• BIST 109.050
  • Altın 153,876
  • Dolar 3,8375
  • Euro 4,5051
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 3 °C

"Unutulmamalıdır ki Atatürk'ün Ruhu Darbeyi Önlemiştir"

"Unutulmamalıdır ki Atatürk'ün Ruhu Darbeyi Önlemiştir"
Adli Yıl Açılışı töreninde konuşan Eskişehir Barosu Başkanı Av. Rıza Öztekin, "unutulmamalıdır ki Atatürk'ün ruhu darbeyi önlemiştir" dedi.

8 madde halinde konuşmasını yapan Av. Rıza Öztekin, şu ifadeleri kullandı;

"1- Adli Yıl açılışlarında yargının ve avukatların sorunları ortaya konulur ve çözüm talep edilir. Elbette kronikleşmiş birçok yargısal ve mesleki sorunumuz var. Fakat 15  Temmuz'da darbeden de öte emperyalist bir işgal provası yaşadık. Bu hain girişim başarılı olsaydı Ülkemiz işgal edilecek, iç isyan /savaş çıkacak ve muhtemelen Güneydoğu ve Doğu bölgemiz  topraklarımızdan ayrılacak, kısacası parçalanacaktık ve Ülkemizi kaybedecektik. Üniter  ve Ulus bir Devlet olmadan, yaşanılacak bir Ülke olmadan , Vatan Toprağı olmadan Hukuk Devletinin, Yargı Bağımsızlığının, Avukatlığın bir anlamı olmadığının bilincindeyiz. Bu sebeple kronikleşmiş binlerce sorunumuzu   2016-2017 Adli Yılını açtığımız bugün dile getirmeyeceğiz.

2- Ama  bu hain  girişimin sebeplerini ve bunu yaratan iklimi sorgulamadığımız ve tüm sorumlular hakkında hukuk önünde hesap sormadığımız takdirde darbe ile gerçek anlamda mücadele etmiş olamayız. Darbe zemini ; Atatürk İlke ve Devrimlerinden , Laik, Demokratik  ve Sosyal Hukuk Devleti İlkesinden uzaklaşılmasından  ve en önemlisi kadrolaşmada  İktidara ve o malum yapıya  sadakatle bağlı kişilerin  tercih edilmesi, yani Liyakat sisteminin  terk edilmesi ile oluşmuştur.

3- Sahte delil ve sahte yargılamalarla  TSK'nın Atatürkçü ve yurtsever generalleri tasfiye edilmiş ve yerlerine getirilenler darbede en etkin rolü oynamıştır. FETÖ yapılanması son 10 yılda geçmiştekine oranla  10 kat daha  fazla kadrolaştırılmış, özellikle TSK, Yargı ve Emniyet adeta işgal ettirilmiş,  İktidar Devleti yönetmek için aldığı yetkilerin çok büyük bir bölümünü devretmiştir. Oysa Anayasa'nın 6.maddesine göre "Egemenliğin kullanılması hiçbir kişiye , sınıfa ve zümreye bırakılamaz." Anayasa'nın bu hükmünü yok sayanlar siyaseten ve hukuken bedelini ödemelidir.

4- 15 Temmuz sonrası yapılan soruşturmalarda da masumiyet karinesi ve   adil yargılama ilkelerinden ödün verilmemelidir. Aksi durumda bu en çok FETÖ/PDY'na yarayacaktır.Suçlu ve suçsuzu ayırabilmenin tek yolu özellikle savunmanın ve  temsilcileri olan avukatların önündeki engellerin kaldırılmasıdır. Savunma olmadan adil yargılama olamaz.

5- En büyük problem ise hiçbir somut delile dayanmadan bu yapı ile ilgisi olmayan binlerce yurttaşımızın gözaltı,arama, el koyma ve tutuklamalara maruz kalmasıdır. Olayın bir cadı avına döndüğü , kurunun yanında yaşın da yandığına dair kamuoyundaki  olumsuz algı yayılmakta ve iktidara  mensup olmayanlar kendisini potansiyel olarak tehlikede görmektedir. Bir diğer algı ise  İktidara yakın olanlara karşı  etkin  bir soruşturma yürütülmediği ve maalesef ayrım yapıldığı noktasındadır.   Böyle olursa  kamuoyu darbe ile gerçek anlamda mücadele edildiğine inanmayacaktır.

6- Çok ciddi bir tehlike ise darbeden hiç ders alınmaması adeta darbecilerle mücadele adı altında ,  OHAL KHK'ları ve diğer düzenlemeler  ile  Atatürk İlke Devrimlerinin , Laikliğin  ,  Rejimin temel değerlerinin  yok edilmesidir. Darbeye  kalkışan yapı Laiklik karşıtıdır, Atatürk İlke ve Devrimlerine karşıdır, teokratik faşizme dayalı bir Devlet Yapısı öngörmektedir. Ne yazık ki kritik ve kilit Kadrolara yerleştirilirken yani her istedikleri verilirken darbeci malum yapının  bu nitelikleri biliniyordu. Şimdi aynı hata tekrar yapılmamalı  yeni paralel yapılar yaratılmamalıdır.

7- Unutulmamalıdır ki Atatürk'ün ruhu darbeyi önlemiştir. Bu ruhu taşıyanlara Devlet Kadrolarında yer vermemek  ve mevcut olanları da tasfiye etmek  bu Ülkeye yapılabilecek en büyük kötülük ve hatta ihanet olacaktır. "Tek çıkış yolumuz  Atatürk'tür." Dünyanın en büyük Devlet Adamı ve  Lideri'nin kıymetini bilmeyenler , onu anlamak istemeyenler , ona inanmayanlar her zaman kaybetmeye mahkumdur.     

8- Bu duygu ve düşüncelerle hukukun üstünlüğünün egemen kılınmasında vazgeçilmez bir öneme sahip olan tüm  meslektaşlarımın,  yargı camiasının ve tüm yurttaşlarımızın 2016-2017 Adli Yılını kutluyor, hukuk, adalet ve yargı bağımsızlığı adına somut adımların atılacağı bir Adli Yıl olmasını diliyorum. Kamuoyuna saygılarımızla."

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim