• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 11 °C

"Ülkeyi Silahlı Çatışma Ortamına Götürmenin Bir Anlamı Yok"

"Ülkeyi Silahlı Çatışma Ortamına Götürmenin Bir Anlamı Yok"
Diyarbakır Barosu Başkanı Av. Tahir Elçi, bugün Diyarbakır’da bir polisin şehit edilmesini ve Suruç’ta meydana gelen patlama olayını BAROTÜRK’e değerlendirdi.

İSMAİL ÇOLAK / BAROTÜRK Özel Haber

Sözlerine Diyarbakır’da, bir polisimizin şehit edilmesine çok üzüldüğünü belirterek başlayan Av. Elçi, bu tür olayların hiç kimseye bir fayda sağmayacağını ve demokratik kazanımlara zarar vereceğini söyledi.

Suruç’ta meydana gelen patlama olayını HDP’nin Diyarbakır mitingi ile ilişkilendirerek yorumlayan Av. Elçi şöyle konuştu:

“IŞİD’in, HDP Diyarbakır mitingine yönelik bombalama girişimi -daha doğrusu bombalama oldu ama amacına ulaşmadı belki…- o eylem, aslında yüzlerce, binlerce insanın ölümünün planlandığı ve sadece bölgeyi değil, tüm Türkiye’yi kaosa sürüklemenin amaçlandığı haince bir plandı. Yine arkasından bu genç çocuklara yönelik Suruç’ta meydana gelen o korkunç, vahşet olay… Biz bölge baroları olarak Suruç’a da gittik, bizzat yerinde gördük ve duygularımızı ifade ettik. Türkiye’nin, Türkiye toplumunun tümünün; bu vahşete net bir şekilde karşı durması, mücadele etmesi, insanlığın ortak aklı, bilinci ve vicdanı ile bu olay karşısında yekvücut olması durumunda bu barbarlığı yenmesi kaçınılmazdır” şeklinde konuştu.

IŞİD’in yaptığı eylemleri sebep göstererek, yeniden silahlı çatışmalara neden olabilecek girişimlerden uzak durulması gerektiğini vurgulayan Av. Elçi, şöyle devam etti:

“Çeşitli siyasal hareketlerin, sivil toplum örgütlerinin veya toplum kesimlerinin, örneğin Türkiye’nin dış politikasına yönelik memnuniyetsizliğini, rahatsızlığını ifade etmesi demokratik yöntemler yoluyla tepkisini ortaya koyması son derece anlaşılır bir durumdur. Ama IŞİD’in bu saldırıları gerekçe gösterilerek polis görevlilerinin infaz edilmesi, bu şekilde öldürülmesi açık söyleyeyim kabul edilemez bir durumdur. Hiçbir amaca, hiçbir düşünceye ve hiçbir davaya hizmet etmeyeceği gibi aynı zamanda IŞİD’le mücadeleye de bir yararı yoktur. Dolayısıyla polislerin öldürülmesini çok büyük bir üzüntüyle karşılıyorum. Bu, ne Kürt meselesinin çözümüne ne de toplumuzun bir arada barış içerisinde yaşamasına hizmet etmeyecektir. Bu tehlikeli bir gidiştir. Özellikle böyle silahlı şiddetin sokağa inmesi, sivil kişilere, güvenlik görevlilerine ve polislere yönelik bir kampanyaya dönüşmesi açıkçası toplumumuzu gerecektir. Türkiye’deki sosyal barışı tehdit edecektir.”

“30 yıldır süren silahlı çatışma dönemine rağmen Türkiye toplumu, soğukkanlılığını, sağduyulu halini, sükunetini ve bir arada yaşama iradesini güçlü bir şekilde korumuş iken ve bu meselenin çözümün demokratik yollarla orta çıkmış iken hele hele HDP’nin Parlemento’da temsil edildiği, Parlementodaki kilit partilerden biri haline geldiği öte yandan 100-200 belediyenin HDP tarafından bölgede idare edildiği dolayısıyla demokratik yolların açık olduğu, Kürt meselesiyle ilgili konuların gerekli mecralarda demokratik yollarla ifade edilebildiği bir ortamda ülkeyi yeniden silahlı çatışma ortamına götürmenin bir anlamının olmadığını düşünüyorum” diyen Baro Başkanı Av. Elçi, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bunun ne Türk toplumuna ne de Türkiye toplumun tümüne bir yararı yoktur. Olanları büyük bir üzüntü içerisinde izliyoruz. Toplumumuzun da bu gidişattan memnun olmadığını, mutlu olmadığını, rahatsız olduğunu biliyorum. Bir iki gündür Suruç olayı vesilesiyle ortaya çıkan bu gerginliğin bir an önce sona ereceğine inanıyorum. Hayatını kaybeden polislere Allah’tan rahmet diliyorum, ailelerine baş sağlığı diliyorum, üzüntülerini paylaşıyorum… Açıkçası ne diyeceğimi bilemiyorum çok üzgünüz…”

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim