır."

“ANAYASAYA AYKIRI EYLEM VE İŞLEM MİLLİ İRADEYİ ZEDELER''

Daha sonra söz alan Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu, Cumhuriyet tarihi boyunca yaşanan cumhurbaşkanı seçim süreçleri ve bu süreçte yaşanan gelişmeler hakkında katılımcıları bilgilendirdi.

Halkın doğrudan oyuyla ilk defa bir cumhurbaşkanı seçeceğinin altını çizen Kaboğlu, ''Halkın oy vereceği kişi anayasanın üstünlüğüne saygı çerçevesinde görev yapacak. Burada milli iradenin göreceli özelliğine dikkat çekilmeli çünkü milli iradenin en büyük göstergesi anayasadır. Anayasaya aykırı eylem ve işlem milli iradeyi zedeler'' ifadelerini kullandı.

Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç Dr. Abdullah Sezer de cumhurbaşkanı seçimi ve dünyadaki seçim sistemleriyle ilgili bir sunum yaptı.

TEŞEKKÜR PLAKETİ TAKDİM EDİLDİ

Konferans soru-cevap kısmının ardından konuşmacılara Adana Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. H. Neslihan Önenli Mungan ve Veteriner Hekimler Odası Başkanı Gaffar Aktoz tarafından teşekkür plaketi takdim edildi.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim