• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 0 °C

Yargıtay'dan Devrim Niteliğinde Karar

Yargıtay'dan Devrim Niteliğinde Karar
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 15 yaşından küçük kızla evlenen ve "çocuğun nitelikli cinsel istismarı" suçundan hüküm giyen sanıkların, "yaşını bilmiyordum" savunmasını geçersiz saydı.

Kurul, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, "Bu suçu cebir ve tehditle gerçekleştiren sanıklar açısından da daire kararının uygulanabilirliği düşünüldüğünde, bu suçları işleyenlerin daha az ceza almaları veya eylemlerinin şikayete bağlı suça dönüşme ihtimali karşısında adaletsiz ve kamu vicdanını zedeleyen kararların verilmesine yol açabileceği" gerekçesiyle yaptığı itirazları yerinde buldu.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, çeşitli illerde yaşanan 15 yaşından küçük evliliklerle ilgili 5 dosyayı ele aldı.

Sakarya, Kaş, Niğde ve İzmir'de 15 yaşını doldurmadan rızalarıyla erkek arkadaşlarına kaçan, cinsel ilişkiye girerek bir süre sonra da evlenen
"çocuk gelinlerin" kocaları, "çocuğun nitelikli cinsel istismarı" ve "çocuğu cinsel amaçlı hürriyetten yoksun kılma" suçlarından hapis cezasına çarptırıldı.

Kararların temyiz incelemesini yapan Yargıtay 14. Ceza Dairesi, sanıklara verilen mahkumiyet hükümlerini bozdu.

Daire, hükümden önce mağdurelerle resmi nikahla evlenen sanıkların, savunmalarında eşlerinin gerçek yaşının 15'ten küçük olduğunu bilmediğini söylemeleri nedeniyle, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 30. maddesindeki hata halinin mevcut olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğine hükmetti.

Mağdurenin suç tarihi itibarıyla görünüm olarak 15 yaşından küçük olduğunun anlaşılıp anlaşılamayacağının, içinde bulundukları sosyal ve kültürel durumları da dikkate alınarak sanığın mağdurenin yaşı konusunda hataya düşmesinin mümkün olup olmadığının araştırılmasını isteyen daire, eksik incelemeyle hüküm kurulmasını bozma nedeni saydı.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Dairenin bu yöndeki kararlarına itiraz etti.

Başsavcılığın itirazında, 765 sayılı TCK'nın 434. maddesindeki, kaçırılan veya alıkonulan kız veya kadın ile mahkum arasında evlenme durumunda koca hakkında verilen cezanın tecilini öngören düzenlemenin bir benzerinin 5237 sayılı TCK'da bulunmadığı anlatıldı.

Bu durumda aile birliğini sağlamaya yönelik bir uygulamanın, hukuki olmaktan ziyade vicdani olarak değerlendirildiği kanaatini uyandırdığı belirtilen itirazda, "Aynı durumda olup resmi evlilik gerçekleştirmeyen sanıklar yönünden haksızlık oluşturabilecek bu uygulama, cinsel saldırı veya çocukların cinsel istismarı suçunu cebir veya tehdit ile gerçekleştiren sanıklar açısından da uygulanabilirliği düşünüldüğünde, bu nitelikteki suçları işleyenlerin daha az ceza almaları veya eylemlerinin şikayete bağlı suça dönüşme ihtimali karşısında, adaletsiz ve kamu vicdanını zedeleyen kararların verilmesine yol açabileceği düşünülmektedir" denildi.

Yargıtay 14. Ceza Dairesinin yerinde görmediği itirazlar, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderildi. Kurul, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, Dairenin bu yöndeki kararlarına yaptığı itirazları kabul etti.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim