• BIST 90.182
  • Altın 147,082
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 7 °C

Yargıtay: "Şüpheden Sanık Yararlanır"

Yargıtay: "Şüpheden Sanık Yararlanır"
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, sonradan ortaya çıkan tanık beyanı ile ilgili, "şüpheden sanık yararlanır" ilkesine göre hüküm verdi.

YARGITAY 1. Ceza Dairesi 
ESAS: 2013/4491
KARAR: 2014/704

SUÇ: Kasten öldürmeye teşebbüs, gasp, 6136 sayılı Yasaya muhalefet

TÜRK MİLLETİ ADINA

1- Sanık E...'un mağdur K...'a yönelik öldürmeye teşebbüs suçunu mağdurun haksız tahriki altında işlediği kabul edildiği halde, mağdurdan kaynaklanan ve tahrik oluşturan söz ve hareketlerin açıklanmaması, aleyhe temyiz istemi bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

2- Sanık E...hakkında mağdur Kenan'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs ve nitelikli yağma ile 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelemesinde;

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın kasten öldürmeye teşebbüs ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçunun niteliği tayin, cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçeler ile reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri ve bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin duruşmalı incelemede ve temyiz dilekçesinde bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;

Ancak;

A) Sanık hakkında mağdur Kenan'ı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hüküm yönünden;

Hükmün gerekçesinde; 8. sayfada kasten öldürmeye teşebbüs suçu yönünden yapılan vasıf değerlendirmesinde “sanığın eylemlerinin bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla öldürmeye teşebbüs ettiği, ancak mağdurenin tedavi ile hayata döndürüldüğü ve kendi iradeleri dahilinde olmayan sebeplerle eylemlerini tamamlayamadığı anlaşıldığından, eylemlerin nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs olarak değerlendirilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır” denilerek nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçu nedeniyle TCK.nun 82/1-h, 35 maddeleri tarif edildiği halde, 5237 sayılı TCK.nun 81/1, 35 maddeleri uyarınca hüküm kurulduğu anlaşılmakla, gerekçe ile uygulama arasında çelişki yaratılması suretiyle, hükmün karıştırılması,

B) Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hüküm yönünden;

Sanık E...un aşamalardaki savunmalarında; mağdura ait gazino ve galeride çalıştığını, kendisine gayri meşru işlerini yaptırmaya çalıştığını, ancak kendisine vaad edilen şeyleri mağdurun yerine getirmemesi üzerine mağdurun yanından ayrıldığını, hatta olaydan birkaç ay önce bir şahsı silahla vurması için kendisine teklifte bulunduğunu, ancak kabul etmediğini, hatta mağdurun kendisini bir hırsızlık olayında haksız yere şikayet ederek tutuklanmasına neden olduğunu, bu nedenle aralarında husumet oluştuğunu, olay tarihinde mağdur ile yanında tanık E... olduğun halde karşılaştıklarını, mağdurun kendisine hakareti ve tanık ile birlikte üzerine yürümesi nedeniyle korkutmak amacıyla ateş ederek olay yerinden kaçtığını, mağdurun kolundan saat ve yüzüğünü almadığını ve yağma suçu yönünden atılı suçlamaları kabul etmediğini belirttiği, 

Mağdur Kenan'ın ise aşamalarda yanında tanık E...’de olduğu halde, evinin önünde oturdukları sırada sanığın yanlarına gelerek bir şey söylemeden silahla kendisine ateş ettiğini, sonra sattığı aracın parasını istediğini ancak paranın evde olduğunu söyleyince de saat ve yüzüğünü aldığını belirttiği,

Mağdurun yanında çalışan ve aynı zamanda olay anında mağdurun yanında bulunan tanık E...’in ise olaydan dört gün sonra emniyetteki beyanında, mağdurun kucağında çocuğu olduğu halde sokakta birlikte yürüdükleri sırada sanığın karşıdan yanlarına gelerek önce mağdurdan para istediğini daha sonra mağdurdan yüzük ve saatini isteyip belindeki tabancayı çıkartarak ateş ettiğini belirttiği mahkeme huzurundaki yeminli beyanında ise sanığın sadece mağdura ateş ettiğini saat ve yüzük almasının söz konusu olmadığını belirttiği,

Katılan tarafından mahkeme aşamasında gösterilen, tanık A...’nin ise mağdurun komşusu olduğunu belirterek, kapısının önünde dolaştıkları sırada sanığın birden karşılarına çıkarak para istediğini daha sonra ise yüzük ve saati ver diyerek silahla ateş etmeye başladığını belirttiği,

Mağdurdan alındığı belirtilen yüzük ve saatin ele geçirilemediği, doktor raporlarında da mağdurun kolunda veya parmağında herhangi bir lezyon tarif edilmediği, 

Mahkemenin, mağdur beyanı, tanık E....'in hazırlak aşamasındaki beyanları ile tanık Ayşe'nin mahkeme huzurundaki beyanlarına itibar ederek; sanık Erol'un silahla mağdurun yüzük ve saatini aldığını kabul ederek sanığın nitelikli yağma suçundan cezalandırılmasına karar verdiği anlaşılmış ise de;

Ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan "in dubio pro reo (kuşkudan sanık yararlanır)" kuralı uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulunun suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlı olduğu, gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddiaların sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamayacağı, ceza mahkumiyetinin yargılama sürecinde toplanan kanıtların bir kısmına dayanılarak ve diğer bir kısmı göz ardı edilerek ulaşılan olası kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanması ve bu ispatın hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olması gerektiği, yüksek de olsa bir olasılığa dayanılarak sanığı cezalandırmanın, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan varsayıma dayalı olarak hüküm vermek anlamına geleceği, ceza yargılamasında mahkumiyet hükmünün büyük veya küçük bir olasılığa değil, her türlü kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanması gerektiği, adli hataların önüne geçilebilmesinin başka bir yolunun da bulunmadığı gözetilerek;

Mağdur ile sanık arasındaki önceki olayların varlığı, tanık E.'in hazırlık beyanında olayın oluşuna ilişkin beyanları ile mağdur beyanları arasındaki çelişki, tanık E..'in mahkeme huzurundaki yeminli beyanı ve sonradan ortaya çıkan tanık A...'nin beyanları dikkate alındığında, çelişkili mağdur ve tanık beyanları ile sonradan ortaya çıkan tanık beyanına itibar edilemeyeceği, sanık E...'un savunmasının aksini kanıtlar nitelikte mahkumiyetine yeter kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın atılı suçtan beraati yerine, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, kasten öldürmeye teşebbüs ve nitelikli yağma suçlarından kurulan hükümlerin bu nedenlerle, 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün ise bağlantı nedeniyle, kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi CMUK.nun 321 maddesi gereğince BOZULMASINA, 12.02.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
12.02.2014 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık E.. K.. müdafii Avukat ....... yokluğunda 13.02.2014 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.

Kaynak: http://www.kararara.com
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim