• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 2 °C

"Yargıdaki Boşluğu Mafya ve Rüşvet Lobileri Dolduracak"

"Yargıdaki Boşluğu Mafya ve Rüşvet Lobileri Dolduracak"
Bursa Barosu Başkanı Avukat Ekrem Demiröz, milletvekilleri, hukukçular ve gazetecilerin katılımıyla kurulan yeni oluşum hakkında bilgi verdi.

Bursa Barosu öncülüğünde ‘Tarafsız ve Bağımsız Yargı’ sloganıyla milletvekilleri, yüksek yargı mensupları ve akademisyenler yargının aksayan noktalarını tespit etti. İlk toplantıda ilk büyük buluşmanın Şubat ayı içerisinde Bursa’da yapılmasına karar verildi. Konuyla ilgili açıklama yapan Bursa Barosu Başkanı Av. Ekrem Demiröz, "Yargıya güvensizliğin yarattığı boşluğu, bizler, hukukçular bu ülkenin namuslu insanları dolduramazsak, bu boşluk ne yazık ki mafya ile rüşvet lobileri ve siyasetin kirli aktörleriyle ve henüz bilmediğimiz kirli yapılanmalarla doldurulacak. Bunların işaretlerini biz görebiliyoruz." dedi.

Bursa Barosu Başkanı Avukat Ekrem Demiröz, makamında düzenlediği basın toplantısında yeni oluşum hakkında bilgi verdi. Baro Başkanı Demiröz, geçtiğimiz Cumartesi günü Bursa’da CHP Milletvekili İlhan Cihaner, Yargıtay üyesi Mustafa Ateş, Anayasa Mahkemesi Eski Üyesi Prof. Dr. Fazıl Sağlam, YARSAV Genel Sekreteri Hakim Leyla Köksal, Türkiye Barolar Birliği genel Sekreteri Güneş Gürseler, avukatlar ve gazetecilerin de katıldığı bir toplantı yapıldığını söyledi.

Toplantıda yargının aksayan noktalarının masaya yatırıldığına dikkat çeken Avukat Demiröz, şunları kaydetti: "Bağımsız ve tarafsız yargı için akademisyenler ve hukukçularla görüşmüştük. Bir ön çalışma fikri doğdu. Geçen Cumartesi günü hukukçularla buluştuk ve yargının sorunlarını masaya yatırdık. Zaten çok kolay mutabakat sağladığımız bir alandı. Çünkü hepimiz yargıda olup bitenleri biliyorduk. Bunun sadece panellerle, basın açıklamalarıyla olmayacağını biliyoruz. Bunun için var olduğunu bildiğimiz örgütlü olmayan giderek bıtkınlığa ‘artık bu düzelmez’ zannedilen sorunlara yönelik bu duyarlılığı örgütlemek ve tüm ülkeye çağrı çıkararak siyaseti, tarafsız, bağımsız yargı konusunda düzenlemelere mecbur bırakmak, çünkü biz bu yola çıkarak devrim yapmak amacıyla çıkmıyoruz. Bu parlamentoda yasalarla çözülmesi gereken bir husustur. Ön çalışmaya katılan akademisyen, hukukçular, milletvekili de gazeteciler de ortak noktada buluştu. Bunun bir mücadele yollarıyla çözümlenebileceği kararı oluştu. B:u çalışmanın Bursa’da yapılması kararlaştırıldı. Muhtemelen Şubat ayı bitmeden baro başkanlarımızın, yüksek yargı mensuplarının, sivil toplum örgüt temsilcilerinin ve yargıdaki grupların katıldığı büyük bir buluşma için karar verildi. Buluşmanın ilk adım olması amaçlanıyor. Bu, Bursa Barosu’nun arşive kaldıracağı bir çalışma olmayacak."

YARGIDAKİ GÜVENSİZLİK MAFYA VE RÜŞVET DOLDURACAK

Tarafsız ve bağımsız yargı için gerekli büyük yürüyüşün Bursa’dan başlayacağını anlatan Demiröz, yargıdaki boşluğun mafya ve benzeri oluşumlarla doldurulacağını öne sürdü. Av. Demiröz, şöyle devam etti: "Yargıya güvensizliğin yarattığı boşluğu, bizler, hukukçular bu ülkenin namuslu insanları dolduramazsak, bu boşluk ne yazık ki mafya ile rüşvet lobileri ve siyasetin kirli aktörleriyle ve henüz bilmediğimiz kirli yapılanmalarla doldurulacak. Bunların işaretlerini biz görebiliyoruz. Bu, ülkenin geleceğini tehdit eden bir durumdur. Bu konuda, sadece duyarlılığı göstermekle kalmayacağız. Mücadele alanını tüm Türkiye’de açacağız. Zannediyorum Şubat ayı başında yapılan çalışmaları ve ilk büyük buluşmanın kodlarını ve katılımcılarını ve amacımızı somut olarak anlatabileceğiz."

MAALESEF, HAKİM VE SAVCILARIN TETİKÇİ KONUMUNA GELDİ

Adalet duygusunu sadece yargıda kaybetmediklerini belirten Bursa Barosu Başkanı Av. Ekrem Demiröz, "Adalet duygusunu, tüm günlük hayatımızda kaybettik. Adil yargılanma hakları ihlal ediliyor, üzülerek söylüyorum hakim ve savcıların neredeyse tetikçi konumunda görev yaptığı bir alan açıldı Türkiye’de. Örneğin dört bakan olayı. Meclis komisyonunda bile bunun önü kapatıldı. Makul şüphe geldi, baktı ki; makbul şüpheliler var bu ülkede. Bu ne yapıyor? Hepimizin adalet duygusunu zedeliyor, bunca delilin, para sayma makineleri ve ayakkabı kutularının varlığına rağmen kapatılmaya çalışılan soruşturma var. Günlük hayatımıza bakalım, adam kayırmalar had safhada, kadrolaşmalar had safhada. Yani adaletsizlik sadece yargıda gerçekleşmiyor. Tüm Türkiye’de adalet referanslarımızı kaybettik. İşte doğan boşluktan kasıt bu. Yani gücünüz varsa haksızlık yapabilirsiniz, kimse cezalandıramıyor. Hatta giderek kınama profilimiz bile düştü. Bir de tuhaf bir ölçü var, ‘efendim geçmişte de yapıldı, herkes yaptı’. Haksızlık yapana bir laf etmeye kalkıyoruz, ‘Efendim, önceden de haksızlıklar oluyor, hırsızlıklar oluyordu.’ Normalleşen bu durum Türkiye’nin felaketidir. Tüm toplumdaki bu algıyı değiştirmek zorundayız, esas hedefimiz bu. Sorunu sadece hukukçuların sorunu olarak görmüyoruz. Ama eğer bizzat halkımız bu mücadele destek vermezse başarıya ulaşılması mümkün değil. Çünkü karşımızda iktidar gücü var. Muhalif hareket, bir iktidar odağına zarar vermek ya da başka siyasi odağa yarar sağlamak için yola çıkmıyoruz. Kesinlikle tek istediğimiz şey var; hukuk ve yargının bir gün iktidar için gerekeceği için bağımsız ve tarafsız bir yargı gerekir." diye konuştu.

Halkın başına gelmeden empati yapma yeteneğinin olmadığına işaret eden Baro Başkanı Av. Demiröz, şunları söyledi: "İnsanlar şöyle düşünmeli; bu ülkede bir kişiye haksızlık yapılıyorsa, bu hepimize yapılıyor demektir. Bütün durumlara ilişkin çok sayıda tespitler yapıldı, açıklamalar yapıldı, tepkiler ortaya konuldu. Ne var ki geldiğimiz nokta yapa geldiğimiz şeylerin eksik ve yetersizliğini ortaya koydu. Yalnızca eleştirmenin ve tepki göstermenin sonuç yaratıcı olmadığını gördük."

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim