• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 3 °C
  • Ankara -2 °C

Yargıtay'dan Özel Hayatın Gizliliği İhlali Kararı

Yargıtay'dan Özel Hayatın Gizliliği İhlali Kararı
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 15 yaşından küçük kızla cinsel ilişkiye girip, çıplak görüntülerini kaydeden sanığa, beraat kararı veren Yargıtay 14. Ceza Dairesi kararını kaldırdı.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 15 yaşından küçük kızla cinsel ilişkiye giren ve çıplak görüntülerini kaydeden sanığa, özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan beraat kararı veren Yargıtay 14. Ceza Dairesi kararını kaldırdı. 

Afyonkarahisar'da satış elemanı olarak çalışan, evli ve iki çocuk babası sanık, 15 yaşından küçük mağdure ile tanışarak arkadaşlık kurdu.

Mağdurenin çıplak görüntülerini cep telefonuyla çeken sanığın telefonundaki görüntüleri silmemesi üzerine mağdure ve ailesi, sanıktan şikayetçi oldu. 

Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından dava açıldı. Çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanığa yerel mahkemece verilen mahkumiyet hükümleri, Yargıtay 14. Ceza Dairesince onanarak kesinleşti.

Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan verdiği 1 yıl 3 aylık hapis cezası ise Yargıtay 14. Ceza Dairesince bozuldu.

Dairenin kararında, sanığın, cinsel ilişkiye girdiği mağdurenin çıplak bedenini görmesinin özel hayatın gizliliğini ihlal olarak nitelenemeyeceği, bu nedenle bunun kayda alınmasının da suç oluşturmayacağı savunuldu. Kararda, sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesinin bozma nedeni yapıldığı belirtildi.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise Daire kararına itiraz etti. Başsavcılığın itiraz gerekçesinde, mağdurenin rızasının bu eylemleri ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu hukuka uygun hale getirmediği vurgulandı.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Anayasa'da kişilerin özel hayatının gizliliği ve korunmasının güvence altına alındığına işaret edilen Başsavcılığın itirazında, mağdurenin, rıza açıklama ehliyetinin bulunmadığına dikkat çekildi. İtirazda bir çocuğun isteğiyle dahi olsa çıplak fotoğraflarının çekilmesinin, suç oluşturacağı görüşüyle daire kararının kaldırılması ve yerel mahkeme hükmünün onanması istendi.

Yargıtay 14. Ceza Dairesi, itiraz nedenlerini yerinde görmeyerek, dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderdi. 

Ceza Genel Kurulu daire kararını kaldırdı

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını kabul ederek,Yargıtay 14. Ceza Dairesinin bozma kararını kaldırdı. Kurul, Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan verdiği kararı onadı.

Ceza Genel Kurulunun gerekçesinde, sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin dairece onanarak kesinleştiği, olayla ilgili incelemenin yalnızca özel hayatın gizliliğini ihlal suçuyla sınırlı yapıldığı belirtildi.

Türk Ceza Kanunu'nda "henüz 18 yaşını doldurmamış kişi" olarak tanımlanan çocuk kavramının, kanun koyucu tarafından cinsel dokunulmazlığa karşı suçların düzenlendiği bölümünde "15 yaşını bitirmiş", "15 yaşını tamamlamamış" şeklinde iki ayrı dönem olarak ele alındığı belirtildi.

Gerekçede, TCK'nın 103. maddesinde "15 yaşını tamamlamamış" çocuklara karşı her türlü cinsel davranışın cinsel istismar olarak tanımlandığı, diğer çocuklara karşı ise sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışların cinsel istismar suçunu oluşturabileceğinin kabul edildiği anlatıldı. 

Kurulun gerekçesinde, 15 yaşından küçük mağdurenin rızasıyla bile gerçekleştirilmiş olsa bu eylemin, TCK'nın 134/1. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu vurgulandı.

Sanığın cinsel ilişki sırasında mağdurenin bedenini görüyor olmasının da ulaşılan bu sonucu değiştirmeyeceği belirtilen gerekçede, bu nedenle, yerel mahkeme hükmünün, "sanığın mağdurenin çıplak bedenini görmesinin özel hayatın gizliliğini ihlal olarak nitelendirilemeyeceğinden bunun kayda alınmasının da suç oluşturmayacağı" gerekçesiyle bozulmasına ilişkin daire kararında isabet bulunmadığı kaydedildi. 

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim