• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 14 °C

Vasi ve Kayyım Nedir?

Vasi ve Kayyım Nedir?
Medeni Kanuna göre vasi: Vesayet altındaki küçüğün veya kısıtlının kişiliği veya malvarlığı ile ilgili menfaatleri korumak ve hukuki işlemlerde o kişiyi temsil etmekle yükümlü olan kişidir.

Kayyım ise belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanan kişidir.

VESAYETİ GEREKTİREN BAŞLICA HALLER:

-Küçüklük,

-Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı,

-Savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşam tarzı, kötü yönetim

-Bir yıl veya daha yukarı hürriyeti bağlayıcı ceza almak

-İstek üzerine: Yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini yönetemediğini ispat eden herkimse kendi isteği kısıtlanma talebinde bulunabilir.

VESAYET MAKAMI SULH HUKUK MAHKEMELERİDİR.

Vesayet, küçüğün ergin olması ile, mahkumiyet durumunda hapis cezasının sona ermesi ile diğer hallerde vesayet makamının kararı ile sona erer.

Kayyımlıkta ise verilen görevin sona ermesi veya görevden alınma ile sona erer.

Yargıtay 18.Hukuk Dairesi 06.03.2014 tarihli, 2013/16178E.,2014/3998K.sayılı kararında “Dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; T.Y.nin Ereğli (Konya) Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 03.06.2010 gün 2010/453 Esas 575 Karar sayılı kesinleşen ilamıyla kardeşi Ş. Y.ye vasi olarak atandığı, kısıtlıyla müşterek kardeşleri olan D.ye kısıtlı Ş.'den organ nakli yapılabilmesi için vasi tarafından Ereğli Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvurulduğu, mahkemece Adli Tıp'tan "bir böbreğin alınması halinde diğer böbrekte hastalık veya hasar oluşmaması durumunda yaşam boyu vücut fonksiyonlarının idamesi için yeterli olacağı ancak kişide mevcut akıl zayıflığının olayın anlam ve sonuçlarını kavrama, hukuki ve psikolojik yanının değerlendirilmesine engel olacağına" ilişkin olarak alınan rapor doğrultusunda söz konusu iznin verildiği ve bu kararın 18.02.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Yasa koyucu, vasinin yapmasının yasak olduğu iş ve işlemleri, vesayet makamının izni gereken hallerle vesayet makamının izninden sonra denetim makamının da izninin gerekli olduğu halleri açıkça saymakla, bunun dışındaki iş ve işlemlerin yapılamayacağını da göstermiştir.

Kaldı ki, en temel insan hakkı olan yaşam hakkı ve vücut bütünlüğüne ilişkin olarak Anayasa'da, tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamayacağı, rızası olmadan bilimsel ve tıbbı deneylere tabi tutulamayacağı, Türk Medeni Kanunu'nda ise, ancak yazılı rıza üzerine insan kökenli biyolojik maddelerin alınması, aşılanması ve naklinin mümkün olacağı, biyolojik madde verme borcu altına girmiş olandan da edimini yerine getirmesinin istenemeyeceği, maddi ve manevi tazminat isteminde bulunulamayacağı açıkça düzenlenmiştir.

Yukarıda açıklanan mevzuatın emredici hükümleri dikkate alındığında Ereğli Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 23.01.2013 gün 2010/453 Esas 575 Karar sayılı hükmüyle kısıtlı Ş. 'den kardeşi E.Y.’ye böbrek nakli hususunda irade beyanında bulunmak ve bu doğrultuda gerekli işlemleri yapmak üzere vasi T. Y.’ye izin ve yetki verilmesine ilişkin karar usul ve yasaya aykırıdır.” Denmektedir. Bu da açıkça göstermektedir ki vasilerin yaptığı her işlem için izin alınması asıl olup yasal olmayan taleplerin reddi  gerekmektedir.

Av.AHMET ÇOLAK / Ekspress Gazete

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim