• BIST 82.779
  • Altın 147,316
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 1 °C

"Üniter Devlet Yapısından ve Kanla Elde Edilen Değerlerden Taviz Verilmemelidir"

"Üniter Devlet Yapısından ve Kanla Elde Edilen Değerlerden Taviz Verilmemelidir"
Kütahya Barosu Çanakkale Zaferinin 100. yıldönümü münasebetiyle bir mesaj yayınladı. Mesajda "üniter devlet düzeninden vazgeçilmemesi gerek" vurgusu yapıldı.

ÇANAKKALE RUHU

1. Dünya Savaşı sırasında İtilaf Devletleri İstanbul’u alarak, boğazların kontrolünü ele geçirmek, İttifak Devletlerini zayıflatıp bu suretle Rusya’yla güvenli bir tarımsal ve askeri ticaret yolu açmak için ilk hedef olarak Çanakkale Boğazına girmişlerdir.

Çanakkale savaşları, deniz savaşları ve kara savaşları olmak üzere iki safhada cereyan etmiştir. İtilaf devletleri Çanakkale Boğazı’nı savaş gemileri ile aşamayınca bu kez çıkarma yapmayı planlayıp kara savaşlarını başlatmışlardır. Ancak bağımsızlığımız ve topraklarımızı korumak için yapılan bu savaşlar, Çanakkale savaşlarının unutulmaz kahramanı, Anafartalar Grup Komutanı Mustafa Kemal’in önderliğinde milletimizin zaferiyle neticelenmiştir. 18 Mart’ta kazanılıp, 100. yıl dönümü kutlanan bu zafer, milletimizin kendine olan güvenini tazelemiş, Çanakkale’nin geçilmezliğini tüm dünyaya göstermiştir. Çanakkale zaferi, ulusal kurtuluş savaşımızın zeminini hazırlamış, milletimizin kurtuluş savaşındaki ümidi, heyecanı orada başlamıştır. Kurtuluş savaşında kazandığımız zafer, Çanakkale’den aldığımız ilhama ve güce bağlıdır. Daha önemlisi Çanakkale’de biz kazanamasaydık, İstanbul düşseydi, şartlar değişecek ve kurtuluş savaşı yapma imkanımız olmayacaktı. Çanakkale’yi Çanakkale yapan, milletimizin diriliş ruhudur.

Çanakkale Zaferi, İngiliz ve Fransız donanmasına geçit vermeyerek bizim var olma kararlılığımızı perçinledi. Hasımlarımızın bizi parçalamalarının önüne geçti, Rusya’da  Bolşevik İhtilali’ne fırsat tanıyarak  Rus Çarlığı’nın Doğu Anadolu’yu işgalini önledi.

Bir destandır Çanakkale, orada bu milletin evlatları omuz omuza savaştı. Renge, ırka bakmadan etle tırnak gibi kenetlendiler, düşman karşısında bir sur gibi durdular ve vatan kalesini teslim etmediler.’’Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli’’ dediler ve koyun koyuna, kahramanca şehit oldular.

Bugün Çanakkale Savaşı’nın milletimiz için ne  ifade ettiği; vatan, bayrak, din, devlet sevgisinin ve bağımsızlığın ne anlama geldiği, özüyle ‘Çanakkale ruhu’ yeni nesillere iyi anlatılmalıdır.

Yüz binlerin kanıyla Vatan yapılan bu topraklarda, Türk ve dünya tarihinde benzersiz  deniz ve kara savaşlarının yapıldığı yerdir Çanakkale. Hepsinden önemlisi, bir milletin kutsal saydığı değerler ve vatan toprağını savunmada gösterdiği eşsiz bir kahramanlık mücadelesi yanında, bir ruhun çağa damgasını vurarak oluşturduğu Türkiye Cumhuriyeti devletinin doğuşudur.

Türkiye Cumhuriyeti kolay kurulmamıştır. Bu gün, Cumhuriyetin değerlerinden, insan hak ve özgürlüklerinden, üniter devlet yapısından ve kanla elde edilen diğer değerlerden taviz verilmemelidir. Ayrıca Çanakkale ruhunun engellenmesi, yok edilmesi için insanlarımız; Alevi-Sünni, Türk-Kürt, Ermeni-Süryani şeklinde kutuplara ayrıştırılmak istenmekte, sürekli bir ötekileştirme uygulanmaktadır. Bunlara karşıda millet olarak uyanık olmalıyız.

Bizler Çanakkale ruhunu diri tutmalı ve millet olarak birlik beraberlik içinde olmalıyız. İnsan hak ve özgürlüklerinin kısıtlanması, demokratik kazanımların kaybedilmesi, hukuk devleti ilkesinden, hukukun üstünlüğünden ve evrensel değerlerden taviz verilmemesi için millet olarak hep birlikte dik durmalı, ÇANAKKALE RUHUYLA HAYIR DEMELİYİZ ve asla taviz vermemeliyiz.

Bu necip millet asırlarca birlik ve beraberlik ruhuyla yaşamış ve bu sayede yedi kıtada at koşturmuş, üzengi öptürmüş, krallara taç giydirmiştir. Bu ruhla parçalanamamış ve karşısında devrin dünya güçleri dize gelmiştir. Bu ruhu yaşamak ve yaşatmak dileğiyle Çanakkale zaferinin yıl dönümünde aziz şehitlerimizi minnetle ve hürmetle yâd ediyoruz. Ruhları şad olsun.

Saygılarımızla
Kütahya Baro Başkanlığı

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim