• BIST 89.764
  • Altın 145,514
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 7 °C

" Yargı Bağımsızlığı Hukuk Devletinin Ön Koşuludur"

" Yargı Bağımsızlığı Hukuk Devletinin Ön Koşuludur"
Güven Tahkim ve Hukukçular Derneği, son yapılan yolsuzluk operasyonu sonrası yargıya yapılan müdahaleleri yaptıkları basın açıklamasıyla eleştirdi. Açıklamada, bağımsız yargının, milletin en temel garantisi olduğu vurgulandı.

"Türkiye Cumhuriyeti,  Anayasanın 2.maddesine göre Demokratik laik ve sosyal bir hukuk devletidir. 

Anayasamıza göre, devlet içinde Yasama, yürütme ve yargı güçlerinin birbirinden bağımsız olarak faaliyette bulunmaları zorunluluğu herkesin malumudur. 

Yargı bağımsızlığı demokratik hukuk devletinin ön koşulu ve güvencesidir. Esasen bu ilkeler, milletimizin anayasal bir hakkı olduğu gibi, geleceği adına en temel garantisidir.    

Aksi durum devlet içindeki nüfuz sahibi olan kitlelerin, devlet ve milleti kendi menfaatleri doğrultusunda yönlendirmelerini netice verebilecektir.

Devlet kurumlarını idare edenler, yönetime ilişkin hak ve yükümlülüklerini  Anayasadan almaktadırlar.

Anayasanın temel prensiplerine aykırı olacak her türlü kanun ve uygulamalar devlet ve milletin anayasal temel hak ve hürriyetlerine muhalefet anlamına gelecektir.

Esasen bir milletin geleceği adına en temel garantisi; yargı bağımsızlığıdır.

Yargı bağımsızlığı sadece hâkim ve savcıların görevlerini yaparken hiç kimseden talimat almamaları ve tam bağımsız olarak görevlerini ifa etmeleri anlamına gelmeyip, aynı zamanda yargının görevini yerine getirmesinde doğrudan görev alan kolluk güçlerinin de yargısal faaliyetlere ilişkin olarak yürütme gücünün etkisi altında bırakılmamaları anlamına da gelmektedir.

Yargısal faaliyetlerde doğrudan görev alan kolluk güçlerinin bu faaliyetleri nedeniyle
yürütmenin tasarrufu altında kalmaları, doğrudan yargı bağımsızlığına müdahale anlamına gelmektedir ki;  bu durum anayasal bir suçtur.

Ülkemizde yargı kararlarının tamamına karşı her aşamada itiraz müesseseleri
eksiksiz işlemektedir.

Birilerine göre uygun bulunmayan Yargı kararlarına ve uygulanmalarına karşı
yapılabilecek tek müdahale, yine yargı içindeki itiraz yollarına başvurmaktan ibarettir.

Nüfuzlu olarak bilinen kişiler hakkında başlatılan savcılık soruşturması karşısında, soruşturulan kişiler hakkında yeterli delillerin var olup olmadığı anlaşılmaksızın, sadece kişilerin sıfatları dikkatle alınarak yargısal faaliyetlere müdahale sayılabilecek söylem ve eylemlerde bulunulması ve kolluk güçlerinde görevli olanların görevlerinden alınmaları, doğrudan Anayasanın yasaklamış olduğu yargıya müdahale sayılacaktır.

Son günlerde yaşanan gelişmeler, yukarıda arz edilen Anayasal ve Evrensel Hukuk ilkeleri ışığında tarafımızdan endişe ile izlenmektedir.

Burada bütün siyasetçilere ve kamu kurum ve yöneticilerine düşen görev; meseleyi şahsileştirmeden ve hususi olarak kendilerine karşı takınılan bir tavır gibi görmeden Anayasaya uygun olarak yargıyı ve kolluk güçlerini kendi mecrası içinde bırakmak, yargının talep ettiği her konuda yardımcı olmak ve yargının kararlarına karşı saygılı olmaktan ibarettir.

Kamuoyuna saygı ile arz olunur."

Güven  Hukuk Tahkim ve Arabuluculuk Derneği
Adına Başkan

Av. Zekeriya Albayrak

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim