• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 14 °C

"Yargı Kurumlarını Ayrıma Tabi Tutarsak Bu Ülkede Hukuk mu Kalır?

"Yargı Kurumlarını Ayrıma Tabi Tutarsak Bu Ülkede Hukuk mu Kalır?
Hürriyet yazarı Taha Akyol bugünkü yazısında yargı kurumlarına yapılan insafsız eleştirilerin, ülkemizin hukukuna vereceği zararlara dikkat çekti.

İşte Akyol'un "Siyasetin Dayanılmaz Hafifliği" Başlıklı O Yazısındaki ilgili bölüm

 

HUKUK SORUNU

Siyasetin bu derece ağır basması, hukuk sistemimize ve hukuk kültürümüze de zarar
veriyor. Elbette hukuk sahasında sorunlarımız var. Fakat bunları evrensel hukuka göre
çözmeye ve evrensel hukuk kültürünün ülkemizde gelişmesini sağlamaya çalışmak
gerekmez mi? Hayır, aksini yapıyoruz. Hukukun temel kavramlarını da kökleşmiş yargı
kurumlarımızı da “son derece politik” bir baskıya maruz bırakıyoruz.

Anayasa Mahkemesi’ne yapılan hücumlara bir bakın... AYM’de “paralel” keşfedenlerin ağzından bir tek AİHM içtihadı duydunuz mu? “AİHM içtihatları şöyle, halbuki AYM aksine karar verdi” diyen tek siyasi ağız gördünüz mü?

Yargı kurumlarını ve yargı görevlilerini temel hukuk kavramlarına göre değerlendirmek yerine, siyaseten “bizden, bize karşı” diye ayrıma tabi tutarsak bu ülkede hukuk mu kalır?! Toplum ne hale gelir?

GİZLİ SORUŞTURMA

Adana’da polisleri tutuklayan “bizden hâkim”i büyük bir coşkuyla alkışlamak; ama
itirazen tahliye kararı veren hâkimi öfkeyle “paralel” diye damgalamak!.. Bu hukukun
konusu olan olaylara, sırf siyaset gözüyle bakılmasının tipik bir örneğidir.

Tutuklayan hâkim niye tutuklamış?.. Yüklenen suçlar ne?.. 

İtiraz üzerine tahliye kararı veren üst mahkemenin hâkimi niye tutuklama kararını
kaldırmış?.. Dosyada deliler toplanmış mı ve yeterli mi?..

Soruşturma gizli olduğu için bunları şimdilik bilmiyoruz. Bilmediğimiz için ihtiyatlı
konuşmak ve siyasi polemik konusu yapmaktan sakınmak gerekmez mi?

“Yargıya intikal etmiş konuda konuşmamak” şeklinde kültümüzde iyi bir gelenek var; kanun hükmüdür bu aynı zamanda... 

Fakat güzel geleneğimizin ve hukuk kaidesinin siyasetin ateşinde nasıl buharlaşmakta
olduğunu görüyor musunuz?

SİYASETİN ALANI

HSYK hâkim ve savcılarının kararlarının yanlış mı doğru mu olduğuna bakamaz fakat
hâkim ve savcıların kanuna ve teamüllere açıkça aykırı halleri varsa müfettiş gönderir,
soruşturma açar. Fakat hâkim veya savcı hakkında dün “irticacı” diye, bugün “paralel”
diye damgalama yapılması hukuka aykırıdır. Çünkü hâkim ve savcılarda, hoşa
gitmeyen karar verdiklerinde damgalanmaları endişesi yaratır. Yargı bağımsızlığına
kökten aykırıdır bu tür damgalamalar.

Tarihten gelen tecrübelerimizle artık görmeliyiz: Siyasetin doğal alanını kısıtlamak da
çok yanlıştır; siyasetin her alana hâkim olması da çok yanlıştır. Din, hukuk, fikir ve
kültür hayatı, özel hayat, toplumsal çoğulculuk; bunlar siyasetin asla müdahale
etmemesi gereken nefes borularıdır milletlerin.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim