• BIST 108.392
  • Altın 143,183
  • Dolar 3,5328
  • Euro 4,1224
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 24 °C

“Ülkemizde Kadın Sorunları Ve Çözüm Önerileri”

“Ülkemizde Kadın Sorunları Ve Çözüm Önerileri”
Hatay Barosu Kadın Hakları Komisyonu ev sahipliğinde MKÜ kadın çalışmaları araştırma ve uygulama merkezi işbirliği ile 11 martta düzenlenen “Ülkemizde Kadın Sorunları Ve Çözüm Önerileri” konulu panel ve çalıştay sonuç raporu:

Hatay Barosu Kadın Hakları Komisyonu’nun 8 Mart Dünya Kadınlar günü nedeniyle MKÜ Kadın Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi işbirliği ile 11 Mart 2015 tarihinde düzenlediği Ülkemizde Kadın Sorunları ve Çözüm Önerileri Konulu panele Hatay Barosu avukatları, akademisyenler, sivil toplum(Kadın) örgütleri, siyasi parti temsilcileri, millî Eğitim Müdürlüğü, Aile ve Sos.Pol.İl Müd.ve Emniyet Müdürlüğü temsilcileri ile halkın farklı kesimlerinden izleyiciler katılmış olup,panel iki oturum olarak düzenlenmiştir. Birinci Oturumda Çocuk Gelinler, İkinci Oturumda Kadına Şiddet Sorunsalı ele alınmıştır. Panele katılan dinleyiciler, panel sonunda görüş ve önerilerini sunmuşlardır.

Katılan dinleyici profiliningenel toplama katılma oranı:
Resmi devlet Kurumları:% 5
Hatay Baro Mensupları:% 44,50
Akademisyen                  :% 12
Sivil Toplum(Kadın) örgütü      :% 14
Siyasi Parti                      :% 3,5
Sivil                                  :% 21

KATILANLARIN CİNSİYETLERİNE GÖRE GÖRÜŞ VE ÖNERİ SUNMA ORANI:
KADIN            % 68,75
ERKEK            %  31,25

Panel ve Çalıştay SONUÇ RAPORU:

Çocuk yaşta evlilik küresel dünyanın bir sorunudur. Küresel dünyada farklı argümanlar ile ele alınan bu sorun Ülkemizde, hatta içinde yaşadığımız kentte bile farklı bir vaka ile karşımıza çıkmaktadır. Farklı istatistiki bilgilere baktığımızda çocuk gelinlerin sayısı hiçte azımsanmayacak bir boyuta ulaşmıştır.  Erken yaşta yapılan evliliklerin sonuçları psikolojik ve biyolojik yapı ile kültürel çevrenin sağlıksız bir hale dönüşmesine neden olacağından, bu durum sağlıksız toplumların ortaya çıkmasına da temel oluşturmaktadır. Çocuk gelinlerin ve erken yaşta çocuk doğurmanın kadınlar üzerinde hayat boyu travma yarattığı, bu durumda sağlıklı çocuk ve aile bireyleri yetiştirmenin de zor olacağı bir gerçektir.

ÇOCUK YAŞTA EVLİLİKLERİN ÖNLENMESİ İÇİN;

1.Kız çocuklarının eğitimine önem verilmeli, eğitimini tamamlama ve bir meslek sahibi olma bilinci yerleştirilmelidir. Milli Eğitim Müdürlüğü ile işbirliği yapılmalıdır.

2.Bu konudaki bilgilendirici panellere halkın yoğun katılımının sağlanması, ilçelerde ve mahallelerde yaygınlaştırılması ve daha sık yapılması için çalışmalar yapılmalıdır.

3.Muhtarlara sistemli olarak bu konuda eğitim verilmelidir.

4.Evlenecek çiftlere evlilik ve aile içi iletişimle ilgili eğitim verilmeli, çocuk yaşta evlilik engellenmelidir.

5.Ülke genelinde bu sorun hakkında çalıştaylar düzenlenmeli, sorunlar tespit edilip giderilmesi için gereken yapılmalıdır.

6.Çocukların evlilik nedeniyle okuldan alınmasına izin verilmemelidir.

7.Medeni Kanun, Çocuk Koruma Kanunu ve Ceza Kanunundaki çocuk yaşı tanımındaki çelişki giderilmeli, hepsinde 18 yaşını bitirene kadar kişi çocuk sayılmalıdır.

8.Erkekler ve kadınlar bilgilendirme süreci içinde yer almalıdır.

9.Medya vasıtası ile çocuk gelinlerin engellenmesi için sık sık kamu spotu ve diğer çalışmalarla toplum bilgilendirilmelidir. Çocuk gelinler konusunda hazırlanan dizi, belgesel veya haberlerin uzmanların kontrolünden geçirilerek yayına dönüştürülmelidir.

10.Eğitim düzeyinin düşük olduğu yerlerde çocuk gelin vaka sayısı artmaktadır. Bu nedenle eğitim ve öğretime önem verilmeli, orta öğrenim ve lise zorunlu olmalıdır. 

11.Kalkınma düzeyi zayıf ve yoksul yerlerde çocuk gelin sayısı artmaktadır. Bu nedenle kalkınmaya ve refahın paylaştırılmasında adalete önem verilmelidir.

12.Çocukların gelin olup evlendirilmesine vasıta olanlara caydırıcı cezalar verilmeli, mevcut cezalar artırılmalıdır.

KADINA YÖNELİK ŞİDDETİN ÖNLENMESİ SONUÇ RAPORU;

Kadına şiddet toplum sağlığını tehdit eder boyuttadır ve acil önlem alınması gerekmektedir. Şiddetin her yönüyle bir insan hakları ihlali olduğu unutulmamalı ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin başında yer alan kadına yönelik şiddetin önlenmesi için toplumun her kesiminden paydaşların, bu sorun ile mücadele için çaba harcaması gerekmektedir. Önlemler;

1.Toplumda kadına şiddet konusunda farkındalığın artırılması için daha sık bilgilendirme çalışmaları yapılmalıdır.
2.ilçeler ve Mahalleler bazında muhtarları da içine alan eğitim çalışmaları yapılmalıdır. Kırsal kesimde yaşayan kadın ve erkeklere ulaşılmalıdır.
3.Bilgilendirme çalışmalarının paydaşları sadece kadınlar değildir, bu nedenle mutlaka erkeklerin katılımının sağlanması gerekmektedir.
4.Okullarda Milli Eğitim Müdürlüğü ile işbirliği yapılarak bilgilendirme çalışmaları yapılmalı, gençler Üniversiteliler dâhil kadına şiddet konusunda bilinçlendirilmelidir.
5.Bu konudaki bilgilendirici panellere halkın yoğun katılımının sağlanması, ilçelerde ve mahallelerde yaygınlaştırılması ve daha sık yapılması için çalışmalar yapılmalıdır.
6.Kadına Yönelik şiddetin ve Ayırımcılığın Önlenmesi amaçlı Uluslararası sözleşmeler, özellikle İstanbul Sözleşmesinin uygulanma denetimi yapılmalı, denetim sonuçlarının GREVİO’ya (İstanbul Sözleşmesi Uluslararası Denetimcisi)raporlarla ulaştırılması sağlanmalıdır.
7 Ülke genelinde bu sorun hakkında çalıştaylar düzenlenmeli, sorunlar tespit edilip giderilmesi için gereken yapılmalıdır.
8.Medya vasıtası ile kadına şiddetin engellenmesi için sık sık kamu spotu ve diğer çalışmalarla toplum bilgilendirilmelidir. Şiddet unsuru medyanın her alanında dikkatli bir şekilde ele alınmalıdır.
9. Eğitim düzeyinin düşük olduğu yerlerde kadına şiddet vaka sayısı artmaktadır. Bu nedenle kadınların eğitim ve öğretimine önem verilmeli, orta öğrenim ve lise de zorunlu olmalıdır.
10. Kalkınma düzeyi zayıf ve yoksul yerlerde kadına yönelik şiddet vaka sayısı artmaktadır. Bu nedenle kalkınmaya ve refahın paylaştırılmasında adalete önem verilmelidir.
11.Şiddet uğramış kadına destek veren koruyucu hizmetler artırılmalı, sığınma evleri artırılmalı, buraya gelen kadınlara iş ve meslek edinme becerisi kazandırılmalıdır.
12.Belediyelere kadın konuk evi açma zorunluluğu hatırlatılarak, bu konuda kamuoyu baskısı yaratmalıdır.
13.Kadına şiddet vakalarında ve kadın cinayetlerinde caydırıcı cezalar verilmeli, ceza indirimi uygulanması konusunda dikkatli davranılmalı, ceza indirimi herkese uygulanarak şiddet özendirilmemelidir.
13.Kadınlara şiddete karşı birlikte hareket ettiklerinde daha güçlü olacakları bilinci ve farkındalığı verilmelidir.

Hatay Barosu Kadın Hakları Komisyonu ve MKÜ  
Kadın Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi Adına
Av. Meral Afsuroğlu

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Scripti: CM Bilişim