• BIST 82.779
  • Altın 146,779
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -1 °C

''Ülkeyi 12 Eylül'den Daha Geriye Götürür"

''Ülkeyi 12 Eylül'den Daha Geriye Götürür"
Anayasa hukukçusu Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, hükümetin Meclis’e gönderdiği, valilere doğrudan OHAL yetkisi veren ‘İç güvenlik paketi’ni eleştirdi.

Düzenlemede yer alan içeriğin Anayasa’ya tamamen aykırı olduğunu söyleyen Kaboğlu, pakette yer alan bazı maddelerin 12 Eylül uygulamalarını arattığını belirtti. Kaboğlu, “İç güvenlik paketi’ bütünüyle Anayasa’ya aykırıdır. Çünkü iç güvenlik paketi ile bugün sahip olduğumuz özgürlüklerden daha geriye düşülmesi söz konusudur. Bu paketin bazı maddeleri ile 12 Eylül döneminde yürürlüğe konulan yasaların da gerisine düşebiliriz. Özgürlükler üzerine çok ciddi bir tehdit sürecini başlatabilir. ”Anayasa uzmanı İbrahim Kaboğlu son dönemde yapılan hukuksuzluklara da değindi.

Anayasa’ya aykırı olarak kurulduğu belirtilen Sulh Ceza Hakimlikleri’nin verdiği kararların Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden döneceğini söyledi. Türkiye’de yargı bağımsızlığının tam olarak sağlanmadığını belirten Kaboğlu, gazeteci ve senaristlerin hukuk dışı gözaltına alındığını hatırlattı. Cumhurbaşkanı’nın başkalarının da gözaltına alınabileceği şeklindeki söylemlerini anayasal suç olarak nitelendirdi. Medyaya intikam operasyonuna benzer uygulamaların geçmişte de yapıldığını ifade eden Kaboğlu, masumiyet karinesi ilkesine dikkat çekti. Kaboğlu, “Siz herhangi birinin evine işyerine baskın yaparak bir hukuk devletinde apar topar götüremezsiniz. Hukuk devletinde suçsuzluk karinesi söz konusudur.  Sayın Cumhurbaşkanı’nın, ‘Gözaltına alınacaklar olacaktır.’ şeklindeki beyanı vahimdir. Anayasa’nın belirlediği yasama, yürütme, yargı şeklindeki erkler ayrılığı ve 138. maddenin öngördüğü, yasama ve yürütmenin yargının işleyişine kategorik müdahale yasağına aykırıdır. Bu tür söylemler anayasa dışıdır. Anayasa’nın ihlalidir. Hatta anayasal suçudur.” diye konuştu.

Olağanüstü hal, ilan edilmeden uygulanacak

Atılım Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Günday: “Vali ve içişleri bakanının kamu düzenini sağlamak için kanunlarda çok geniş yetkileri zaten var. Ama tasarı ile vali ve bakana olağanüstü hal ve sıkıyönetim ilan edilmesini gerektirecek durumu tespit etme yetkisi veriliyor. Yani ‘olağanüstü hal veya sıkıyönetim ilan ediyoruz’ denmeden bu karar verilebilecek. Böyle bir kararın vali veya bakan tarafından verilmesi yanlış olur. Anayasa’da olağanüstü hal ve sıkıyönetimin nasıl ilan edileceği madde madde yer alıyor. Buna göre olağanüstü hal ve sıkıyönetim gerektirecek durum var mıdır yok mudur, öncelik bununla ilgili MGK görüşünün alınması gerekir. Sonra cumhurbaşkanının başkanlık edeceği bir bakanlar kurulu ile bu karar alınabilir. Cumhurbaşkanına aktif olarak bakanlar kuruluna başkanlık edip kararname çıkarma yetkisi sadece burada var. Ama tasarıda adeta olağanüstü hal ve sıkıyönetim gibi durumun tespit edilmesi valiye ve içişleri bakanına veriliyor, problem burada. Vali veya bakan hem kendisi bu kararı verecek hem de bu karara uymayanlar hapis cezası ile karşı karşıya kalacak. Böyle bir şey olamaz. Vali ve içişleri bakanına böyle bir yetki verilemez. Gördüğüm kadarıyla örtülü bir olağanüstü hal getirmek; sıkıyönetim ilan etmeden, Anayasa’daki MGK, Bakanlar Kurulu gibi organları atlayarak bununla ilgili bütün yetkileri vali ve bakana vermek istiyorlar.”

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim