• BIST 82.300
  • Altın 147,981
  • Dolar 3,8287
  • Euro 4,0719
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 1 °C

Türkiye’nin Yolsuzluk Karnesi

Türkiye’nin Yolsuzluk Karnesi
Yolsuzluk; sözlüklerde yetki alanlarını kötüye kullanıp, kişisel menfaat yaratma, yoldan sapma[1] olarak tanımlanmaktadır....

HALİL DAĞ / GÜSAM

A- Giriş

Yolsuzluğun en popüler, basit ve yaygın tanımı ise “kamu gücünün özel çıkarlar için kötüye kullanılması” şeklinde yapılmaktadır. Dünya Bankası da bu tanımı kullanmakta ve kabul etmektedir.[2] Ancak yolsuzlukla mücadeleye liderlik eden küresel bir sivil toplum örgütü olan Uluslararası Şeffaflık Örgütü, yolsuzluğu “emanet edilmiş yetkinin özel çıkarlar için kötüye kullanılması” olarak ifade ederek kapsamını daha geniş tutmaktadır.[3]

Yolsuzluk kavramı içerisine dâhil edilebilecek olay ve olgular çok çeşitlidir. Bunlar;

  • Bürokratik (veya küçük) ya da siyasi (veya büyük) yolsuzluklar,
  • Maliyet azaltıcı veya çıkar sağlayıcı yolsuzluklar,
  • Rüşvet teklif eden veya rüşvet talep edenden kaynaklanan yolsuzluklar,
  • Zorlayıcı veya karşılıklı anlaşma ile yapılan yolsuzluklar,
  • Merkezi yönetimde veya yerel yönetimde gerçekleşen yolsuzluklar,
  • Öngörülebilir veya rastgele gerçekleşen yolsuzluklar,
  • Nakit bir ödeme içeren veya içermeyen yolsuzluklarşeklinde sınıflandırmıştır. Bu sınıflandırmalar dışında yolsuzluk türlerini; irtikap, rüşvet, zimmet, akraba kollama, siyasi kayırma ve rant kollama olarak saymak mümkündür[4].

Yolsuzluğun yaratmış olduğu sonuçları analiz eden çalışmalarda[5] ise yolsuzluğun zararlarını aşağıdaki şekilde sıralamışlardır.

  1. Savunma harcamalarını artırdığı,
  2. Bebek ölüm hızlarını artırdığı,
  3. Okullaşma oranını düşürdüğü,
  4. Enflasyonu artırdığı,
  5. Kayıt dışı ekonomiyi artırdığı,
  6. Kişi başına vergi yükünü artırdığı,
  7. Dış yardımları artırdığı,
  8. Büyüme hızını düşürdüğü,
  9. Kamu harcamalarını artırdığı tespit edilmiştir.

Özü itibariyle kamu sektörü ile ilgili bir olgu olan yolsuzluk kavramı, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde kamu kaynaklarının kullanımından beklenen yararın elde edilmesini engelleyen ve toplumsal refah açısından önemli kayıpların ortaya çıkmasına yol açan bir ekonomik kalkınma sorunudur. Konu özellikle gelişmekte olan ülkeler açısından daha hayati bir önem arz etmekte ve bu ülkelerin gelişmiş ülkelerle arasındaki farkın kapatılmasında en temel engellerden birisini oluşturmaktadır.[6] Yolsuzluk suçlarının topluma ve bireye verdiği zararlar hiçbir zaman göz ardı edilemeyecek boyuttadır. Yolsuzluğa verilen/aktarılan her bir Türk Lirası fakirin ağzından alınan bir lokmadır.

B- Ülkemizde Kanun, Uluslararası Sözleşmeler ve Hükümet Programlarında Yolsuzluk Suçlarıyla Mücadelede

1- Kanunlar

Ülkemizde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun farklı maddelerinde düzenlenen “Nitelikli Dolandırıcılık-Kamu Kurumu Dolandırıcılığı (madde 158/d ve e bentleri), İhaleye Fesat Karıştırmak (madde 235), Edimin İfasına Fesat Karıştırmak (madde 236), Zimmet (madde 247), İrtikap (madde 250) ve Rüşvet (madde 252)” yolsuzluk suçu olarak değerlendirilmektedir.[7]Türk hukukunda yolsuzlukla mücadeleye ilişkin düzenlemeler, temel ceza kanunlarında (Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu, Kabahatler Kanunu) cezai boyutuyla ele alınmaktadır. Bu itibarla Türk hukukunda yolsuzluk, rüşvet başta olmak üzere birçok suçu kapsayan bir kategoriyi ifade etmektedir. Bununla birlikte; Mal Bildiriminde Bulunulması Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu, Kamu İhale Kanunu, Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu, Bilgi Edinme Kanunu, Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, Kamu Görevlileri Etik Kurulu Kurulması Hakkında Kanun, Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun gibi doğrudan veya dolaylı olarak yolsuzlukla mücadeleyle ilişkili düzenlemeler de bulunmaktadır.[8] Bu kanunlarda yazlı fiilleri işleyenler kanun maddesinde belirtilen ceza ile cezalandırılmaktadır.

Bu düzenlemeler yolsuzluk suçlarının kapsam ve çeşitliliğini daha net olarak ortaya koymaktadır. Yolsuzluk suçlarıyla mücadele için onlarca yasal düzenleme yapılmış ülkemizde maalesef başarı elde edilememektedir. Çünkü yapılan yasal düzenlemeler kağıt üzerinde kalmakta, uygulamaya yansıtılmamaktadır. Uygulamaya yansıdığı zaman suç işleyenleri kollamak için yeni kaçamak düzenlemeler yapılmaktadır. Örneğin; 2013 yılında 4. Yargı Paketi kapsamında ihalaye fesat karıştırma suçlarının cezasının yarı yarıya düşürülmesi, özel yetkili mahkemelerin kaldırılması, yolsuzluk suçlarıyla mücadelede cezalandırma ve caydırıcılık açısından devlet olarak geri adım attığımızın göstergesidir. Yapılan düzenleme yolsuzluk suçlarıyla mücadele edilmesini zorlaştırmıştır.

Konunun daha iyi anlaşılması açısından somut bir örnek; dün­ya­nın han­gi ül­ke­sin­de bir ka­nun 11 yıl için­de 164 de­fa de­ğiş­ti­ri­lir? Mevcut İktidar Partisi eliy­le Ka­mu İha­le Ya­sa­sı­’na tam 164 de­fa mü­da­ha­le edil­miş­tir. Ka­mu İha­le Ya­sa­sı­’n­da doğ­ru­dan 26 se­fer, di­ğer özel ya­sa­lar­la 56, ka­rar­na­me­ler­le 82 de­fa ol­mak üze­re 164 kez de­ği­şik­lik ya­pıl­dı. Bu mü­da­ha­le­ler, har­ca­nan her ku­ru­şu, ya­pı­lan her iha­le­yi tar­tış­ma­lı ha­le ge­tir­miş­tir. Ka­mu İha­le Ya­sa­sı, bu ha­liy­le rüş­ve­tin ve yol­suz­lu­ğun önü­nü aç­mak­ta­dır.[9] Siyasi saiklerle yapıldığı düşünülen değişiklikler bu suçlarla etkili mücadelenin önünü kesmektedir.

2- Üyesi Olduğumuz Uluslararası Kuruluşlar.

Uluslararası kuruluşların ortak amacı, yolsuzluğun ülkenin ekonomik ve sosyal hayatından adalet ve hukuk sistemine kadar topluma ve sistemlere verdiği zararları anlatarak, her ülkede ve toplumun her kesiminde yolsuzluk eylemlerine karşı toplumsal algıyı ve hassasiyeti artırmak sureti ile yolsuzluğun azaltılmasını ve önlenmesini sağlamaktır.Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler;

  1. OECD Uluslararası Ticari İşlemlerde Yabancı Kamu Görevlilerine Verilen Rüşvetin Önlenmesi Sözleşmesi
  2. AB Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programının UygulanmasıKoordinasyonu ve İzlenmesine Dair Karar’ın Kabulü
  3. Yolsuzluğa Karşı Özel Hukuk Sözleşmesi
  4. Uluslararası Ticari İşlemlerde Kamu Görevlilerine Rüşvet VerilmesininÖnlenmesine Dair Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) Sözleşmesi
  5. Avrupa Konseyi Yolsuzlukla Mücadeleye ilişkin Özel Hukuk Sözleşmesi
  6. Sınırı Aşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi
  7. Avrupa Konseyi Yolsuzlukla Mücadeleye ilişkin Ceza Hukuku Sözleşmesi[10]gibi sözleşmelerdir.

Ancak Türkiye, Avrupa Konseyi Yolsuzluğa Karşı Devletler Grubuna (GRECO) gerekli şartları yerine getirmediği için üye olamamıştır. GRECO’nun temel amacı, üyelerinin yolsuzlukla mücadele sistemlerinin gözlenmesi ve bu yolda kapasitelerininartırılmasına yardımcı olmaktır. Bu nedenle GRECO, yolsuzlukla mücadele alanında ülkelerin ulusal mevzuatlarındaki yetersizlikleri ve eksiklikleri incelemekte; gerekli yasal, kurumsal düzenlemelerin yapılma ve pratik reformların hayata geçirilme sürecine katkıda bulunmaktadır.[11]

Ülkemizin üyeliği konusunda devam eden sürecin; GRECO üyesi ülkelerin 8-12 Aralık 2014’teki 66. Genel Kurul toplantısında, Türkiye’nin yolsuzlukla mücadele konusundaki tavsiyelere uymadığı “küresel ölçekte yetersiz” ifadesiyle kayda geçirildi. GRECO’nun Türkiye raporunda, Türkiye’nin “rüşvetle mücadele” konusunda Türk Ceza Yasası’nda yaptığı değişiklik ise “yetersiz” bulundu.[12]GRECO’nun Türkiye ile ilgili 4. değerlendirme raporu 17 Mart 2016 tarihinde yayınlamış ve Türk yetkililerini raporda sayılmış olan önlemleri uygulama yolunda kat ettiği mesafe konusunda 30 Nisan 2017 tarihine kadar geri bildirim yapmaya davet etmiştir.[13]

Ülkemizde yolsuzluk suçlarıyla mücadelede uluslararası sözleşmeler büyük önem arz etmektedir. Bu sözleşmeleri imzalayan ülkelerin, yolsuzluk suçlarıyla mücadele yol ve yöntemlerini izleyerek eksikliklerini gidermeleri sağlanmaktadır. Buda yolsuzluk suçlarıyla mücadelede başarılı olmayı getirmektedir. Ancak yolsuzluk suçlarıyla mücadelede en önemli çalışmaları yürüten Avrupa Konseyi Yolsuzluğa Karşı Devletler Grubu’na üye değiliz. Üye olmamak yolsuzluk suçlarıyla mücadele açısından ülkemiz adına büyük eksiklik olduğu gibi uluslararası arenada da hakkımızda negatif algı oluşturmaktadır. Bu negatif algı ise yabancı yatırımcıları korkutmakta ve ülkemize yatırdan uzak tutmaktadır.

3- Hükümet Programlarında Yolsuzluk Mücadele

65. Hükümet Programının 6 ay önce kurulan 64. Hükümet’in programına göre önemli değişiklikler göstermesi, yeni sürece ilişkin önemli ipuçları veriyor. 64. Hükümetin Başbakanı Ahmet Davutoğlu, ‘demokrasi, özgürlükler, AB, yolsuzlukla mücadele, şeffaflık, çözüm süreci’ gibi konularda vaatlerde bulunurken, 65.Hükümetin Başbakanı Binali Yıldırım’ın yolsuzluklarla mücadelenin hiç yer almadığı programında, ‘şeffaflık’ ifadesi sadece 3 kez yer aldı. Yargıda, terörle mücadele ve kamu sermayeli kuruluşların yapısında şeffaf olunacağı yüzeysel olarak ifade edildi. 64. HükümetProgramında ise Davutoğlu 10 ayrı yerde şeffaflaşma vurgusu yapmıştı.[14]“Katılımcı demokrasimizi, şeffaflığı artan ve daha hesap verebilir bir yönetim anlayışıyla güçlendirecek; her türlü yolsuzlukla mücadelemizi kararlılıkla sürdürülecektir.” denilen[15]64. Hükümet Programında 2 sayfa yer alan ‘şeffaflık’ bölümü Yıldırım’ın programından çıkarıldı.[16]Ve yeni Başbakan Binali Yıldırım’ın ilk icraatı, önceki dönemde oluşturulan ‘Yolsuzlukla Mücadele Kurulu’nu kaldırmak oldu.[17]Yürütmenin en yetkili organının gündeminde olmazsayolsuzlukla mücadelede başarıdan bahsetmek mümkün değildir.

İlgili bütün kanunlar, imzalanan uluslararası sözleşmelerve hükümet programları ülkemizdeki yolsuzluk suçlarıyla etkin mücadele etmek amacıyla tesis edilmiştir. Ancak yasal olarak bu kadar kapsamlı mücadele edilen yolsuzluk suçlarıyla mücadelede başarılı ol(a)mamak düşündürücüdür. Ayrıca ülkemizde bu kadar düzenleme neredeyse başka bir suç türü için yapılmamıştır. Fakat kanunlarda sık yapılan değişiklikler, konunun hükümet programından çıkarılması ve ilgili kurulun lağvedilmesi adeta yolsuzluk suçlarıyla mücadelenin önünü kesmektedir.

C- Uluslararsı ve Ulusal Kuruluşların Yolsuzluk Suçlarıyla Mücadelemize Bakışı.

Bazı uluslararası  kuruluşlar ülkemizdeki yolsuzluk suçlarıyla mücadele çalışmalarını izleyip belli aralıklarla raporlamaktadırlar. Konuyla ilgili uluslararası arenada geçerliliği bulunan kuruluşlardan birisi Uluslararası Şeffaflık Derneğidir. Bir başkası ise Avrupa Komisyonunun her yıl hazırlamış olduğu Türkiye İlerleme Raporlarıdır. Aşağıda bu iki kuruluşunson yayınlanan raporlarının ilgili bölümlerine yolsuzluk suçlarıyla mücadeledeki başarı durumumuza yer verilmiştir. Ayrıca Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD)’ın 2014 tarihli raporundan da alıntılar yapılmıştır.

1- Uluslararası Şeffaflık Derneğinin(TI) Raporu

Uluslararası Şeffaflık Derneği“Türkiye 2015 Yolsuzluk Algı Endeksi”ni27 Ocak 2016 tarihinde açıkladı.Türkiye’nin Yolsuzluk Algı Endeksi’ndeki notu, 2015 yılında 3 puan birden düşerek 45 puandan 42’ye geriledi. Türkiye, 2014 yılında, 2013 yılında sahip olduğu 50 puandan 45 puana düşerek yaşadığı dramatik düşüşle son 6 yıldaki ilerlemesini sıfırladı. Bu yeni düşüşle de olumsuz konumunu sürdürmüş oldu. Puanı yanında, ülke sıralamasında da 2013 yılında 177 ülke arsında 53. sırada iken 7 sıra daha düşüş yaşadı. Türkiye, 2014 yılı Endeks’inde 64. sıradayken şimdi 168 ülke arasında 66. sırada yer alıyor. Yolsuzluk Algı Endeksi sıralamasındaki bu düşüş, son yıllarda ilerleme olarak belirtilen tüm reformlarda bunların tersine ve olumsuz olarak değerlendirilen bir gerilemeye işaret ediyor.[18]

Türkiye’nin sıralamadaki bu düşüşü, kuşkusuz, yolsuzlukla mücadele alanında son yıllarda sergilediği olumsuz performansı yansıtıyor.[19] Türkiye’nin puanındaki bu süre giden düşüş ayrıca, yolsuzluk sorunu ile birlikte düşünce ve ifade özgürlüğüne getirilen kısıtlamalar, basın ve internete getirilen sınırlamalar, yargı üzerinde belirgin hale gelen baskı ve açık bir şekilde hukuka aykırı bazı uygulamaların küresel ölçekte uyandırdığı tepki olarak da yorumlanabilir.[20]

Uluslararası Şeffaflık Derneği Başkanı E. Oya Özarslan ‘Yolsuzluk skandallarının yargılanamadan kapanması ve yargılama sürecine yapılan müdahaleler ülkemizde “cezasızlık” kültürünün yerleşik hale gelmesine ve yolsuzluk fiillerinin yargılanamayacağı algısına yol açmıştır.’[21]dedi. Uluslararası Şeffaflık Derneği verilerine göre, ülke olarak yolsuzluk suçlarıyla mücadelede her yıl kan kaybetmeye devam ettiğimiz görülmektedir.

turkiyenin yolsuzluk karnesi-yazı-5

turkiyenin yolsuzluk karnesi-yazı-6

2-Avrupa Komisyonunun 2015 Türkiye İlerleme Raporu

10 Kasım 2015 tarihinde Avrupa Komisyonunun “2015 Türkiye İlerleme Raporu” yayınladı. Rapora göre:

  • Türkiye’nin yolsuzlukla mücadele konusundaki izleme mekanizması yetersiz olmaya,
  • Yolsuzluk yaygın olmaya,
  • Yürütmenin, kamuoyunca bilinen yolsuzluk davalarının soruşturma ve kovuşturma aşamalarına, usule aykırı olarak, etki etmesi büyük bir endişe konusu olmaya devam etmektedir.[22]

Siyasetçilerin devam eden yolsuzluk soruşturmalarını alenen eleştirmeyi ve soruşturmalar üzerinde baskı uygulamayı sürdürmeleri nedeniyle, hâkim ve savcılar ile diğer kolluk görevlileri üzerindeki siyasi etki ciddi endişeye yol açmıştır. 17-25 Aralık 2013 yolsuzluk soruşturmaları ile Deniz Feneri davasını yürütenler başta olmak üzere hâkim, savcı ve kolluk görevlilerinin uzaklaştırılması, görevden alınması veya bunu müteakip haklarında kovuşturma başlatılması bu duruma örnek teşkil etmektedir.[23]Avrupa Komisyonu raporundaki örnekler ülkemizin yolsuzluk suçlarıyla mücadelede başarılı olmadığını düşündürmektedir.

3- TÜSİAD Araştırması

TÜSİAD 26 Kasım 2014 tarihinde “İş Dünyası Bakış Açısıyla Türkiye’de Yolsuzluk” konulu araştırma sonuçlarını açıkladı. 801 iş insanıyla görüşerek gerçekleştirdiği yolsuzluk algı araştırmasından, beklentiler yönünde sonderece çarpıcı bulgular çıktı. Katılımcıların yüzde 46’sı Türkiye’de yolsuzlukların artacağı, yüzde 28’i aynı kalacağı yüzde 16’sı ise azalacağı kanısında.Araştırmaya göre,Türkiye’de yolsuzluk var ve daha da artacak.Türkiye’de yolsuzluğun var olduğu ve yolsuzluk algısının artma eğiliminde olduğu uluslararası çalışmalar tarafından da teyit edilmektedir. TÜSİAD’ın araştırmasına göre yolsuzluk suçlarının ilk 3 nedeni:

  • Gelir dağılımındaki eşitsizlik,
  • Kamu görevlilerinin kazanç ve güç elde etme istekleri
  • Yasal mevzuatın uygulanmaması olarak ortaya çıkıyor.[24]

Yapılan bu araştırma, ülkemizde yolsuzluk suçlarının kamuoyunda oluşturduğu negatif algıyı göstermesi açısından çok önemlidir.

D- Adli ve İdari Denetimler

1- Sayıştay Denetlemeleri

Sayıştay yaygın ve kapsamlı denetimleri ve yargılama faaliyetleri ile yolsuzluklara karşı etkin bir caydırma işlevi görmekte, denetim ve incelemeleri sonucu hazırladığı raporları Parlamentoya ve kamuoyunun bilgisine sunarak kamu yönetiminde etik değerlerin kökleşmesine, daha kaliteli ve yolsuzluk riski asgariye indirgenmiş sistem ve süreçlerin tesisine katkıda bulunmaktadır. Kamu Harcama Yönetimi Reformunun tamamlanması ve ilgili yasal düzenlemelerin yürürlüğe konulması ile bu işlevini daha yetkin bir şekilde yerine getireceği açıktır.[25]Bu yaklaşım doğrultusunda Sayıştay’ın bakanlıklar ve kamu işletmeleriyle ilgili denetim raporları ihalelerdeki usulsüzlükleri, mevzuata aykırı harcamaları ortaya çıkardığı görülmektedir.[26]

Ancak; Sayıştay 2016 yılına tartışmalı bir icraatla girdi. Türkiye’nin en büyük şirketleri arasında bulunan 74kamu işletmesinin denetim raporlarını Türkiye Büyük Millet Meclis’ine gönderirken raporları kamuoyuna açıklamadı. Kamuoyuna sadece KİT’lerle ilgili 236 sayfalık genel rapor açıklandı. Sayıştay bu yıla kadar tüm KİT raporlarını TBMM ile birlikte kamuoyuna açıklıyordu.[27] Böylece vatandaşlar vergilerinin nerelerde ve nasıl kullandığı ile ilgili açık kaynaklardan bilgi sahibi oluyordu. Sayıştay denetleme raporlarının kamuoyu ile paylaşılmaması soru işaretlerini ve idareye güvensizliği artırmaktadır.

2- Adli Soruşturmalar.

Türkiye’de yolsuzluk suçlarının %90’ı polis bölgesinde işlenmektedir. Yolsuzluk suçlarının oluşabilmesi için suçun taraflarından birisinin kamu çalışanı olması gerekmektedir. Ayrıca yolsuzluk suçları paranın ve ekonomik çarkın döndüğü şehir merkezlerinde işlenmektedir. Bu başlıkta Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesi Başkanlığının (KOM) yolsuzluk suçlarıyla mücadeledeki durumu ele alınmıştır. Yapılan planlı yolsuzluk operasyonları içerisinde “İhaleye Fesat Karıştırma” ile “Kamu Kurumu Dolandırıcılığı” suçlarının diğer yolsuzluk suçlarına göre daha fazla işlendiği görülmüştür.[28]

Polis Bölgesi 2013-2014 Yılları Yolsuzluk Operasyonları İle Tutuklu Sayıları:[29]

turkiyenin yolsuzluk karnesi-yazı-4

KOM Dairesi Başkanlığının 2013 ve 2014 yılları yolsuzluk suçları istatistikî verileri incelendiğinde 2014 yılında bir önceki yıla göre; yapılan projeli operasyonlarda %25 oranında, yolsuzluk suçlarını işleyen şüphelilerin tutuklanma sayısında %64 oranında düşüş olduğu görülmektedir.2014’de yapılan projeli çalışmaların en az yarısı bir önceki yıldan projelendirilmeye başlatılan operasyonlardır. KOM Dairesinin 2015 istatistikleri yayınladığında bu oranların daha da düşeceği öngörülmektedir. Bu düşüşler yolsuzluk suçlarıyla mücadelede polisin kan kaybettiğinin açık ve net göstergesidir.

3- Sektörler Bazında Yolsuzluklara Karşı Yapılan Adli Soruşturmalar.

KOM Dairesi Başkanlığı tarafından yolsuzluk suçları kapsamında en çok planlı operasyon yapılan yerel yönetimler, sağlık, adli hizmetler ve eğitim sektörlerinin durumu aşağıdaki grafikte yer almaktadır:(30)

turkiyenin yolsuzluk karnesi-yazı-3

a-  Sağlık Sektörü

Harcamalarının yaklaşık %60 gibi büyük bir bölümü kamu kaynakları ile finanse edilen ve bu denli büyük miktardaki kaynağı tüketen sağlık sektörü, yolsuzluklar suçları için bir cazibe merkezi haline gelmektedir.[31]KOM Dairesi Başkanlığının sağlık sektöründeki yolsuzluk suçlarına karşı yaptığı projeli operasyon sayılarına baktığımızda 2013 yılında 59, 2014 yılında ise 36 projeli operasyon yapıldığı; 2014 yılında bir önceki yıla göre % 39 oranında bir düşüş olduğu görülmektedir.

b- Yerel Yönetimler

Yerel yönetimlerde yolsuzluk suçları olarak çoğunlukla ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet suçlarının işlendiği görülmüştür. Söz konusu planlı operasyonlar kapsamında; imar, ruhsat ve izin işlemlerinde menfaat temin edilmesi ile mal-hizmet alım ihalelerine fesat karıştırma eylemleri ön plana çıkmaktadır.[32] KOM Dairesinin yerel yönetimlerdeki yolsuzluk suçlarına karşı yaptığı projeli operasyon sayılarınabaktığımızda 2013 yılında 58, 2014 yılında ise 36 projeli operasyon yapıldığı; 2014 yılında bir önceki yıla göre % 38 oranında bir düşüş olduğu görülmektedir.

c- Adli hizmetler

Yolsuzluk suçları kapsamındaki planlı operasyonlarda, rüşvet suçunun en fazla rastlanıldığı sektörün adli hizmetler olduğu; usulsüzlüklerin adli işlemler ile kolluk hizmetlerinde haksız menfaat elde etme şeklinde gerçekleştiği anlaşılmaktadır.[33] KOM Dairesinin adli hizmetlerdeki yolsuzluk suçlarına karşı yaptığı projeli operasyon sayılarına baktığımızda 2013 yılında 35, 2014 yılında ise 18 projeli operasyon yapıldığı; 2014 yılında bir önceki yıla göre % 49 oranında düşüş olduğu görülmektedir.

d- Eğitim Sektörü

Ülke bütçesinden en büyük payın ayrıldığı eğitim sektöründe, rehabilitasyon merkezlerinde meydana gelen usulsüzlüklerön plana çıkmaktadır. Bununla birlikte eğitim sektöründe yemek, yakıt ve temizlik hizmeti alımı ile taşımacılık ihalelerinde de usulsüzlüklerin olduğu tespit edilmiştir. KOM Dairesinin eğitim hizmetlerindeki yolsuzluk suçlarına karşı yaptığı projeli operasyonlarına baktığımızda 2013 yılında 27, 2014 yılında ise 22 projeli operasyon yapıldığı; 2014 yılında bir önceki yıla göre % 18 oranında düşüş olduğu görülmektedir.

Yukarıda, EGM KOM Dairesi Başkanlığının yolsuzluk suçlarıyla mücadele kapsamında en çok planlı operasyon yaptığı 4 sektördeki iki yıllık veriler paylaşılmıştır. Bu veriler ışığında yolsuzluk suçlarıyla mücadele 2014 yılında bir önceki yıla göre %36 oranında düşüş olduğu söylenebilir. Rakamlara bakıldığında adli soruşturmalar açısından yolsuzluk suçlarıyla mücadelenin gittikçe bırakıldığı görülmektedir.

E- Türkiye’nin Yolsuzluk Karnesi

Tüm bu veriler ışığında ülkemiz için bir Yolsuzluk Karnesi verilse durum aşağıdaki gibi olacaktır. Tek bir başlıkla değerlendirme yetersiz olabilir ama bütün başlıklarda bir eksiklik veya gerileme olması karneyi gerçekçi kılmaktadır.

turkiyenin yolsuzluk karnesi-yazı-2

 

F- Sonuç ve Yapılması Gerekenler

Yolsuzlukla mücadele uzun soluklu, planlı ve kararlı olmayı gerektiren karmaşık bir süreçtir. Yalnız ticari hayata yansıyan olumsuz etkileriyle değil, bunun yanı sıra demokratikleşme ve gelişmeye de negatif etkilerde bulunması nedeniyle yolsuzluk konusunda çok boyutlu ve topyekûn bir mücadele yapılması gerekmektedir. Bununla birlikte yolsuzlukla mücadelede Türkiye’nin uluslararası alanda faaliyet gösteren bu tür organizasyonlara daha aktif biçimde katılması; kabul edilen uluslararası sözleşmeleri ve belgeleri onaylaması ve onaylanan bazı belgelerin ulusal düzeyde hayata geçirilmesi amacıyla ihtiyaç duyulan hukuksal düzenlemeleri bir an önce gerçekleştirmesi, demokratik gelişmişliğin ve siyasi kararlılığın bir göstergesi olarak karşımıza çıkmaktadır.[34]

TÜSİAD’ın yapmış olduğu araştırmanın sonucu olarak yolsuzluğa karşı; gelir dağılımının düzeltilmesine ve ekonomik eşitsizliklerin giderilmesine, bağımsız yargı ve yolsuzluğa karşı mevcut mevzuatın etkin olarak uygulanmasına ve eğitimin önemine vurgu yapılmıştır.[35]

Avrupa Birliği 2015 Türkiye ilerleme raporuna göre ise yolsuzlukla mücadelede başarı olmak için ülke olarak yapmamız gerekenler şunlardır:[36]

  1. Üst düzey yolsuzluk davalarında kovuşturma sürecinin ve kolluk birimlerinin bağımsızlığını güçlendirmesi,
  2. Yolsuzluk suçları için caydırıcı yaptırımlar öngören ve bu yaptırımların etkili biçimde uygulanmasını sağlayan mevzuatı kabul etmesi,
  3. Net bir vizyon ortaya koyan ve yolsuzlukla etkili biçimde mücadele etmek için gerçekçi bir dizi öncelik belirleyen, bunun yanı sıra, BM Yolsuzlukla Mücadele Sözleşmesi (BMYMS-UNCAC) hükümleri doğrultusunda bağımsız bir yolsuzlukla mücadele kurulu tesis eden güncellenmiş saydamlığın artırılması ve yolsuzlukla mücadele stratejisi ve eylem planını kabul etmesi,
  4. Türkiye’nin hâlâ uygun bir mal beyanı ve çıkar çatışması mekanizması oluşturması; mevcut kanunla sağlanan koruma yetersiz düzeyde olduğundan yolsuzluk olaylarının yetkili mercilere nadiren bildirilmesine karşı tedbir alınması,
  5. Kamu İhale Kanunu ile getirilen birçok istisna nedeniyle kamu ihalelerinin yolsuzluğa açık olmasının engellenmesi,
  6. HSYK’nun ve kolluk görevlilerinin bağımsız olmayışının yanı sıra, bu durum mevcut yasal çerçevede etkili yolsuzluk soruşturmalarının önünde engel teşkil etmektedir. Yolsuzlukla mücadele kapsamında bu eksikliklerin bir yıl içerisinde giderilmesi gerektiği belirtilmiştir.

 

KAYNAKÇA:

[1] http://www.uludagsozluk.com/k/yolsuzluk/

[2] http://www.kamufinans.com/yolsuzluk-nedir/

[3] http://www.seffaflik.org/wp-content/uploads/2015/03/Şeffaflık-ve-Yolsuzlukla-Mücadeleye-İlişkin-Yasalara-Genel-Bir-Bakış.pdf

[4] http://docplayer.biz.tr/866150-Saglik-sektorunde-yolsuzluk-saglik-bakanligi-calisanlarinin-yolsuzluk-algilamalari.html

[5] http://docplayer.biz.tr/866150-Saglik-sektorunde-yolsuzluk-saglik-bakanligi-calisanlarinin-yolsuzluk-algilamalari.html

[6] http://docplayer.biz.tr/866150-Saglik-sektorunde-yolsuzluk-saglik-bakanligi-calisanlarinin-yolsuzluk-algilamalari.html

[7] http://www.kom.pol.tr/Documents/Raporlar/2014tur.pdf

[8] http://www.seffaflik.org/wp-content/uploads/2015/03/Şeffaflık-ve-Yolsuzlukla-Mücadeleye-İlişkin-Yasalara-Genel-Bir-Bakış.pdf

[9] http://www.hukukihaber.net/siyaset/celal-adan-kamu-ihale-yasasi-11-yilda-164-kez-degisti-h39315.html

[10] http://www.seffaflik.org/wp-content/uploads/2015/03/Şeffaflık-ve-Yolsuzlukla-Mücadeleye-İlişkin-Yasalara-Genel-Bir-Bakış.pdf

[11] http://www.sayistay.gov.tr/yayin/dergi/icerik/der50m2.pdf

[12] http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/ekonomi/177599/_Turkiye_yolsuzlukla_mucadelede_yetersiz_.html

[13] https://chp-avrupabirligi.org/2016/05/10/yolsuzluga-karsi-devletler-grubunun-greco-turkiye-ile-ilgili-4-degerlendirme-raporu-ozeti/

[14] https://www.yarinabakis.com/2016/05/26/3y-bitti/

[15] http://www.basbakanlik.gov.tr/docs/KurumsalHaberler/64.hukumet_programi.pdf

[16] http://sendika10.org/2016/05/hukumet-programinda-takiyeye-ihtiyac-kalmadi-seffaflik-cozum-sureci-yok-baskanlik-var/

[17] http://nediyor.com/yildirim-yolsuzlukla-mucadele-kurulunu-kapatti/

[18] http://www.seffaflik.org/2015-yolsuzluk-algi-endeksi-aciklandi/

[19] http://www.seffaflik.org/2015-yolsuzluk-algi-endeksi-aciklandi/

[20] http://www.seffaflik.org/2015-yolsuzluk-algi-endeksi-aciklandi/

[21] http://www.seffaflik.org/2015-yolsuzluk-algi-endeksi-aciklandi/

[22] http://www.ab.gov.tr/files/000files/2015/11/2015_turkiye_raporu.pdf

[23] http://www.ab.gov.tr/files/000files/2015/11/2015_turkiye_raporu.

[24] http://www.hurriyet.com.tr/yolsuzluk-artar-27659501

[25] http://www.sayistay.gov.tr/yayin/dergi/icerik/sayı:50-51.pdf

[26] http://www.haberler.com/sayistay-dan-buyuk-yolsuzluk-raporu-6843315-haberi/

[27] http://www.hurriyet.com.tr/sayistay-sansuru-40034628

[28] http://www.kom.pol.tr/Documents/Raporlar/2014tur.pdf

[29] http://www.kom.pol.tr/Documents/Raporlar/2013-2014tur.pdf

[30] http://www.kom.pol.tr/Documents/Raporlar/2013-2014tur.pdf

[31] http://docplayer.biz.tr/866150-Saglik-sektorunde-yolsuzluk-saglik-bakanligi-calisanlarinin-yolsuzluk-algilamalari.html

[32] http://www.kom.pol.tr/Documents/Raporlar/2014tur.pdf

[33] http://www.kom.pol.tr/SiteAssets/Sayfalar/Raporlar/2013%20KOM%20Raporu-T%c3%bcrk%c3%a7e.pdf

[34] http://www.sayistay.gov.tr/yayin/dergi/icerik/der50m2.pdf

[35]http://tusiad.org/tr/tum/item/8154-tusiad-is-dunyasi-bakis-acisiyla-turkiyede-yolsuzluk-arastirmasi-sonuclarini-acikladi

[36]http://www.ab.gov.tr/files/000files/2015/11/2015_turkiye_raporu.pdf

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim