• BIST 82.779
  • Altın 146,779
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -1 °C

Yargıç Nuh Hüseyin Köse: “Yargı Saray'a Göz Kırptı”

Yargıç Nuh Hüseyin Köse: “Yargı Saray'a Göz Kırptı”
Yargıç Nuh Hüseyin Köse yazdı: Yargı Saray'a göz kırptı:

Yargı kamuoyunun günlerdir beklediği adli ve idari yargı kararnamesi bu gece, sahura doğru nihayet çıktı. Kararname ile 3 bin 228 adli, 518 idari yargıç ve savcının görev yerleri değişti. Görev yeri değişenlerin bini aşkını, yeni kurulan bölge adliye mahkemelerinde görevlendirildiler. İçlerinde çok az YARSAV üyesi bulunsa da, Bölge mahkemelerine yapılan atamaların tamamına yakını Hükümete yakın Yargıda Birlik Derneği'ne üye yargıç ve savcılardan oluşuyor.

Kararnamenin en dikkat çeken ataması, Yarsav Yönetim Kurulu üyesi ve 2014 seçimlerinde Yarsav-Sendika Bloğundan HSYK üye adayı olan Karşıyaka Yargıcı Murat Aydın'ın, isteği dışında Trabzon'a atanmasıydı. Aydın ile birlikte eşi, yargıç Gülay Aydın'ın da aynı yere atanmasıydı. Murat Aydın, Adalet.org sitesine yaptığı değerlendirmede, kendisi ile beraber eşinin de cezalandırılmasına dikkat çeken kısa bir açıklama yaptı.

Murat Aydın'ın isteği dışında, ülkenin en çok istenen yerlerinden olan Karşıyaka'dan Trabzon'a atanmasının tek nedeni elbette YARSAV yönetiminde olması değil. Aydın, 2014 HSYK seçimlerinde YARSAV listesinden aday gösterildiğinde, yürütmeyle içiçe olan basın tarafından ''paralelci'' yaftasıyla hedef gösterilmiş, fotoğrafı yayınlanmıştı. Zaman içinde muhalif kimliğiyle öne çıkan aydın, 'MİT TIR'ları' haberini yayınladığı için tutuklanan gazeteci Can Dündar'a bir mektup göndermişti. Mektubunda "Tüm bu yaşananların; hukuk, adalet, yargı adına yapıldığı söylendiğinde içim eziliyor... İçinde bulunduğum mesleğe, 30 yıla yakındır eğitimini alıp uygulamasını yaptığım hukuk bilimine olan aidiyet duygumu yitiriyorum" ifadelerini kullanıyordu. Aydın'ın adı son zamanlarda, Cumhurbaşkanına hakaret suçunu düzenleyen Türk Ceza Kanunu'nun 299. maddesinin iptali istemi ile Anayasa Mahkemesi'ne iptal başvurusu yaptığı için konuşulmuştu. Adalet Bakanı Bozdağ basına yaptığı açıklamada, iptal başvurularını eleştirmişti.

SARAYA GÖZ KIRPAN ATAMALAR

Yapılan atamalara bakıldığında kararnameye rengini veren amacın, önemli ölçüde Sarayın memnun edilme isteği olduğu anlaşılıyor. Zira, Kurul'a yakın çevreler tarafından, istek dışı atananlardan önemli bir kısmının cemaate yakın isimler olduğu değerlendirmesi yapılıyor. Halbuki bir çoğu geçmişte ne önemli bir davada görev almışlar, ne de ünvan. Oysa kumpas olarak nitelenen davalarda görev alan ya da hukuksuz tutuklama kararları vererek aydınları ve askerleri yıllarda hapiste yatıran kimi yargıçlar bu kararname ile ödüllendirilmiş görünüyorlar.

Saraya göz kırpan atamalardan birisi de, Adana'dan Sivas'a atanan Cumhuriyet Savcısı Mehmet Turan Denizgöçer ve eşine ilişkin. Denizgöçer hakkında, yeterli inceleme yapılmadan, sosyal medyadan Cumhurbaşkanına hakaret ettiği iddiası ile hakkında kamu davası açılmıştı. Denizgöçer, davaya konu paylaşımın bir trol hesap tarafından Facebook hesabında paylaşıldığını belgelemişti. Demek ki yetmemiş olacak, eşi ile birlikte sürgün edilmekten kurtulamadı. Tıpkı, aynı iddia nedeniyle yargılanıp beraat ettiği halde geçen hafta alelacele İstanbul'dan Şile'ye sürgün edilen bir mahkeme katibi gibi. Anlaşılan kararlarına yargı yolu kapalı tutulacak kadar adaletine güven duyulan HSYK açısından masumiyet karinesi ve cezaların şahsiliği gibi evrensel ilkeler pek de bir anlam ifade etmiyor.

YARSAV'IN DURUMU

Kararnamenin en çarpıcı iki ataması yine eski YARSAV yöneticilerine ilişkin; Danıştay tetkik yargıcı Muhammet Önder Tekin'i ve diğer bir tetkik yargıcını, 2009 yılında seçildiğim YARSAV Yönetim Kurulu üyeliklerinden tanırım. Önder Bey, 2010 HSYK seçimlerinden sonra da pozisyonunu ve duruşunu korumuş, Yargıçlar Sendikası ve YARSAV'da çalışmalarını sürdürmüştü. En son 2014 HSYK seçimlerinde YARSAV- Sendika listesinden aday olmasının bedelini, Danıştay tetkik yargıçlığından İstanbul Bölge İdare Mahkemesi üyeliğine isteği dışında, üstelik eşi yargıç Nuray Tekin ile birlikte atanarak ödemiş bulunuyor. Diğer Sayın eski YARSAV Başkan Yardımcısı ise, 2010 dan sonra bir süre sessizliğe bürünmüş, 2014 HSYK seçimleri öncesi kervana takılıp Hükümet'e yaklaşmış, hatta Başbakan'ın 'biz kurduk' dediği Yargıda Birlik Platformu'nun sözcülüğünü yapmıştı. O da bu kararname ile ödülünü alıp, yürütme açısından önemli kararlar alan Ankara İdare Mahkemesi Başkanlığı görevine atanmış görünüyor. Bu iki atama, HSYK'nın atama kriterlerini göstermesi açısından anlamlıdır. 

Geçtiğimiz günlerde, kendi kızının da katılıp, yazılısında başarılı olduğu halde, şeffaf olmayan bir mülakat sonucu mesleğe alınmadığı yargıçlık sınavlarını ve yazı işleri müdürlüğü sınavlarının yöntemini eleştirdiği için geçici görevle Malatya'ya gönderilen Cumhuriyet Savcısı Menderes Arıcan, aynı yere atanmış. Arıcan, cesur savcı aradığını söyleyen muhalefete 'cesurlara sahip çıkılmadığını' söyleyerek sitem etmişti.

YARGI BİZE DE LAZIM

Burada, iktidar açısından önemsenen soruşturma ve kovuşturmalar yürütürken yükseltilenleri tek tek yazmayacağım. Ancak bu kararname de gösteriyor ki, Türkiye'de yargıcın yer yönünden güvencesi yoktur. Yürütme aleyhine karar veren, eleştiri getiren yargı mensupları her an sürgün edilebilirler. Hem de, eylemlerine katılmasalar bile eşleri ve çocuklarıyla birlikte. Umarım, bir gün adalet bizim yargımıza da uğrar. Israrla davet etmeyi sürdüreceğiz.

Nuh Hüseyin Köse
Yargıç - Yargıçlar Sendikası Yön. Kur. Üyesi
Odatv.com

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim