• BIST 89.282
  • Altın 145,897
  • Dolar 3,6363
  • Euro 3,8917
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 11 °C

Yargıtay Kararı; Boşanmada Tanık Beyanlarının Delil Niteliği

Yargıtay Kararı; Boşanmada Tanık Beyanlarının Delil Niteliği
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararı.

T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO. 2014/18387
KARAR NO. 2015/2810
KARAR TARİHİ. 25.2.2015

BOŞANMADA TANIK BEYANLARININ DELİL NİTELİĞİ.

4721/m. 166/1, 2
6100/m. 255,

ÖZET : Dava boşanma istemine ilişkindir. Dosyada tanıkların olmamışı olmuş gibi ifade ettiklerini kabule yeterli delil ve olgu yoktur. Hakkında bir başka kadınla ilişkisi olduğu yönünde yaygın söylenti çıkmasına sebep olan eşine fiziksel şiddet uygulayan davacı erkek eş yanında, eşine hakaret ve tehditte bulunan davalı kadın eşin de kusurludur. Bu durumda taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesi sebebiyle boşanmaya karar verilmesi gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça asıl olan tanıkların gerçeği söylemiş olmalarıdır. ( 6100 sayılı HMK. m. 255 ) Akrabalık veya diğer bir yakınlık başlı başına tanık beyanını değerden düşürücü bir sebep sayılamaz. Dosyada tanıkların olmamışı olmuş gibi ifade ettiklerini kabule yeterli delil ve olgu da yoktur. O halde hakkında bir başka kadınla ilişkisi olduğu yönünde yaygın söylenti çıkmasına sebep olan eşine fiziksel şiddet uygulayan davacı erkek eş yanında, eşine 'şerefsiz, pislik, boşanmayacağım, süründüreceğim' şeklinde hakaret ve tehditte bulunan davalı kadın eşin de kusurlu olduğu Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi koşullarının gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya ( TMK.md. 166/1 ) karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istenmesi halinde yatırana iadesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim