• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 16 °C

Yargıtay, Hakime 'Burada Babanızın Uşağı Yok' Diyen Avukatın Beraatini İstedi

Yargıtay, Hakime 'Burada Babanızın Uşağı Yok' Diyen Avukatın Beraatini İstedi
Duruşma sırasında hakime yönelik, "Bak biz iddia etmiyoruz, burası emniyetçe tespit edilen adrestir, dosyayı incelemeden çıkarsanız böyle olur, burada babanızın uşağı yok" diyen avukat mahkemece mahkumiyete çarptırılmıştı.

Sanık avukatın temyizi üzerine davada son sözü söyleyen Yargıtay, avukatın hakime yönelik sarfettiği sözlerin hakaret içermediğine hükmederek, yerel mahkeme kararını bozdu.

Ankara Adliyesi'nde 2010 yılında meydana gelen olayda, alacak verecek davasının duruşması sırasında alacaklı avukatı, duruşmayı yöneten mahkeme hâkiminin duruşmaya geç ve dosyaya hazırlanmadan çıktığını gösterir nitelikte davranışlar sergilemesi nedeniyle yargılamanın 15 ay gibi bir zaman uzamasına neden olduğunu dile getirdi. Duruşma tutanağına ara kararını eksik yazdığını öne süren avukat, mahkeme hakimine yönelik, "Bak biz iddia etmiyoruz, burası emniyetçe tespit edilen adrestir, dosyayı incelemeden çıkarsanız böyle olur, on beş aydır yargılama ağır ceza mahkemesi gibi devam etmektedir. Vergi dairesinden dosyaya gelen yazıyı yazmamanız da dosyayı incelemediğinizi göstermektedir. Burada babanızın uşağı yok." dedi.

Avukatın kendisine yönelik sarfettiği sözlerin hakaret içerdiğini öne süren hakim, Ankara 2. Ağır ceza Mahkemesi'nde avukat aleyhine 'hakaret' davası açtı. Mahkeme heyeti, avukatı hakime hakaret ettiği iddiasıyla mahkum etti. Sanık avukat, avukatı kanalıyla kararı temyiz etti.

'AVUKATIN HAKİME SÖYLEDİĞİ SÖZLER RENCİDE EDECEK NİTELİKTE DEĞİLDİR'

Dava dosyasını yeniden inceleyen Yargıtay 4. Ceza Dairesi, yerel mahkeme kararının bozulmasına hükmetti. Daire, hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değerin kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektiğine dikkat çekti. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığının bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebildiğinin vurgulandığı kararda şu ifadelere yer verildi: "Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Yargılamaya konu somut olayda; davada alacaklı vekili olan sanık avukatın, duruşmayı yöneten mahkeme hâkiminin duruşmaya geç ve dosyaya hazırlanmadan çıktığını gösterir nitelikte davranışlar sergilemesi nedeniyle yargılamanın 15 ay gibi bir zaman uzamasına neden olduğunu düşündüğü ortadadır. Sanık avukatın yine bu bağlamda, olay günü duruşma tutanağına ara kararını eksik yazdığı kanısıyla şikâyetçi hâkime yönelik sözlerin, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici ve ağır eleştiri niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkûmiyet kararı verilmesi kanuna aykırıdır. Tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle hükmün bozulmasına oybirliği ile karar verilmiştir."

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim