• BIST 107.901
  • Altın 151,680
  • Dolar 3,6982
  • Euro 4,3411
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 20 °C

“Valilere Suç Ve Ceza Üretme Yetkisi Verildi”

“Valilere Suç Ve Ceza Üretme Yetkisi Verildi”
Uzun bir süredir Türkiye’nin gündemini meşgul eden ve Türkiye’yi kaosa götüreceği nedeniyle her kesim tarafından karşı çıkılan İç Güvenlik Yasa Tasarısı, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı.

Kabul edilen 68 maddede  Anayasa’nın onlarca maddesi ve evrensel hukuk ilkeleri ihlal ediliyor. Valilere suç ve ceza üretme yetkisi veriliyor. Polislere hakim kararı olmaksızın gözaltı, arama yetkileri tanınıyor. Düzenlemeyle, her ilde bir diktatör olmasının önü açılıyor. Hukuk devleti ilkesi, hukuk önünde eşitlik ilkesi, yargının bağımsızlığı ilkelerinin yanı sıra ilk defa bir kanunla yasama yetkisinin devredilemezliği ilkesi ihlal ediliyor. TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek kanunlaşan maddelerle Anayasa tamamen yok sayılıyor.

KİŞİ HÜRRİYETİ YOK SAYILDI: Kanunun 1. maddesiyle Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanunu’nun (PVSK) 4/A maddesinde değişiklik yapılarak polislerin hakim izni olmaksızın üst ve araç araması yapmasına imkan tanınıyor. Söz konusu değişiklikle kişilerin suç şüphesi taşıyıp taşımadığına bakılmayacak. Bu durum Anayasa’nın 19. maddesiyle garanti altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği ilkesinin ihlali anlamına geliyor. Kişi hürriyetinin ihlaliyle, Anayasa’nın 2. maddesindeki “Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir.” ibaresi de rafa kalkmış oluyor. Bu maddeyle ayrıca Anayasa’nın 20. maddesindeki özel hayatın gizliliği de ihlal ediliyor. 20. maddeye göre arama kararı verilebilmesi için yazılı emir zorunluluğu bulunuyor, ancak maddede sözlü emirle üst ve araç araması yapılmasına imkan tanınıyor.

TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERE DARBE: İkinci maddede polise verilen koruma altına alma ve uzaklaştırma yetkisiyle Anayasa’da düzenlenen temel hak ve özgürlüklerin tamamının ihlal edilmesine imkan tanınıyor. ‘Koruma altına alma’ sadece eşyalar için düzenlendiği için Anayasa’nın 13, 14, 15, 17 ve 19. maddeleri ihlal ediliyor. 13. maddeye göre temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması sadece olağanüstü durumlarda olabiliyor.

HABERLEŞME ÖZGÜRLÜĞÜ BİTTİ: 14 ve 15. maddeler ise temel hak ve hürriyetlerin hangi şartlar altında sınırlanabileceğini açıklıyor. Ancak, bu maddenin yürürlüğe girmesiyle birlikte olağan dönemlerde bile kişi hürriyeti, seyahat özgürlüğü, özel hayatın gizliliği gibi temel haklar polisin tekelinde olacak. Polise verilen uzaklaştırma yetkisiyle polis istediği kişileri sürgün etmek dahil çok geniş yetkiler alacak. Yerleşme ve seyahat özgürlüğünün yanı sıra bu yetki örneğin bir gazeteciye karşı kullanıldığında haberleşme özgürlüğü, bir öğrenciye karşı kullanıldığında eğitim hürriyeti ihlal edilecek.

HER BİREY POTANSİYEL SUÇLU OLACAK: Kanunun 3. maddesiyle getirilen, mağdur ve müştekinin ifadesinin evinde alınabileceği ifadesi her ne kadar olumlu bir düzenleme gibi görünse de hangi şartlar altında yapılacağı yönetmelik tarafından belirleneceği için idareye çok geniş haklar tanıyor. Bu durum da yasama yetkisinin devrine yol açıyor. 4. maddede polise, toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde boyalı ve basınçlı su sıkılmasına imkan tanıyor. Kişiler suça karışmasa dahi sadece toplantı ve gösteri yürüyüşüne katıldığı için üzerinde boyalı su bulunduğundan suçlu ilan edileceği için masumiyet karinesi zarar görüyor. Toplantı ve gösteri yürüyüşleri sırasında oradan geçtiği için sıkılan suyun etkisinde kalanların da suçlu ilan edilmesinin önü açılıyor.

GEREKÇESİZ 48 SAAT GÖZALTI YETKİSİ: Paketin 13. maddesinde ise gözaltı süresi her halükarda en az 48 saat olarak düzenleniyor. Böylece bir yanlışlık sonucunda gözaltına alınan kişilerin bile en az iki gün nezarethanede kalmasına yol açılıyor. Bu durum da, kolluk yetkisinin kötüye kullanılmasına ve kişi hürriyetinin kötü niyetli olarak kısıtlanmasına ve makul sürede yargılanma hakkının ihlaline yol açıyor.

ADLİ KOLLUK VALİNİN EMRİNE VERİLİYOR: En büyük tartışmalara yol açan ve Anayasa’nın birçok maddesini ihlal eden düzenlemesiyle adli kolluk valiye bağlanıyor. Anayasa’nın 138 ve devamı maddeleriyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nda suçun savcı tarafından soruşturulacağı açıkça belirtiliyor. Ancak tasarıda yer alan bu maddeyle suç faillerinin bulunması için adli kolluk görevlilerine emir vermesinin önü açılıyor. Bu da soruşturma yetkisinin devri anlamına geliyor. Bununla, Anayasa’nın ikinci maddesi ve Anayasa’nın yargıyla ilgili bütün düzenlemeleri ihlal ediliyor.

KANUNSUZ SUÇ VE CEZA OLACAK!: Paketin 16. maddesinde valiye verilen yetki ile evrensel hukukun temel ilkelerinden olan ‘kanunsuz suç ve ceza olamaz’ ifadesi de devre dışı kalıyor. Valinin çıkardığı tebliğlere uymak zorunlu hale getiriliyor ve buna aykırı davrananlara 1 yıla kadar ceza getiriliyor. Valiye TBMM’nin yasama yetkisi devrediliyor ve valinin suç ve ceza üretmesine imkan tanınıyor. Valinin çıkardığı tebliğ ve kararlarına ilişkin yasal denetim yapılana kadar kişilerin temel hak ve hürriyetlerinin askıya alınmasına yol açılıyor. Valinin bulunduğu ilin diktatörü olması sağlanıyor.

ARABA KİRALAYANLAR OLAĞAN ŞÜPHELİ: 18, 19 ve 20. maddelerde araba kiralama şirketlerine getirilen yükümlülüklerle araba kiralayan kişiler olağan şüpheli konumuna getiriliyor. Kiralanan araçlara uydu takip sisteminin getirilmesi ve sistemin emniyet teşkilatıyla doğrudan bağlantılı olması zorunlu kılınıyor. Anayasa’ya göre gizli kalması gereken kişilerin özel hayatı, ticari sırları polis ve istihbarat kurumlarının takibine açılıyor. Hakkında fiziki ve teknik takip kararı bulunmayan kişiler, fiziki takibe alınmış oluyor.

HAK ARAMA HÜRRİYETİ YOK EDİLDİ: Kanunla Cumhuriyet tarihinin en büyük tasfiyesi de yapılıyor ve mesleğe yıllarını vermiş polis müdürleri talepleri olmaksızın emekliye ayrılıyor. Polis okulları kapatılarak, öğrencilerin normal üniversitelere gönderilmesinin yolu açılıyor. Bu değişikliklerle hukuki güvenlik ilkesi ve hak arama hürriyeti ortadan kaldırılıyor.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim