• BIST 82.976
  • Altın 146,876
  • Dolar 3,7951
  • Euro 4,0443
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara -1 °C

"Türkiye'yi Yönetenler, Muhalifleri Yargı Yoluyla Silmeyi Deniyorlar"

"Türkiye'yi Yönetenler, Muhalifleri Yargı Yoluyla Silmeyi Deniyorlar"
Bolu Barosu Başkanı Av. Ferit Atalay; "Türkiye’yi yönetenler yargıyı bir silah gibi kullanmak istediler, kullandıkları argümanlarla muhalifleri yargı yoluyla sindirmeyi denediler" dedi.

“Türkiye’yi yönetenler yargıyı bir silah gibi kullanmak istediler” diyen Bolu Barosu Başkanı Ferit Atalay, yargıya olan güvenin iyice azaldığını söyledi. Bir televizyon programının canlı yayın konuğu olan Bolu Baro Başkanı Ferit Atalay, Türkiye’de yargı sisteminin durumunu değerlendirdi. Soruları yanıtlayan Atalay, yapılan HSYK seçimlerini de değerlendirdi.

Atalay şöyle konuştu:

“YÖNETENLER, MUHALİFLERİ YARGI YOLUYLA SİLMEYİ DENEDİLER”

“Bugün Türkiye’de yargıya duyulan güven yüzde 20’lere inmiş vaziyette. Bu felaket bir şey. Yani bir ülkede en çok güvenilmesi gereken kurumların başında yargı gelir. Ama Türkiye’de yargıya güven dibe vurmuş vaziyette. Neden? Çünkü Türkiye’yi yönetenler yargıyı bir silah gibi kullanmak istediler. Türkiye’yi yönetenler kullandıkları argümanlarla muhalifleri yargı yoluyla sindirmeyi denediler Türkiye’de. Bu çok kötü sonuçlar verdi. Yargının bulardan arınarak gerçekten tek bir endişesi olmalıdır oda ilahi adalete ulaşmak. Adalete ulaşmak, insan haklarını geliştirmek, hukuk güvenini sağlamak olmalıdır yargının amacı. Eğer bir ülkede hukuk güveni yoksa zaten hiçbir güvenlikten söz edemezsiniz. Yani sokakta sizin askerin, polisin, emniyetin güvenlik gücünün korumasından binlerce kez önemlidir hukuk güvenliği bu eskilerin o lafı çok önemlidir.

“HSYK BAĞIMSIZ VE TARAFSIZ OLAMAZ”

İşte şeriatın kestiği parmak acımaz derken çok güzel bir düstur ifade ediliyor aslında. Yani devlete öyle güven var ki, devlet ne yaparsa haklıdır mantığıyla bugüne kadar gelmiş ama bunun özünde adalete olan güven yatar. Bunu tesis etmek zorundayız. Eğer biz hâkimler ve savcılar kurumunu bugün ki seçimlere rağmen ben yine eleştiriyorum. Ve eleştirmeye devam edeceğiz. Neden eleştireceğiz? Çok açık söylüyorum. Bugün ki HSYK’da seçim nasıl yapılırsa yapılsın kim kazanmış olursa olsun bu kurulda Adalet Bakanı ve adalet bakanı müsteşarı yer aldığı sürece HSYK bağımsız olamaz, tarafsız olamaz. Dolayısıyla yargı bağımsızlığı tesis edilemez. Bugün A iktidarına yakın olabilir, yarın B iktidarı geldiği zaman o iktidarın da Adalet Bakanı ve müsteşarı o kurulda yer alacaktır. Bunları bu kuruldan kaldırıp HSYK kendi kendine karar verecek kendi çalışanlarının meslek mensuplarının kendi iradeleriyle düzenleyecek şekilde yeniden organize edilmelidir diye düşünüyorum. Bugün ki haliyle egrevişer ama bu bir çözüm değil. HSYK hakkında söyleyebileceğim şeyler bunlar. Biz avukatlar, Barolar olarak yani HSYK’ya Adalet Bakanı ve müsteşarı katıldığı günden beri bunu söylüyoruz.

“BUNA RAĞMEN…”

Bu seçimin beni umutlandıran şu şeyleri oldu. Yargıda birlik platformu kazandı belki hükümete yakın gözüküyor ama beni umutlandıran şeyler şunlar oldu. Birçok adalet bakanlığı bürokratı başta zannediliyordu ki HSYK’yı oluşturacak hâkim ve savcıların özgür iradeleri bir kısmı dışarıda kaldı. Hakim ve savcılar öyle bildiğiniz gibi biz hükümete çok yakınız hükümetin seçtiği kişileri biz oy verelim gayesiyle davranmadılar. Bu da sevindirici bir şey”

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim