• BIST 89.834
  • Altın 145,466
  • Dolar 3,6225
  • Euro 3,9067
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 16 °C

Twitter'ın Türkiye Avukatı Konuştu

Twitter'ın Türkiye Avukatı Konuştu
Google ve Twitter’ın Türkiye’deki avukatı olan Gönenç Gürkaynak, TÜSİAD’ın etkin bir üyesi. Son Yolsuzluk Araştırması çok ses getirdi. Gürkaynak, "Halkı hukukla barıştırmadan demokrasi ve kalkınma gelmez" diyor.

ÖZLEM ERMİŞ BEYHAN / DÜNYA

TÜSİAD’ın Yolsuzluk Araştırması Projesi Başkanı genç bir avukat o. Şimdi TOBB önderliğinde yapılanan B20’nin yolsuzlukla mücadele görev gücü eş başkanı. Twitter’ın ve Google’ın da aralarında olduğu yüzlerce dev şirketin hukuk işlerini yürütüyor, çeşitli üniversitelerde düzenli olarak hocalık yapıyor. Yakınlarda Prof. Daron Acemoğlu ile konuşma yaptıkları “Özgürlük ve Ekonomik Büyüme” konferansı ile dikkatleri yine üzerine çekti. Farklı olabilme cesaretini hem imajı hem de açıklamalarıyla ortaya koyan Av. Gönenç Gürkaynak, henüz 39 yaşında. Ankara Üniversitesi Hukuk mezunu. İstanbul’da 3 yıl avukatlık sonrası Harvard’da asistanlık ve yüksek lisans dönemi... Mezun olunca New York’ta baroya kabul edilip avukatlık yapmış. Microsoft davası çıkınca Brüksel’e gitmiş ve Amerikalı avukatlarla Avrupalı avukatlar arasında rekabet hukuku açısından köprü görevi görmüş. Bu esnada İngiltere’de baro sınavını geçip “Solicitor” unvanını almış. Ardından 2005’te Türkiye’ye dönüşü ve ELİG Ortak Avukat Bürosu’nun kurulması... Dünyanın her ülkesinde avukatlık yapabilecekken Türkiye’de, hem de ‘memleketinin’ derin sorunları ile iç içe alanlarda yer alan Gürkaynak, Türkiye’nin geleceğine dair umut veriyor. 

►Hukukla büyüme arasındaki ilişkiyi siz nasıl formüle ediyorsunuz?

“İyi olan kazansın” yarışında girişimcinin iştahını korumak açısından hukuk çok önemli. Yapılan bilimsel çalışmalar demokratikleşme ile iktisadi büyüme arasında doğrudan bir bağlantı olduğunu artık zaten ortaya koyuyor. Bu bulgular da toplumunun yürüyüş yoluna kendi katkısını umursayan her hukukçuya çok önemli görevler veriyor. Demokrasinin günlük alandaki olmazsa olmazı ifade özgürlüğüne dair eksikler inovasyonun önünde de çok ciddi bir engel. Fikirler pazarı serbestleştikçe fikirler kalite kazanıyor. Hukukun suiistimalleri engellemesi de yine etken. Eğer Türkiye’de inovasyona yönelen bir firma gün gelip de ‘ihalelerde ben daha iyi ürünü daha iyi şartlarla sunuyor olmama rağmen kazanamıyorum’ noktasında kalırsa ‘niye yenilikçi ürün üretmekle uğraşıyorum ki’ diye sorgulayacaktır. Bunlar hukukla ilgili alanlardır ve doğrudan refahla ilgili sonuç doğurur. Toplum katmanları yeni teknolojiye ve ürünlere erişemezse, toplum gerçek potansiyelinde büyüyemez. Türkiye’nin gerçek büyüme potansiyelinin yüzde 2.9 olup olmadığı sorgulanmalı, tatmin olunmuyorsa önce hukuka bakılmalıdır. 

►Hukuk olmayan bir ülkede kalkınma olmayacağına dair algı ne seviyede Türkiye’de? 

Bunun her düzeyde tam olarak algılandığını sanmıyorum. Örneğin, önüme sık konulan konulardan biri, Çin örneği. ‘Çin’de özgürlük yok, çok ciddi bir büyüme var, demek ki özgürlükle büyüme arasında doğrudan bir ilişki yok’ deniliveriyor. Oysa, artık çok sağlam verilerle demokratikleşmeyle büyüme arasında doğrudan bir ilişki olduğu ortaya konulmuş durumda. Bunun tartışılacak bir tarafı yok. 

►Burada kime refere ediyorsunuz? 

Burada dünya çapında iktisatçımız ve kıymetli dostum Daron Acemoğlu’na refere ederim en fazla. Bu alanda yapılmış ciddi çalışmalar var. Örneğin Nobel ödüllü Hintli ekonomist Amartya Sen’in bulduğu ciddi bağlantılar var. “Öyleyse Çin istisnadır” demiyorum. Çin’e her gidişimde bir önceki Çin’den daha özgür bir ülke ile karşılaşıyorum. Kendi parametrelerine göre daha özgür. O kadar büyük bir yapı ki, ondaki birim özgürleşme daha ciddi bir refaha yol açıyor. Ayrıca, yarı kölelik sistemiyle ihracat artığı yaratıp o artıkla şehirleşmeye yüklenme modeliyle büyümenin sürdürülebilir olmadığını da fark etmiş durumdalar. Dolayısıyla, dönüşümü yaşıyorlar. Oysa Türkiye kendi sınıfının parametreleriyle açıkça geri düşmekte. Bu noktada, eğitim bacağı son derece önemli. Temel bilimlerde mükemmel olmak zorundasınız. Fen ve matematik alanlarında güçlü olmayan ülkeler taşeronluk yapmaya mahkum kalıyor. 

►TÜSİAD bünyesinde hazırlanan ve katılımcıların yüzde 46’sının ‘önümüzdeki dönem yolsuzluk artacak’ dediği yolsuzluk raporunun sunuşunu siz yaptınız. Bu rapora nasıl tepkiler aldınız? 

Genel olarak iyi tepkiler aldık. Elbette, her veriyi fanatik bir süzgeçten geçirip en ufak ürküntü duyduğunda da radikal tepkiler vererek muhatabını doğal ekseninden çıkartmak isteyen belli zihinlere penetre etme imkanı bulamadık. Ülke için hassas ve önemli bir alanda çalışma yaparken bu tepkiler de caydırıcı olacaksa çalışma yapılabilir alanlar çok dar ve kısır kalmaya başlayacaktır. O nedenle, ülkedeki az sayıda düzgün ve tutkulu sivil toplum kuruluşunun “meyve veren ağaç taşlanır” durumunun bir miktarına tahammül etmesi gerekiyor. Sonuçta TÜSİAD olarak şu mesajı verebildik sanıyorum: Bu, siyaset sahnesi ile ve siyasi güç mücadelesi ile değil toplumsal refah ile alakalı teknik bir çalışmadır. 800’ü aşkın iş insanı ile görüştük ve çarpıcı sonuçları oldu. Bu yıl Türkiye’nin G20 Başkanlığı’nda Sayın Babacan’ın da himayesinde B20 bünyesinde benim eş başkanı olduğum görev gücü de yine bu alanda önemli fikirler üretmekte.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim