• BIST 106.843
  • Altın 142,630
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 21 °C

Yargıtay Kararı; İcra Memurunun Kusuru ve Devletin Sorumluluğunda Zamanaşımı

Yargıtay Kararı; İcra Memurunun Kusuru ve Devletin Sorumluluğunda Zamanaşımı
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından verilen, "İcra Memurunun Kusuru ve Devletin Sorumluluğunda Zamanaşımı" konusundaki kararı yayınlıyoruz.

YARGITAY 4. Hukuk Dairesi
ESAS: 2014/4024 
KARAR: 2014/10565

Davacı T... vekili Avukat ... tarafından, davalı T.C. Adalet Bakanlığı aleyhine 19/04/2013 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın zamanaşımından reddine dair verilen 19/12/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Dava, haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı, ...İcra Müdürlüğü'nün 2010/216 talimat sayılı dosyasında yapılan ihaleye katılarak aldığı gayrimenkulle ilgili olarak ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/388 Esas 2011/28 Karar sayılı kararıyla tapu iptal ve tescil davasının kabulü nedeniyle adına tescilinin yapılamadığını, bu nedenle icra memurunun kusurundan dolayı zarara uğradığını belirterek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.

Dosya kapsamından, davanın ilk önce idare mahkemesinde tam yargı davası şeklinde açıldığı, idare mahkemesince yargı yolu bakımından görevsizlik karan verildiği, bu kararın 22/03/2013 tarihinde kesinleştiği, davacının eldeki davayı 19/04/2013 tarihinde açtığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, idare mahkemesince verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra açılan eldeki davanın idare mahkemesinde açılan davanın devamı niteliğinde olması için 6100 sayılı HMK'nun 20. maddesi uyarınca davacı tarafından 2 haftalık süre içerisinde eldeki davanın açılmasının gerektiği, eldeki davanın kesinleşmeden 28 gün sonra açıldığı, bu sebeple idare mahkemesi ndeki davanın devamı niteliğinde olmayıp yeniden açılmış bir dava niteliğinde olduğu belirtilerek olay tarihi ile eldeki davanın açıldığı tarih göz önünde bulundurulduğunda zamanaşımının dolduğu kabul edilmiş ve davanın zamanaşımından reddine karar verilmiştir.

818 sayılı BK.'nun 137. maddesi (6098 sayılı Türk Borçlar kanunu'nun 158. maddesi) uyarınca davacının idare mahkemsinden verilen görev yönünden ret kararı nedeniyle o arada zamanaşımı süresi dolmuş olsa dahi 60 günlük ek sürede davasını açabileceği düzenlemesi karşısında, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ:

Temyiz edilen kararın, yukarıda nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 25/06/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim