• BIST 106.926
  • Altın 151,429
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 5 °C

Yargıçlar Sendikası Başkanı: "Kirli İktidar Kavgası"

Yargıçlar Sendikası Başkanı: "Kirli İktidar Kavgası"
Yargıçlar Sendikası Başkanı Mustafa Karadağ, tahliye krizini “pis bir kavga’’ olarak niteleyerek “Kavga, yargı ve yargıçlar, savcılar üzerinden yapılıyor. Bu kadar yanlıştan doğru çıkmaz” dedi

BirGün'den Nurcan Gökdemir'in haberine göre; Yargıçlar Sendikası Başkanı Mustafa Karadağ, Hidayet Karaca ve eski polislerin tahliyesi ile ilgili yaşanan krizi değerlendirirken, “Kirli bir iktidar kavgası yaşanıyor. Ne yazık ki mevcut yargı aktörleriyle de bu pis kavgayı yargı düzleminden çıkarmak mümkün görünmüyor” dedi. 

AKP’nin yargıya son beş yılda yaptıklarının hiçbir akıl veya hukuk kuralı ile izah edilemeyeceğini ifade eden Karadağ, 16 Şubat 2010’da dönemin Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner’in, Fettullah Gülen cemaati ile İsmailağa cemaati hakkında yürüttüğü soruşturma nedeniyle gözaltına alınmasından başlayan süreci anımsattı.

Son olarak 22 Nisan 2015’de yargıçlık sınavı mülakatında, sınavda ayrımcılık yapıldığına ve siyasi iktidarın etkisinde kalındığına ilişkin eleştirilerini söyleyerek heyete tepki gösteren Avukat Umut Kılıç’ın tutuklandığını anımsatan Karadağ’ın değerlendirmeleri şöyle:

‘KATLİAMIN ORTAKLARI'

“2014 HSYK seçimlerine giderken söylemiştik, daha önce hukuku katleden ortaklar bu kez kavga ederek katledecekler, olan hukuka, adalete, halka ve bağımsızlığını, tarafsızlığını korumaya çalışan yargıç ve savcılara olacak.

Biz yanılmamıştık ama yargı camiasına da yanılmadığımızı anlatamadık. Belki de onlar anlamak istemediler ya da yanılmanın, yanlış yapma itiyadının daha büyük bir erdem olduğuna karar verdiler. Adalet Bakanlığının gölgesinde onun desteğiyle Yargıda Birlik Platformu adayları HSYK üyeliğine seçildiler. Cumhurbaşkanı da kendini temsile ehil gördüğü kişileri HSYK üyesi seçti, kadro tamamlandı.

Sonra özel görevli mahkemeler yerine özel yetkili sulh ceza yargıçları dönemine geçildi. Daha önceleri siyasi iktidarla ortak hareket eden polis destan yazar iken, destan bu yargıçlar ve iktidarın belirleyip destek verdiği ve beklentilerini boşa çıkarmayan HSYK’nın atadığı başsavcıların görev verdiği savcılar eliyle yazılmaya başlandı. 

Önceden yazılmış senaryolar ile mutabakat sağlayamayan veya verilen rolü oynamak istemeyen yargıçların görev yerleri değiştirildi. Yeni atananlar ise destana kaldığı yerden devam ettiler, ediyorlar.

‘TESLİM OLMAYACAK'

Eski ortağın teslim olmaya niyeti yok, fırsat kolluyor. Hiç beklenmedik bir anda 23 Nisan Bayramı tatilinden de yararlandılar ve bir kez daha darbe girişiminde bulundular, sulh ceza yargıçlarının tamamını reddettiler. Yargıçların reddi talebi alelacele kabul edilip tarafsız(!) mahkemeye iş tevdi edildi ve tahliye kararları alındı.

Alındı da ne oldu. Geceleyin HSYK adayı YBP üyelerine (şimdiki HSYK üyeleri) maaşallah takan, kendisini eleştiren yargıç hakkında dava açtıran İstanbul Başsavcısı, vekilleri ve Adalet Komisyonu Başkanı suç yeri(!) Çağlayan Adliyesine geldi, olaya el koydu. Tevatür müdür bilinmez, UYAP sistemini kapatmaya da çalışmışlar.

Bu arada özel yetkili Sulh Ceza Yargıcı devreye sokuldu, Türkiye’de bir ilk oldu, bir Sulh Ceza Yargıcı bir mahkemenin kararının yok sayılmasına karar verdi, nöbetçi savcı da ‘’ben mahkemenin kararını tanımam’’ dedi.

İKİ KARAR DA YANLIŞ

Eğer hukuk ve adalet inancından başka pusulası olmayan yargıç ve savcıları yok etme üzerine kurulu adalet yönetimi değiştirilmezse kısa zaman içinde mahkeme kararları uygulanamaz hale gelecektir. Evet, tahliye kararı yanlıştır ama halen usul yasalarında yazılı kurallara göre ortadan kaldırılmamış bir karardır. Bir mahkeme kararı yanlışlığı açık seçik anlaşılsa bile bir yargıç kararıyla yok sayılamaz.

Bu karar da yanlıştır. Başa dönecek olursak, ne yazık ki Türk yargısına son beş yılda yapılanlar hiçbir akıl veya hukuk kuralı ile izah edilemez. Ortada kirli bir iktidar kavgası var. Bu kavga yargı ve yargıçlar, savcılar üzerinden yapılıyor. Bu kadar yanlıştan doğrunun çıkma olanağı, olasılığı yok. Bu yanlışlar, yargıyı yok olma yolunda tehlikeli bir mecraya sürüklemektedir. Türkiye yargısı intihar ediyor, her gün yeniden…’’

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim