• BIST 106.843
  • Altın 142,580
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 26 °C

"Ülkede Yaşayanların Demokratik Hak ve Özgürlükleri Tamamen Yok Edilmektedir"

"Ülkede Yaşayanların Demokratik Hak ve Özgürlükleri Tamamen Yok Edilmektedir"
İzmir Barosu, TBMM, Yargıtay ve Danıştay üyeleriyle ilgili son çıkan kanunun kabul edilmesine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Kabul edilen kanunla birlikte, iktidarın yargı organlarını fiilen kendisine bağladığı belirtildi.

İzmir Barosu tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Hukuk devleti ilkesi, özgürlükçü, çoğulcu, çağdaş demokrasinin olmazsa olmaz koşuludur. Hukuk devleti, devlet iktidarının hukuka bağlılığını, sınırlanmasını ve dengelenmesini sağlayan iki temele dayanır. Birinci temel kuvvetler ayrılığı prensibidir. Diğeri ise, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmasıdır. Bu iki temel unsur hukuk devletinin olmazsa olmaz koşuludur. Ancak tüm uyarılara rağmen TBMM, Yargıtay ve Danıştay üyelerini toplu olarak azleden kanunu kabul etmiştir. Bu kanunla, siyasal iktidar, yargı organını fiilen kendine bağlamıştır. Siyasi iktidarın müdahalesiyle yeniden şekillendirilen Yargıtay ve Danıştay, iktidar partisinin de gireceği seçimleri denetleyecek olan Yüksek Seçim Kurulu üyelerini seçme hakkına sahip olacaktır. Bu düzenlemeler ile siyasal iktidarın demokratik meşruiyeti tamamen ortadan kalkmıştır. Son durum fiilen rejim değişiklidir. Ülkede yaşayanların demokratik hak ve özgürlükleri tamamen yok edilmektedir.”

“Şimdi de basından öğrendiğimiz kadarıyla Cumhurbaşkanın istinaf mahkemelerinin açılış töreninde yapacağı konuşmada hâkim ve savcılara katılma zorunluluğu getirilmiş. Partisiyle fiilen bağını koparmamış ve aktif siyasetin içerisinde bu şekilde yer alan Cumhurbaşkanının davetine icabet etmek kamuoyunda hâkim ve savcıların, bağımsız yargının, siyasal iktidara mutlak itaati olarak anlaşılacağı kuşkusuzdur."

“Demokratik bir toplumda, hâkimlerin bağımsızlığı, her bir vatandaş tarafından gerçeğin, özgürlüğün, insan haklarına saygının ve dış etkilerden uzak tarafsız bir adaletin güvencesidir. Bu nedenle yargı mensuplarına katılımın zorunlu tutulduğu bu davet “muhtarları davetten” farklıdır. Eğer böyle bir davet varsa bu davet derhal iptal edilmelidir. Demokratik ülkelerde hâkim ve savcılar değil cumhurbaşkanının özel davetine zorunlu olarak katılmak, Cumhurbaşkanından tamamen bağımsız şekilde mesleklerini icra etmekte ve hukuk devleti ilkesinin devamını sağlamaktadırlar. OECD tarafından ülkemize "Hukuk Devleti" çağrısı yapılırken ülkemiz bizzat siyasal iktidar eliyle günden güne çıkmaza sürüklenmektedir. Hâkim ve savcıları itaatkâr gösterme amacını taşıyan davete yargının bağımsızlığı, hukukun üstünlüğü ve demokratik hukuk devletinin tartışılmaz koşulları nedeni ile karşı çıkıyor, siyasal rejimi değiştirmeye yönelik bu girişimlere karşı birlik ve beraberlik çağrısı ile mücadele edeceğimizi ve "Hukuk Devleti" ilkesini sonuna kadar benimseyeceğimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz.”

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim